Kufi: İnatçı, umut dolu ve gayet olgun

Duman, 11 yıllık aradan sonra yeni albümü Kufi ile geri döndü. İlk yarısı parça parça yayımlanan albüm, geçen hafta paylaşılan son sekiz şarkısı ile 16 şarkıya tamamlandı. Farklı hikayelere aynı imza altında hayat veren albüm, Duman’ın her daim damarlarında gezen politik mesajlarını daha da parlatmayı biliyor.
Kufi: İnatçı, umut dolu ve gayet olgun

16 Aralık - Decollage - Duende
Decollage ile birlikte

Sanat, farklı disiplinlerden ilham alıyor: ‘ODAK’

Decollage Art Space , yeni bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Sanat dünyasında yükselen yeni sesleri duyurmayı amaçlayan multidisipliner sergi ODAK , yarından itibaren kapılarını ziyaretçilere açıyor.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

“Müzik neden bu kadar etkileyici?” diye düşündüm Duman’ın yeni albümü Kufi’yi dinlerken. Bu sorunun aklımda gezmesinin sebebi 11 yıl sonra çıkan albümün üçüncü şarkısı Bir Güzellik Yapsana’nın içimde kabarttığı nostalji hissiydi sanırım. 

Bir müziği neden beğeniriz? Ya da beğendiğimiz müziklerin bir kısmını neden başkalarına nazaran daha çok seviyoruz? Sadece verdikleri hissiyat yeterli değil sanki, o hislerin çağrıştırdığı anılar ve akabinde yükselen duygular da insanı peşinden sürüklemeli. Bütün bunların yanında müzik umut da vermeli. Kendi adıma konuşuyorum, Beyoğlu’nda sarhoş sarhoş yürüdüğüm, eşim dostum etrafımdayken eğlendiğim, flört ettiğim anları anımsatan bir havası var Duman’ın. Onların şarkıları kulağımdayken daha çok muhabbet etmek istiyorum, eğlenmek istiyorum, kavga etmek, yaşamak istiyorum. İnsana aşk acısını bile özleten bir hâlleri var.

Kufi güçlü, sert ve tavizsiz bir albüm. Sevgisi harbi, isyanı ise damardan. Albüm öncesi son konserleri olan 8 Aralık’ta Volkswagen Arena’daki kitleyi de selamlayan safkan, cayır cayır grunge şarkısı Nerde Benim Kafa ile açılıyor. Devamının nasıl geleceğini kestirmek pek mümkün değil. 16 şarkılık albümde ani ruh ve tempo değişimleri sizi bekliyor. İkinci şarkı Kufi albümün ilk hiti diyebiliriz. Çıktığı gün ezberlendi neredeyse, grubun dinamit gibi çaldığı o konserde herkes hep bir ağızdan ezbere söyledi. Sözleri akılda kalıcı, vurucu. İğneleyici detaylarına ustaca işlenen gizem ise ateşli. Bir rock’n roll şarkısından beklediğimiz her şey diyebiliriz kısacası. Grubun şu ana kadar yaptığı en enteresan şarkılardan biri olmakla beraber Duman imzasını da hiç kuşkusuz taşıyor.

İçimde Aşk Var, Bir Güzellik Yapsana ve Haykırdım Ben arka arkaya üç aşk şarkısı. Klasik Duman tarzı aşk.. Kamikaze de konserde zıplatacak pozitif şarkılardan. Spaghetti Western müziklerine selam çakan gitarlarına bayıldım. Gazze’de’yi dinlerken isyan etmeden duramıyorsunuz; Sözleri içini parçalıyor insanın. Zelzele albümün ve hatta grubun en dokunaklı şarkılarının arasına sayılacak iki şarkıdan biri. Çoğu kişinin gözünü kapatıp kafasını çevirdiği Gazze ile sadece Hatay ve depremden etkilenen çevre illerde yaşayanların konuşmaya devam ettiği iki farklı olayı iki farklı şarkıda tek yürekten çığıran ekibi kutlamak lazım. Drama yaratmak için çiğ numaralara başvurmayan anlatımları çok gerçekçi ve hâliyle çok acı. 

Tüm albüm, satır aralarında politik göndermelerle dolu. Grubun her albümünde politik şarkılar vardır. Darmaduman (2013) albümündeki Köpekler, Sivas’taki Madımak Oteli Katliamı’nı anlatır örneğin. Kufi'de de muhteşem Anadolu grunge rock örneği olan Hele Hele Gur Gur “Ayıldık, bayıldık boyuna, vay vay! Peşine de takıldık, gezeriz toy toy, Hele hele, gur-gur-gurluyo' midemiz, vay vay!” sözleriyle derdini gayet net anlatıyor. Amerikana ve folk müziğin harika söz yazarları Tim Buckley, Nick Drake, Jim Croce’u andıran ve özellikle havasını eşsiz James Taylor’a çok benzettiğim Canımsın'ı kasetten dinliyor olsaydım durmadan kalemi kasede sokup başa saracağım şarkı olurdu. Keyfim kaçtıkça açıp dinlediğim şarkılardan oluşan folk listeme girdi bile.

İğneleyici ve oyuncu 

Rock’n roll bir tavır işidir. Tavrı olmayanın bu dünyada yeri yoktur. İçinden geleni geldiği gibi etrafı düşünmeden anlatma sanatıdır bu. Farklı türleri içine alır, yutar, içselleştirir ve yeni bir tür olarak sunar. O yeni tür icracının imzası, hikayesidir. Kağıt üstünde plan program yaparak da bu müziği icra edebilirsiniz. “Bu albümde isyankar takıldık, bu albümde pop ve metal’i arabesk vokallerle bezedik” gibi şeyler diyebilirsiniz. İşe yarayıp yaramaması kitleye nasıl yansıdığı ile ilgilidir. Belki tutar, kim bilir. 

Duman böyle bir grup değil. Müziklerini içlerinden geldiği gibi yapıyorlar. Sözleri içlerinden döküldüğü gibi yazıyor istedikleri gibi eğlenip istedikleri şekilde hüzünleniyorlar. İçimde Bir Bahar'daki gibi umut dolu Ben Senden Vazgeçmem'deki gibi inatçı Maşallah'taki kadar iğneleyici ve oyuncu bir grup. Duruşları, sözleri, tepkileri ve dikine yaşayan tavırları sağ olsun. Yer yer katıksız gücünü ortaya koyan gerektiği yerde de ayağınızı yere bastırmayı bilen bu albüm, grubun en olgun üretimi. Hikaye anlatıcılığı anlamında iyice gelişen yönünü parlatan en politik ve umut dolu Duman albümü dinleyicisine hayırlı olsun.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🙍🏻‍♂️ Adamlar'la sohbet, Duman'dan yeni albüm

Adamlar üyeleriyle yeni albümleri "Kahırlı Merdiven"in üretim sürecini konuştuk. Duman'ın 11 yıl aradan sonra çıkardığı Kufi'yi dinledik.

16 Ara 2024

Decollage ile birlikte

YAZARLAR

Barış Akpolat

Müzik yazarı. 2003'te Marmara Üniversitesi, Gazetecilik bölümüne girmesinin ardından 2005'te Hürriyet Gazetesi'nin hafta sonu eklerinde muhabir olarak çalışmaya başladı. BirGün Gazetesi Cumartesi Eki editörlüğünü, ana gazetenin kültür-sanat editörlüğü üstlendi. Ezhel ile Ankara'da geçirdiği bir haftanın hikayesini yazdığı "Kazıdım Tırnaklarla" adlı bir kitabı var ve 8 yıldır Radyo Eksen'de haftalık program hazırlıyor. 15 yıldır aktif olarak DJ'lik yapıyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.

Aslı Ildır

·

03 Kas 2026

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Altın Portakal'ın ardından: Türkiye sineması nereye gidiyor?

24-31 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 63. Antalya Altın Portakal Film Festivali, yarışma seçkisi ve Film Forum etrafındaki tartışmalarla Türkiye sinemasının bugününü, geleceğini ve festivalin prestij iddiasını sorgulamaya açtı.

Emre Eminoğlu

·

02 Kas 2026

Altın Portakal'ın ardından: Türkiye sineması nereye gidiyor?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Norm: The Tale of Norm Macdonald: Şakanın sonunu beklerken

"Norm: The Tale of Norm Macdonald" bazen tanıdık görüntülerin rahatlığına fazla güveniyor, bazı güç soruların üzerinde daha uzun durabilecekken yeni bir şakaya geçiyor. Yine de Norm’la vakit geçirme duygusunu yakalıyor.

Ömer Şentürk

·

02 Kas 2026

Norm: The Tale of Norm Macdonald: Şakanın sonunu beklerken
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sinopale’nin kurucuları, küratörleri ve sanatçılarıyla bienalin kentte yarattığı değişim üzerine

İlki 2006'da düzenlenen Sinopale, yirmi yılda Türkiye’nin en uzun soluklu bağımsız sanat oluşumlarından birine dönüştü. Bienalin kurucuları, küratörleri ve sanatçılarıyla 10. edisyon vesilesiyle biraraya gelerek Sinopale’nin kentle kurduğu ilişkiyi ve yerel bilginin çağdaş sanatla buluşma biçimlerini konuştuk.

Melike Bayık

·

02 Kas 2026

Sinopale’nin kurucuları, küratörleri ve sanatçılarıyla bienalin kentte yarattığı değişim üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Liz Harris’in solo projesi 'Grouper' üzerine: Müzikte gizem hâlâ mümkün mü?

Amerikalı sanatçı Liz Harris’in solo projesi "Grouper", 4 Kasım’da Fiba Salon İKSV sahnesinde. Sanatçı ile konser öncesi Zoom’da biraraya geldik; günümüz müziğini ve karanlıktan nasıl beslendiğini konuştuk.

Eda Solmaz

·

02 Kas 2026

Liz Harris’in solo projesi 'Grouper' üzerine: Müzikte gizem hâlâ mümkün mü?