Kalamış Yaz Festivali’nde bu hafta


Migros Sanal Market varken bu sıcakta poşet mi taşınırmış?
Migros Sanal Market Sıcaklar bastırdı. Güneşin tene değişi hepimizin keyfine keyif katıyor.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Festival. Kalamış’ın gelenekselleşen festivalinde bu sene bizi 60 etkinlik bekliyor.
- Nerede? Kalamış Atatürk Parkı
- Ne zaman? 10 Eylül’e kadar
- Neden gitmeli? Toplam 43 konser ve 17 film gösteriminin yapılacağı festivalin programında Lalalar, Ceza, Hedonutopia, The Ringo Jets, Kalben, Ari Barokas & Gülinler ve Shantel var.
- Not almalı: Ağustosu piyanoda Gökhan Aybulus’un Dilruba Bilgi ve Caner Akgün’e eşlik ettiği Bir Çift Söz projesiyle selamlayacağımızı söylemiştik. Ya sonra? 3 Ağustos akşamı Evrim Özşuca & Nilüfer Verdi ile keyifli bir caz ziyafeti çekiyor, ertesi gün sahnede Can Gox’un Anadolu blues esintilerini hissediyoruz.
Cumartesi akşamı bizleri Ari Barokas & Gülinler karşılıyor. 7 Ağustos akşamı pazartesi sendromunu üstümüzden silkeleyip geleneksel Arap ve Orta Doğu müziğini çağdaş rock, funk ve reggae gibi janrlarla birleştiren TootArd’la buluşuyoruz. Hasan & Rami Nakhleh kardeşlerin ülkemizdeki ilk konserinde görüşmek üzere. Festivalin detaylı programını buradan takip edip yerini ayırtabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta şehrin ajandasında janr buluşturan festivaller, film gösterimleri, Müzede Yoga ve daha nicesi var.
01 Ağu 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.



