Kalbimize atılan ok: Mete Gazoz


Paribu ve Fenerbahçe iş birliğiyle 9 Ağustos'ta ön satışta: Fenerbahçe Token Türkiye’nin en yüksek hacimli kripto para işlem platformu Paribu ve Fenerbahçe Spor Kulübü Fenerbahçe Token için anlaşmaya vardı. Paribu ve Fenerbahçe Spor Kulübü ortaklığıyla hayata geçirilen Fenerbahçe Token, Fenerbahçe taraftarlarına önemli ayrıcalıklar vadediyor. Fenerbahçe Token Fenerbahçe Spor Kulübü’nün “utility token” olarak tanımlanan “taraftar token’ı olan ve 9 Ağustos'ta yalnızca Paribu'da ön satışına başlanacak olan Fenerbahçe Token, Fenerbahçe taraftarlarının hem kendi yarınlarına hem de kulüplerinin yarınlarına dijital dünyanın olanaklarıyla katkı sağlamasını mümkün kılacak. Fenerbahçe ve Paribu iş birliğiyle üretilen Fenerbahçe Token sahipleri taraftar oylamalarına, düzenlenecek özel etkinliklere, takım ve sporcularla yapılacak buluşmalara katılabilecek. Fenerbahçe sporcularıyla, teknik heyetiyle ve yönetimiyle tanışma imkânı bulabilecek, özel kurgulanmış stat ve tesis turlarına katılabilecek olan Fenerbahçe Token sahibi taraftarlar; Fenerbahçe'yle ilgili özel adımlarda söz sahibi olacak. Nasıl alabilirim? 9 Ağustos'ta başlayacak ön satışta Fenerbahçe Token sahibi olmak için; Paribu mobil uygulamasını indirmek ya da Paribu web sitesine girmek, Paribu'ya üye olarak kimlik doğrulamasını tamamlamak, Paribu hesabına TL yatırmak yeterli oluyor. Bu adımları tamamladıktan sonra ön satışın başlamasıyla anında talepte bulunmak mümkün olacak. Paribu; Fenerbahçeli olma avantajlarını keşfetmeye ve yarının dünyasına adım atmaya çağırıyor.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
2016 Rio Olimpiyatları’nı 17'nci sırada bitiren Mete Gazoz, müsabaka sonrası röportajında “çok çalışıp 2020’de Tokyo’da altın madalyayı getireceğim” dediğinde 17 yaşında genç bir sporcuydu. Dediğini yaptı ve 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda altın madalyayı boynuna taktı. Mete Gazoz yalnızca sportif başarısıyla değil kişiliği, “en büyük silahım” dediği gülümsemesi, güçlü rakiplerine karşı öz güvenli ve rahat tavırları, müsabaka sırasındaki konsantrasyonu ve gereken yerlerde yaptığı yüksek puanlı atışlarıyla bir fenomen hâline geldi bile. Önündeyse uzun bir kariyer var.
Kaynak: Team Türkiye
İlmek ilmek
Babası eski millî okçu ve Okçuluk Millî Takımı'nın altyapı antrenörü, annesi İstanbul Okçuluk Kulübü Başkanı olan Mete Gazoz okçuluğun içine doğan bir çocuk. Ancak onu bir olimpiyat şampiyonu olmaya götüren şey bundan çok daha fazlası. Babası Metin Gazoz, Mete’yi küçüklüğünden itibaren ilmek ilmek işleyerek oldukça sistemli ve planlı bir çalışma gerçekleştirdiklerini anlattığı Al Jazeera röportajında üniversitede akademisyenlerle Mete’nin kan değerleri, kas yapısı gibi biyolojik faktörleri üzerinde çalıştıklarını,
- ayrıca Mete’nin sırt kaslarının gelişimi için yüzme,
- el koordinasyonu ve zamanlama için basketbol,
- “bakmak ve görmenin farkını ayırabilmesi” için resim,
- beynin hem sağ hem de sol bölgesini geliştirmek için piyano dersleri aldığını belirtiyor.
Tüm bunların amacı bedensel gelişimin yanına okçulukta oldukça önemli olan psikolojik gelişimi de eklemek.
Okçulukta ilk madalya
Küçükken ne olmak istediği sorulduğunda “Dünya Şampiyonu olacağını, Olimpiyatlarda başarılı olacağını, sonra da Makine Mühendisi olup kendi okçuluk malzemelerini yapacağını” söyleyen Mete, yalnızca 22 yaşında küçükken koyduğu Olimpiyat hedefine ulaşmış durumda. 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda Yasemin Ecem Anagöz’le takım yarışında dördüncü, teklerde ise şampiyon olan Mete, madalya kürsüsünde yer alıp bu branşı domine eden Güney Kore’yi temsil etmeyen tek sporcu! Kazandığı altın madalya Mete Gazoz’un adını da Türkiye Olimpiyat Oyunları tarihine altın harflerle yazdırdı, zira Mete Gazoz okçuluk sporunu bugüne kadar altın madalya kazanılan güreş, halter, tekvando ve judonun yanına taşıdı.
Kaynak: TRT Spor
En güçlü silahı gülümseme
Dünya sıralamasında 4 numarada bulunan Mete Gazoz, okçulukta üst seviyedeki sporcular arasında teknik kabiliyet açısından pek fark olmadığını, asıl fark yaratanın mental dayanıklılık ve üstünlük olduğunu belirtiyor Reuters röportajında.
“Herkesin farklı taktikleri var. Kimi bağırmayı sever, kimi süresinin sonuna kadar beklemeyi. Benimki mutlu olmak, ne kadar rahat olduğumu göstermek.”
Mete’nin bahsettiği bu mental taktikleri müsabakaları sırasında görmek mümkün. Rakibi kritik bir atış yaparken gülümsediği fotoğraf Tokyo Olimpiyatları’nın en dikkat çekici karelerinden biri olarak hafızalara kazındı. Birlikte çalıştığı spor psikoloğu Cem Doğuhan Gizep, Mete Gazoz’un rahatlığı ve “en güçlü silahım” dediği gülümsemesiyle rakipleri üzerinde mental bir baskı kurduğunu söylüyor. Oldukça güçlü ve kendisinden kat kat tecrübeli rakipleri karşısındaki öz güvenli tavırları ve üst üste "10 puan"lar atarak kazandığı maçlar Mete’nin sporcu kişiliğini ortaya koyarken karakteriyle de ilgi görmesini sağlıyor.

Kaynak: knowyourmeme.com
Efsane Gazoz
En büyük hedeflerinden biri gençleri spora teşvik etmek olan Mete Gazoz 7’den 77’ye herkesin ilgisini çekmiş durumda. Türkiye’ye dönüşünde onu karşılayan çocuklarla çektirdiği kendine has zafer hareketi pozu bunu kanıtlar nitelikte. Kariyerini uzun zamandır profesyonel bir ekiple yöneten Mete Gazoz, Olimpiyat yolunda pek çok markanın da desteğini aldı. Eğlenceli bir ayrıntı daha: Mete Gazoz 2017 yılından bu yana yerli bir gazoz firması tarafından destekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Konuklar: Mete Gazoz, ABD Millî Basketbol Takımı, Manchester United
06 Ağu 2021

YAZARLAR

Elif Alper
Tenis yazarı @Punto

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?




