Kaçak bir yolcu: Stamata Revithi

Toplum tarafından kadınlara sadece eş ve anne rolünün verildiği bir dünyada 1896 Olimpiyatları'na kaçak katılan kadın bir yarışmacının özel bir hikâyesi var.
Kaçak bir yolcu: Stamata Revithi

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Bundan 125 yıl önce, ilk modern olimpiyat oyunları “Citius, Altius, Fortius” (Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü) mottosu ve olimpik marş eşliğinde 14 ülkeden 241 atletin katılımıyla Atina’da başladı. Fakat olimpiyatlarda kadın atlet olmasına modern olimpik hareket, IOC ve olimpizm felsefesinin yaratıcısı Pierre de Coubertin’in bu konunun “uygulanamaz, yavan, yakışıksız” olduğuna dair düşünceleri izin vermedi. 

  • Dönem: Aristokrat bir ailenin ferdi olarak Paris’te doğmuş olan Pierre de Coubertin, yirmiden fazla kitap ve yüzlerce makale sahibi, Klasik Yunanistan kültürüne hayran bir akademisyendi. Anglosakson sistemi örnek alarak fiziksel ve entelektüel eğitimin bileşimi bir eğitim sistemini Fransa için tasarladı. Ardından, Belle Époque dönemi zihniyetinin tezahür ettiği centilmenlik, barış, dürüstlük, eşitlik, uluslararası anlayış gibi ideallerle olimpizm felsefesini yarattı. Ancak, kadın-erkek ilişkilerine bakış açısı döneminin genelinden farklı değildi. Her ne kadar olimpik ruhun herhangi bir ırkın özelinde olmadığını belirtmiş olsa da bir kadının rolünün bir “eş ve anne olmak” olduğunu söylemişti. Bu nedenle, olimpiyatlara kadınların katılımına karşı görüşleri açıktı. Yine de kaçak bir yolcu vardı: Stamata Revithi.
     
  • Yeni biri: Bugün bir aktivist olarak değerlendirebileceğimiz Stamata Revithi, 1866’da Sire adasında doğmuştu ama ana karadaki Pire’de yaşıyordu. Pire’den 12 kilometre uzaklıktaki Atina’ya iş bulabilme umuduyla yürürken -anlatıya göre- yolda karşılaştığı bir kişi maratondan bahsederek katılması konusunda onu cesaretlendirdi. Çünkü Atina’da tanınırlık kazanırsa iş bulabileceğini düşüyor ve birçok sporcudan daha iyi koşabileceğine inanıyordu. 
     
  • Yarışa yetiştiğinde maratona katılmak isteyen bir kadın olarak bir kesimin ilgisini çekerken bir kesim tarafından küçümsenmişti. Çeşitli tartışmalar çıksa ve katılmak için diretse de izin verilmedi. Buna rağmen, resmî yarışın bir gün sonrasında tek başına koştu ve 40 kilometrelik maratonu 5,5 saatte tamamladı. Ama maratonun asıl bitiş yeri ve modern dönem öncesi olimpiyatlara da ev sahipliği yapmış -MÖ 6. yüzyılda inşa edilmiş ve hâlâ kullanılan- Panathinaiko Stadyumu’na girmesine izin verilmedi. Yine de kendisine birkaç şahit bularak bitiş noktasında derecesini kaydettirmeyi başardı. Ardından olimpiyat komitesine başvurduğunda resmîleştirmesine izin verilmedi. 
     
  • Her şeye rağmen dönemin gazetelerinde adı anılmıştı. Ama başka bir isimden bahsedenler de vardı: Melpomene, Yunan mitolojisinde trajedinin ilham perisi. Ya maratonda koşmayı denemiş iki kadın vardı ya da genel kanıya göre Revithi’nin takma adıydı.
     
  • İlham: Her ne kadar hem geçmiş hem bugün için etkileyici bir işe imza atmış olsa bile Revithi’nin hatırlanması için aradan yıllar geçmesi gerekti. Ardından, 1967 Boston Maratonu’nda tarihe geçecek fotoğrafların başrolü Kathrine Switzer gibi gizlice yarışlara katılan kadınlar da oldu. Ama olimpiyat oyunlarına kadınlar maratonunun eklenmesi yaklaşık 90 yıl sürdü ve 1984 Los Angeles Olimpiyatları’nda Joan Benoit bu alanın ilk altın madalyasını aldı. Gerçekleşmesi beklenenden daha uzun zaman alsa da Revithi ve ardılları, kadının eş ve anne rolü dışındaki görünmezliğiyle spor gibi alanlarda varlık gösteremeyeceğine dair algıların değişimini başlattı.
     
Melpomene
Carol Highsmith tarafından fotoğrafı çekilmiş Melpomene'nin çalışması
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

👥 Ne kadar değişebilirsin?

Bu hafta gündemimizde momentum bulan yeni Arsenal ve James Harden takası sonrası Brooklyn Nets var.

22 Oca 2021

👥 Ne kadar değişebilirsin?

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?