Bir hayal kurdum, gerçek oldu

İTÜ Çekirdek'in kurucusu Arzu Eryılmaz ile İTÜ Çekirdek'in kuruluş sürecini ve girişimcilik sektöründe son 10 yılda yaşanan dönüşümü konuştuk.
Bir hayal kurdum, gerçek oldu

8 Nisan - Zingat - Pareto
Zingat ile birlikte

Aradığınız bölgeyle ilgili ihtiyacınız olan tüm bilgiler Zingat Bölge Raporunda Hayalinizdeki gayrimenkule ulaşmadan önce yapılacak detaylı pazar araştırması, uzman görüşleriyle buluşma ve analizlerden yararlanma, arama sürecinizdeki kafa karışıklığını gidermek üzere önem taşıyor. Fakat Türkiye’de gayrimenkul alanında ulaşılabilecek bilgi ve veriler ne yazık ki oldukça sınırlı. Sadece ilanlara yer vermenin ötesinde bilgilendirici bir rehber bölümüne sahip olan Zingat , hayalinizdeki evi bulma yolculuğunda güvenilirliği ve deneyimiyle her an yanınızda yer alırken Zingat Bölge Raporuyla kafanızdaki karışıklıkların önüne geçiyor. Nedir? Zingat, Zingat Bölge Raporu hizmetiyle yatırım yapmak, satın almak, satmak ya da kiralamak için ilgi duyduğunuz gayrimenkulün bulunduğu il, ilçe, mahalle gibi bir bölgede karara ulaşmadan önce ihtiyaç duyduğunuz temel bilgileri bir araya getirerek size yardımcı olacak detaylı ve kapsamlı bir rapor sunuyor. Tüm bu bilgiler, en büyük gayrimenkul bilgi platformlarından biri olan REIDIN tarafından sağlanıyor. Türkiye'de gayrimenkul sektörüne yatırım yapanlar, gayrimenkul satanlar/kiralayanlar ve yeni ev arayışında olanları kapsamlı referans bilgilerle aynı çatı altında buluşturarak sektörde farkını ortaya koyan Zingat’ın tüm hizmetleriyle buluşmak için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

11 yıl önce girişimcilerin 360 derece tüm ihtiyaçlarını karşılayacak bir merkez hayal ettim. Az bile hayal etmişim...

İTÜ ARI Teknokent'in içine girdiğinizde sizi bambaşka bir dünya karşılıyor. ARI 1,2, 3 diye adlandırılan onlarca binanın arasında yolunuzu bulmaya çalışırken gördüğünüz öğrenciler, bir yandan size gerçekten bir üniversite kampüsünde olduğunuzu hatırlatıyor; öğrenci olmadığı her halinden belli olan ama klasik beyaz yakalı profiline de pek benzemeyen girişimciler ise bulunduğunuz yerin aynı zamanda bir iş merkezi olduğunu fark etmenizi sağlıyor. Bugün, yolumuz ARI 3 binasının eksi 2'inci katında sonlanıyor. Burası, 2011 yılında kurulan ve teknoloji girişimciliği alanında her yıl yüzlerce farklı girişime destek veren bir kuluçka merkezi: İTÜ Çekirdek. Yaklaşık 11 yıl önce başlayan bu yolculuğu, girişimcilik ekosistemindeki dönüşümü ve teknoloji girişimcisi olmanın püf noktalarını İTÜ Çekirdek'in kurucusu Arzu Eryılmaz ile konuştuk.


1. İTÜ Çekirdek fikri nasıl ortaya çıktı?

Her şey bir hayalle başladı. 2011 yılında İTÜ serüvenim başladığında yönetim bana “Arzu, sen girişimcilikle ilgili çok güzel işler ortaya çıkarmışsın. Gel, şimdi de İTÜ Teknokent’te yap,” dedi. “Peki, nasıl bir proje istiyorsunuz? Çerçevesi ne? Bütçesi ne olacak?” dedim. “Biz tarif etmeyelim, sen hayal et!” cevabını aldım. Dolayısıyla benim hayatımdaki dönüm noktası, İTÜ yönetiminin bana “Hayal et!” dediği gün oldu. Şimdi dönüp baktığımda "O zamanlar az bile hayal etmişim," diyorum. Halbuki geniş geniş hayal ettiğimi düşünüyordum. Uzun bir süre araştırmalar yaptım, dünyadaki kuluçka merkezlerini inceledim ve bir hayal kurdum. Dedim ki; teknoloji girişimleri dışarıya bağımlı olmadan kendi teknolojilerini üretebilsin. Bunu da ancak girişimci nesli yetiştirerek veya belli yetişmişliğe ulaşmış olanlara destek olarak gerçekleştirebiliriz.


2. Peki, hayalinizde neler vardı? Girişimcilerin hangi ihtiyaçlarını karşılaşmak için yola çıktınız?

Girişimcilerin, 360 derece bütün ihtiyaçlarının karşılanabileceği bir merkez tasarladık. Girişimcilerin, her ayın başında elektrik, su, sekreter, kahve, çay, temizlik, internet altyapısı vs. gibi dertleri tasaları olmasa diye düşündük. Girişimci, ceketiyle laptopuyla gelsin otursun, sadece işine odaklanabilsin istedik. Ayrıca sadece fiziksel ihtiyaçları karşılayan bir kurum olmayalım, işi ticarileştirme noktasında da destek verelim dedik.

Türkiye’de teknoloji girişimcilerinin çoğu mühendislik tabanlı, dolayısıyla mühendislikle ilgili alanlarda çok başarılılar; ancak işi ticarileştirme noktasında desteğe ihtiyaçları var. O dönemde hayalim içinde; girişimcilere işi ticarileştirme noktasında destek sunan eğitimler, danışmanlıklar ve mentorluk sağlamak da vardı. Son olarak, girişimlerin prototiplerini gerçekleştirebilecekleri bir laboratuvar da olsa demiştim.

Lafın kısası İTÜ Çekirdek, girişimcilerin 360 derece ihtiyaçlarını karşılayan bir merkezin ve hızlandırma programının hayaliyle ortaya çıktı. Bu hayalin gerçekleşmesiyle bir sonraki adıma geçtik: Big Bang etkinliği. Big Bang, içerde yetiştirilen girişimlerin çekirdek sermayeye ulaşabilmesi için yatırımcılarla, sponsorlarla ve kurumsal firmalarla bir araya geldikleri, yatırım ve ödüller aldıkları bir program. Bu program kapsamında çekirdek sermayesini alan girişimler, ARI Teknokent’te bir yıl kuluçka dediğimiz aşamada yoğun bir destekten faydalanma şansı yakalıyor.

Çekirdek’i bir cümlede anlatamadığım için çok üzgünüm. Yine de toparlamam gerekirse Çekirdek; fiziksel imkânları, girişimcilikle ilgili eğitim ve mentorluk destekleri, laboratuvarı, finansal imkânların kapısını aralayan Big Bang programı ve sonrasında ARI Teknokent’te şirket kurma imkânı sunan beşli bir modül.


3. 2011'de kaç girişim kabul ederek yola çıktınız? O günden bugüne neler değişti?

Yıllar önce 20 girişim, taş çatlasın 40 girişim kabul ederken son yıllarda vites büyüterek “numbers game” dediğimiz bir oyuna girdik. Nedir bu? Dünyada girişimcilikte başarı oranı %5. Her yıl 20 girişim alsak 100 rakamına zaten beş yılda ulaşıyoruz. O yüzden zaman içerisinde dedik ki değirmen taşıma suyla dönmez, bu sayıyı artırmalıyız. İTÜ olarak desteklediğimiz girişimci sayısını büyüteceğiz ki %5’e daha rahat ulaşalım. Dört yıl önce yaklaşık 300 girişim alıyorduk, şu anda yılda 500 ila 600 girişim arası kabul ediyoruz. Bugüne kadar, 8 bine yakın girişimciyi destekledik, bu girişimlerden yaklaşık bin 100 tanesi şirketleşti. Girişimlerin aldığı yatırım, 760 milyon TL’yi; toplam ciroları ise 370 milyar TL’yi geçti.


4. İTÜ Çekirdek kurulalı neredeyse 11 yıl olmuş. 11 yılda girişimcilik ve yatırım ekosistemi inanılmaz gelişti, girişimci olmak isteyenlerin sayısı arttı. 11 yıl öncesine kıyasla seçim noktasında daha çok zorluk yaşadığınızı söyleyebilir miyiz? Yoksa azken mi daha zordu seçmek?

İkisinin de artıları ve eksileri var, “numbers game” orada da geçerli. Azken elinizde 500 tane başvuru var, onların içerisinden 20’yi, 30’u bulmaya çalışıyorsunuz. Girişimciler, belki de hayalinizdeki nitelikte olmayabiliyor. O noktada havuz ne kadar genişse daha iyi girişimci bulma şansınız da o kadar yüksek. Başvuru az olduğunda nitelikli girişimci barajınız düşebiliyor. Eskiden böyle bir zorluk vardı. Şimdi de yılda 7 bin başvuru geliyor ve hak yemeden, gözden kaçırmadan doğru girişimciyi bulmak zor.

Şunu söyleyebilirim; yıldan yılda Türkiye’de girişimcilikle ilgili farkındalık arttıkça İTÜ Çekirdek’in başvuru sayısı arttı ve kabul çıtası yükseldi. Şu anda İTÜ Çekirdek’e “Fikrim var,” ile gelen kolay kolay giremiyor. Bu fikrin pazarı var mı? Pazarda nereye dokunacak? Bu girişimci bu işi yapabilir mi? Gözünde ışığı var mı? Kabul alacak kişilerin bu kriterleri tamamlamasını bekliyoruz.

Yatırımcıların şu anda en çok dikkat ettiği nokta, girişimcinin azmi ve karakteri. Pazarın acı çektiği noktayı yakalayabilmiş ve tabiri caizse "altından girip üstünden çıkacak" karaktere sahip bir girişimci ise onun üstüne atlıyoruz. Öyle bir karakter tespit ediyorsak, inanılmaz patlak bir iş fikriyle gelmiş olsa bile bu kişiyi alalım illaki içeride fikri bir şeye dönüştürecek diyoruz. Son zamanlarda İTÜ Çekirdek tozunu yutsun, tekrar başvurur veya buradan aldığını çalıştığı kuruma ekler diye bir kontenjanımız da var.


5. Başvurularda en çok neye dikkat ediyorsunuz? Bir girişimciyi ne farklı kılıyor?

Projenin doğruluğu, pazarın büyüklüğü, girişimcinin karakteri ve kurduğu takım. Çok büyük bir hacmimiz olduğu için belki de bu soruyu sormak için doğru kişi değilim. Bu özelliklerden ikisini, üçünü toplayan kişileri burada öğrensin diyerek kabul etme lüksümüz var.


6. Girişimciler, İTÜ Çekirdek ekosistemine nasıl dahil olabilir? Başvuru ve seçim süreçleri nasıl işliyor?

İnternet sitemize girdiğinizde sağ üst köşede “hemen başvur” diye bir buton var. Oradan çevrim içi başvuru yapıyorsunuz. Başvuru yapıldıktan sonra başvurusu olumlu değerlendirilenleri en geç birkaç hafta içinde yüz yüze jüriye davet ediyoruz. Başvurular, düzenli olarak değerlendiriliyor. Belli bir zamana kadar bekletip sonra toplu değerlendirme gibi bir durumumuz yok. 7 bin başvurunun yaklaşık 2 bini ile yüz yüze görüşüyoruz. Yüz yüze sunumu başarılı tamamlayanlar, İTÜ Çekirdek’in eğitimlerine başlama hakkı kazanıyor. Yılda 5 farklı eğitim periyodumuz var.


7. Girişimcilerin mentorlük programları başladığı noktada ofis alanlarına vs. erişimi oluyor mu peki?

Big Bang’den önceki döneme ön kuluçka diyoruz. Ön kuluçka boyunca girişimin Teknokent’te şirket kurma hakkı yok; ancak İTÜ Çekirdek’in 800 metrekarelik ortak çalışma alanını kullanabiliyor. Big Bang’den sonra, İTÜ Magnet veya Çekirdek girişimlerine Teknokent’te şirket kurma hakkı veriyoruz.


8. Big Bang’e katılmak için önceki tüm süreçleri geçmiş mi olmak gerekiyor?

Big Bang, İTÜ Çekirdek’in bir mihenk taşı, orta yolu. İTÜ Çekirdek’e kabul edilenler, yıl boyu eğitim ve danışmanlık desteklerinden faydalanıyor. Bu süreçleri başarıyla tamamladıysanız Big Bang’e katılma hakkınız oluyor. Big Bang etkinliğinde yıllık ortalama 35-40 girişim, irili ufaklı yatırımlar alarak iniyor sahneden. Kimisi 500 bin TL, kimisi de 5 milyon TL yatırım alıyor. 

Big Bang, İTÜ Çekirdek yolculuğunun bir noktası, hatta virgülü. Big Bang’de yatırım veya ödül alan girişimcilerin, şirketi kurmadan önceki hayatı ile şirketi kurduktan sonraki hayatı arasında bir virgül. Girişimciler, şirketi kurmuş olarak da Çekirdek’e girebilir; ancak Big Bang’den sonra ARI Teknokent şirketi olup 1 yıl daha yolcuklarına devam edebiliyor. Bu açıdan baktığımızda belki de girişimcilik hayatının başında bir nokta oluyor Big Bang.


9. İTÜ Çekirdek’le ilgili soruları burada noktalayıp biraz da girişimcilere tavsiyelerinize odaklanmak istiyorum. Bugüne kadar birçok girişim ve girişimciyle karşılaştınız. Sizce bir fikir nasıl bir girişime dönüştürülür? Hâlihazırda sadece fikir aşamasında olan veya bir işe girişmiş ama girişimcilik ekosisteminde kendine henüz yer edinmemiş kişiler, hangi adımları atmalı?

Açıkçası, bu tarz soruların iki kere iki dört eder gibi bir cevabı olmuyor. Kendi tecrübelerimden yola çıkarak şunları söyleyebilirim. Ben olsam ilk olarak mutlaka bir hızlandırma programının veya kurumsal olarak güçlü bir yapının desteğini almaya çalışırdım. Böylece kendi imkânlarımın ötesindekilere erişebilme şansım olurdu. Normalde randevu almaya, mailini bile bulmaya zorlanacağım kişilerle birebir görüşme, yatırımcılarla buluşma şansı yakalardım. Sanırım dünyanın neresinde olursam olayım güçlü bir girişimci destek programının rüzgarını arkama alırdım.

Başarılı girişim örneklerine bakacak olursak; hep iş modelleriyle pazardaki bir sıkıntıya inovatif bir çözüm ürettiklerini görüyoruz. Dolayısıyla girişimcilere en büyük tavsiyem, pazardaki doğru sorunu tespit etmeleri ve o sorunu çözebilecek ürün ve hizmetleri üretebilecek yetenek setini geliştirmeye çalışmaları. Çözümü bulduktan sonra sosyal ve ticari yetenekler devreye giriyor. Ben takımımı, kesinlikle benden farklı yeteneklere sahip kişilerden oluştururdum. Ben mühendis isem yanıma canavar bir pazarlamacı ve finansçı bulurdum. Canavar bir takımınız varsa; bir de hızlandırma programı içindeyseniz her pasınız zaten gol oluyor. Kuluçka merkezlerinin girişimciye doğru pas atılan yerler olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla ben takımımı kurayım, ihtiyacı da bulayım, bana da güzel paslar atacak bir yerin kanadının altına gireyim…. Benim stratejim bu olurdu.


10. Şu anda girişimcilik ve yatırım ekosisteminde hangi sektörler ön plana çıkıyor? Revaçta olan bir sektör var mı? Girişimcilere hangi alanlara yönelmelerini tavsiye edersiniz?

Girişimcilikte, güne ve dünyaya ayak uydurmak çok önemli. Girişimciliğin doğru iş kadar doğru zaman diye bir durumu da var. Şu anda pandeminin varlığını göz önünde bulundurmadan kurgusunu yapan bir girişimci, eşiğini sağlam kazığa bağlamıyordur. Ya da örnek vermek gerekirse; sürdürülebilirlik mevzusu. Günümüzde sürdürülebilirliği göz ardı eden, hatta aksine bir çıktı üreten bir girişimci hırpalanmaya mecbur demektir.

Öne çıkan teknolojilere bakarsak; blockchain, metaverse ve NFT’lere talep çok yüksek şu anda. Tabii ki, gözde konuların içinde kaybolmamak gerekiyor ama dünyanın gidişatını da göz ardı etmemelisiniz. Girişimcinin mutlaka yapması gerekenlerden biri de dünyanın ihtiyaçlarını ve teknolojik gelişmeleri takip edip onlara ayak uydurmak olmalı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

👀 Bir girişimciyi ne farklı kılar?

İTÜ Çekirdek'in kurucusu Arzu Eryılmaz ve Mükellef'in kurucusu Okan Şafak ile girişimcilik ekosistemi, teknoloji girişimciliği, girişimcilerin ihtiyaçları ve şirket kurma süreçleri üzerine konuştuk.

08 Nis 2022

Zingat ile birlikte
İllüstrasyon: Daniel Savage / The New York Times

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu

Business Editor

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Deniz Kaynak

·

15 Tem 2026

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?
ParetoPareto

HİKAYE

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Doğa Yurduneri

·

14 Tem 2026

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?
ParetoPareto

HİKAYE

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Hüseyin Kaplan

·

14 Tem 2026

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak
ParetoPareto

HİKAYE

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?