Kışlama ve Bahar Üzerine

Cevat Şakir Kabaağaçlı – Halikarnas Balıkçısı
Kışlama ve Bahar Üzerine

21 Mart - BMWi - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Yeşil Çelik: Otomotiv Sanayisinde Sürdürülebilir Dönüşüm Bir ormanda kesilen ağaçların, içtiğiniz suyun ve soluduğunuz havanın bir otomobilin üretimiyle nasıl bir bağlantısı olabilir diye hiç düşündünüz mü? Çoğu zaman bu bağı fark etmesek…

Daha fazlasını öğren →

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Aslı Tuğçe Sözdinler

Hayatımızda ne olursa olsun, bahar gecikmiyor. Geliyor... Bugün yürüyüşümde pembe çiçeklerini açmış ağaçları görünce içim coşkuyla doldu. Londra’da kışlar uzun ve karanlık... Bu nedenle "kışlama" yapmanız gerekiyor. 

  • Kışlama: Canlıların soğuk mevsimi atlatmak için içine girdikleri bir adaptasyon süreci ya da bir insanın ya da topluluğun zorlayıcı bir dönemi atlatmak için bilinçli olarak yavaşlaması, içe dönmesi ve yenilenmesi olarak tanımlanabilir. 

Katherine May’in ‘Wintering’ adlı kitabı, beni bu kavram üzerine bu sıralar düşündürdü. Kitap, kışın çetin geçtiği yerlerde insanların nasıl yavaşladığını anlatıyor. Oysa büyük şehirlerde, mevsimlere uygun yaşamayı çoğu zaman unutuyoruz. Kışın yavaşlamak yerine aynı tempoda devam edince, ruhumuz da mevsimini bulamıyor. Bu sadece fiziksel olarak kışı geçirmekle ilgili değil; hayatın zorlayıcı, durgun veya içe dönük dönemlerinden geçerken kabuğumuza çekilip iyileşmekle de ilgili...

Ben de baharın gelişiyle kabuğumdan çıktığımı hissediyorum. Kışın içime doldurduğu grilikten sıyrılmak, denizle gökyüzünün birbirine karıştığı o sonsuz maviliğe açılmak istiyorum. Böyle havalarda aklıma Ege’de olmak geliyor. Deniz görmek istiyorum, sadece görmek de değil; duymak, hissetmek, koklamak...

Kabuğumu aralarken, baharını Bodrum'da bulan birini hatırlıyorum: Cevat Şakir Kabaağaçlı. Bu sıralar ‘Şakir Paşa Ailesi’ dizisini izliyorum, izledikçe de Bodrum’un ‘Halikarnas Balıkçısı’ diye tanıdığımız Cevat Şakir Kabaağaçlı hakkında ne kadar az şey bildiğimi fark ediyorum. Merakla biraz daha okumak, anlamak istiyorum. Fark ediyorum ki, Cevat Şakir için Bodrum aslında kışlama yaptığı bir yerdi. Sürgün olarak gittiği bu sahil kasabasında, kabuğundan sıyrılıp Bodrum’u iyileştirirken, belki de kendi de iyileşti.

O, Bodrum’un bitki örtüsünü yalnızca bir doğa bilimci gibi incelemedi; onu bir ressam gibi gördü, bir şair gibi hissetti ve bir âşık gibi anlattı. Halıcılar, balıkçılar ve denizciler arasında geçen yıllarında, Bodrum’un bitkileriyle dostluk kurdu. Sahillerde, keçiboynuzu ağaçlarının gölgesinde oturdu; mandalina bahçelerinin mis kokulu rüyalarına daldı. Zeytin ağaçlarının yaşlı gövdelerinde zamanın sessiz hikâyelerini dinledi. Defne yapraklarının hışırtısında eski tanrılarla konuştu ve kaktüslerin sabırlı duruşunda, Ege’nin sert ama cömert doğasını gördü.

Mavi yolculuklarında, yalnızca denizi değil, kıyıların çiçeklenmiş yamaçlarını da anlattı. Kekik kokulu rüzgârları, dağların başını dumanlı bir büyü gibi saran adaçaylarını ve her baharda Bodrum’un taş duvarlarını mora boyayan begonvilleri sevgiyle betimledi. Onun kaleminde, çitlembikler yalnızca bir ağaç değil, çocukluğun hatırasına açılan bir kapıydı. Papatyalar, doğanın saf gülümsemesiydi. Nar ağaçları, sonsuz bereketin sembolüydü.

Okaliptus, fıstık çamı, palmiyeler, hurma ağaçları, begonvil ve zakkum onun öncülüğünde Bodrum’a getirilen bitkilerden sadece birkaçı. Halikarnas Balıkçısı’nın en büyük katkısı, Bodrum’un sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda insan eliyle yeşillendirilebilecek bir cennet olduğu fikrini benimsetmesiydi. Sürgün yerini cennete çeviren Cevat Şakir, bizlere de kıştan sonra gelen o “her şeyi yapabilme gücünü”, içimizdeki baharı hatırlatıyor…

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali
∙

BÜLTEN SAYISI

149: Yaşamın Dengesi 🌀

Sürdürülebilir ve verimli çalışma kültürü, binaların karbon ayak izi, iklim krizi ile artan alerjik rahatsızlıklar, Venedik Mimarlık Bienali ve çok daha fazlası..

04 Nis 2025

BMW i ile birlikte
149: Yaşamın Dengesi 🌀

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali
∙

HİKAYE

Zen ve Gezegeni Kurtarma Sanatı

“Dünyanın güzelliği bir farkındalık çanıdır.” — Thich Nhat Hanh

15 Eki 2026

Zen ve Gezegeni Kurtarma Sanatı
DünyahaliDünyahali
∙

HİKAYE

İklim Krizinde “Yeni Normal” Diye Bir Şey Var mı?

İklim değişirken geleceğe uyum sağlamak

15 Eki 2026

İklim Krizinde “Yeni Normal” Diye Bir Şey Var mı?
DünyahaliDünyahali
∙

HİKAYE

İklim Krizi Geçmişimizi de Siliyor

İklim Değişikliğinin Kültürel Miras Üzerindeki Etkisi

15 Eki 2026

İklim Krizi Geçmişimizi de Siliyor
DünyahaliDünyahali
∙

HİKAYE

Teknoloji dünyayı kurtaracak mı?

Geleceğe duyduğumuz güven, bugün harekete geçmemizi engelliyor olabilir mi?

15 Eki 2026

Teknoloji dünyayı kurtaracak mı?
DünyahaliDünyahali
∙

HİKAYE

Havalar Değişiyor, Böceklerin Takvimi Şaşıyor!

Küçük bedenlerine koca bir dünyanın düzenini sığdıran canlılar; böcekler

15 Eki 2026

Havalar Değişiyor, Böceklerin Takvimi Şaşıyor!