2021'den 13 müzikal keşif rotası

Keşif Sahnesi konuklarından yılın müzikal keşifleri
2021'den 13 müzikal keşif rotası

24 Aralık - Migros - Duende
Migros ile birlikte

Migros’tan Anadolu balıkçılığının öyküsü: Dardanel’in katkılarıyla Anadolu’da Balıkçılık

Gıdanın geleceğinin korunmasının yolu, Anadolu coğrafyasının tüm doğal kaynakları ve biyolojik çeşitliliğinin korunmasından geçiyor. Bu bilinçle hareket eden Migros , sosyal sorumluluk projesi olarak kabul edilebilecek bir farkındalık…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Her şey 3 Eylül’de başladı. In Hoodies’in konukluğuyla açılan perdede Keşif Sahnesi yıl sonuna kadar 16 ismi ağırladı. Müzikle derin bağlar kurmuş, sanatsal dışa vurumlarını sesler üzerinden yapmayı tercih etmiş, bulunduğu sahnenin parçası olmaya ve paylaşarak çoğalmaya kendini adamış 16 isim. Bütün yılı keşif rotalarında geçirmişken Keşif Sahnesi’nden yolu geçen isimlere onlar için bu yılki en değerli müzikal keşfi sorduk. Cevapları da senin için sıraladık.

Taner Yücel

Taner Yücel


Taner Yücel: “Benim için müziğin temelinde 'hayal kurmak' olduğunu fark ettiğim bir yıl oldu. Asla para kazanmayacağını, sahne almayacağını, değer görmeyeceğini, unutulacağını veya garipseneceğini bilerek üretmenin cesareti oldu hayal kurmak.”

Levent Sevi: “Müziğe dair bu yılki en iyi keşfim, Mert Demir’in “Kimim Lan Ben” albümü olabilir. Bir keşiften söz edilemez belki ama en çok heyecan duyduğum albüm diyebilirim. Kendi programım, “ve ben yalnız”da şarkı söyleyen Öner Erkan ve Şebnem Hassanisoughi, Sitare Akbaş ve Paptırcem gibi normalde meslekleri şarkı söylemek olmayan isimler de programda dinlemekten keyif aldığım kişisel keşiflerim oldu diyebilirim. Umut Çetin’in hem bu sene hem de daha öncesinde dinlediğim ve henüz yayımlamadığı şarkıları da bunu okuyanlar için güzel bir keşif olsun yeni yılda.”

İdil Meşe: “2021’deki en iyi müzik keşfim Kalben’in sunduğu Paradiso Fest’te dinlediğim Deniz Onur Köymen oldu. Sesi, piyanoya hâkimiyeti, duygusu ve besteleri beni büyüledi. Bir şarkısını dinlerken biraz fazla duygulandım ve makyajım bozuldu. Konserlerini ve şarkılarının yayınlanmasını heyecanla bekliyorum.”

Umut Çetin: “Müziğe dair bu yılki en iyi keşfim Osseily Hanna'nın Müzik ve Bir Arada Yaşam kitabı oldu. Kitap kıtalar arası farklı coğrafyalardan müzisyenlerin hikâyeleri üzerinden ilerliyor. Müzisyenlerin hem kişisel hikâyeleri hem de bulundukları ülkenin sosyal ve politik durumuyla olan etkileşimleri üzerine duruluyor. Bu şekilde bir sürü hikâye okumak ve insanların müzikle farklı şekillerde nasıl ilişkilendiğini görmek bana bu sene müzikle ilgili en çok ilham veren şeydi.”

Deniz Kuzuoğlu: “2019’dan beri EP yayınları olsa da benim Dry Cleaning'le tanışmam 2020 sonu, 2021 başına denk geldi. Nisan’da yayımladıkları “New Long Leg” de benim için senenin en iyi albümü. “Scratchcard Lanyard” da bu sene en çok dinlediğim şarkılardandı.”

Barış Demirel

Barış Demirel


Barış Demirel: “Nihayet ilk defa evimde bana yetecek kadar kayıt ve prodüksiyon yapabileceğim bir alan yaratabildim. Ableton başında tabiri caizse "şafak atıyor". 2022 yılında çıkarmayı planladığım yeni albümüme çoktan başladım. Bu minvalde süreci daha da verimli hâle getiren ve hızlandıran bir mevzu oldu bu ortamı yaratabilmek.”

Simge Pınar: “2021’de en çok dinlediğim şarkılardan oluşan Spotify listesinde ilk sırada Wolf Alice’in The Last Man on Earth şarkısıyla karşılaştım ve buna hiç şaşırmadım. Çok sevdiğim Wolf Alice’in üçüncü albümü Blue Weekend, 2021’ime en çok eşlik eden albümlerden biriydi. Albümdeki favorilerimi seçerken çok zorlandım ama şimdilik The Last Man on Earth, How Can I Make It OK?, No Hard Feelings ve Safe From Heartbreak demek isterim. Let it shine on you! Mutlu yıllar.”

Özgün Semerci

Özgün Semerci


Özgün Semerci: “Bu yıl benim için Turnstile ve Machine Gun Kelly yılı oldu. Daha önceki yıllarda farklı festivallerde canlı izleme fırsatını bulduğum bu iki artistin ortak özelliği, son albümlerinin önceki albümlerinden çok farklı hissettirmesi. Onları artık en arkadan değil, en öndeki demirlerden izlerim.”

Güneş Özgeç: “2021 benim gibi kendi müziğini yapan arkadaşlarımla hem fikir hem icraat anlamında çok daha birlik içinde olduğumuz bir yıl oldu. Bana bir bütünün parçası gibi hissettiren bu durumun daha da büyümesi dileğiyle…”

Osman Kürşad Tuncer: “Aşil’in tüm yolculuğunun sonundaki “Keşke isimsiz bir çoban olsaydım,” sözü, beni hayatımdaki 'daha'lardan arınmaya daha da motive etti.”

Dilan Balkay

Dilan Balkay


Dilan Balkay: “2021’de müzikle ilgili en büyük keşfim, müziğin olduğundan başka bir şeye dönüşmeye ne kadar yakın bi yerde durduğu. Tüm bu koşuşturmanın içinde, bir işe ya da göreve dönüşmesinin çok kolay ve bence tehlikeli bi şey olduğunu çok kez hissettiğim bir yıl oldu. İçindeyken güzellikleri takdir edememek ve müziğin benim için aslında ne çok şey ifade ettiğini hatırlama ihtiyacı duymak biraz üzücü tabii.”

Rana Uludağ: “Bu sene içinde ilk release’ini yapan grup The Zenmenn, Milford Graves'in ziller üzerine yaptığı resimler, Blank Forms çıkışlı Organic Music Societies kitabı, yeni müzik yolculuklarına çıkma konusunda in sheep’s clothing’in web sitesi 2021’de keşfetmekten mutluluk duyduğum şeyler arasında.”

Yaren Eren Budak: “Sub Rosa'nın vesilesiyle (bkz. Açık Radyo - "Sub Rosa: Klasik Müzik Dünyasında Sürdürülebilirliğe Dair") senenin tamı tamına yarısı düşünme-okuma-yazma ve tabii konuşma ağırlıklı geçti. Kendi sesime - ve iç sesime de- çokça maruz kaldığım bir seneydi dolayısıyla. Kendimi bile isteye maruz bıraktığım ve kendilerini canlı canlı dinlemeyi deli gibi hayal ettiğim birkaç ses arasında: çellist, doğaçlamacı, noise kişisi Okkyung Lee; çağdaş elektronik müzik bestecisi Mo Nahold ve besteci Marc Euvrie'nin "solo" projesi olduğuna inanmakta zorlandığım projesi The Eye of Time. Blixa Bargeld sevgisini Nick Cave and the Bad Seeds ve Einstürzende Neubauten uzağında bir yere taşımak isteyenler için de bir albüm tavsiyesi bırakarak noktalayayım bu satırları: 2019'da Sub Rosa (label olan) etiketiyle yayınlanmış The Noise of Art (Works for Intonarumori).”

Bütün hafta sonuna yayılacak bir festival büyüklüğündeki Keşif Sahnesi'nin tüm sayılarını buradan okuyabilirsin. Peki ya kayda geçen sohbetler? Tüm podcast bölümlerine aşağıdaki Spotify çalma listesi üzerinden ulaşabilirsin.

Dinle

keşif sineması podcast


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🎵 2021'in sinema ve müzik keşifleri

Yıl sonu yaklaşırken bu sayıda 2021'in sinema ve müzik keşiflerine göz atmaya davetlisin. Bir sonraki yolculuğun başlangıcında buluşalım.

24 Ara 2021

Migros ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar