KÜRESEL İKLİM GREVİ

25 Mart Cuma günü gerçekleşecek İklim Grevi'ne katılacak mısın? Daha önce greve gidenlerle konuşuyoruz.
KÜRESEL İKLİM GREVİ

22 Mart - Decathlon - ANGST
Decathlon ile birlikte

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Ela Naz Birdal
🌱 İklim aktivisti

25 Mart’ta Fridays For Future’ın küresel çağrısıyla #KârDeğilİnsanlar'a öncelik verilmesini, iklim tazminatı ve adaletini talep etmek için 9. kez sokaklardayız!

Yaşanmış tarihî mücadeleler ve tecrübeler rehberliğinde, iklim krizinden en çok etkilenen insanlar ve bölgeler (MAPA) öncülüğünde iklim tazminatı talep ediyoruz çünkü iklim krizi sınıfsal bir kriz. Kasıtlı bir şekilde ilerleme ve sınırsız ekonomik gelişim adı verdikleri ama MAPA’nın ekosistemini ve halkını hiçe sayarak aynı zamanda işçi sınıfını ve kendilerini dâhil olmak üzere yok edecek sistemin kurulmasına neden oluyorlar. 

Ela, 5 Mart'ta
Fotoğraf: Aktivist Kamera


Bizler en sorumsuz ve zengin kapitalist %1’lik kısmın yaptığı umursamaz tavırları sorumlu tutulmalıyız çünkü onların kazancı bizim ölümümüz. 

Sömürgeciliğin sona ermesi için yapılacak iklim dostu eylemler ve sürdürülebilir modeller yer alıyor. Beraber huzur, barış ve sürdürülebilir bir yuva yaratalım ve #KârDeğilİnsanlar'ı ön planda tutalım.

Nil Kıyısı
🌱 Başka Bir Gezegen Yok'un yazarı

İklim krizinin etkilerini giderek daha yoğun bir şekilde hissettiğimiz zamanlardan geçiyoruz. Bilim insanları iklim krizinin insan kaynaklı olduğunun ve bir an önce harekete geçilmezse birçok şey için çok geç olacağının üstünü basa basa söylüyorlar. Peki iklim krizinden herkes eşit bir şekilde mi etkileniyor? 

Ne yazık ki hayır. İklim krizi aslında bir sınıf krizi. Bu kapitalist sistem içerisinde zengin ülkeler küresel sera gazı emisyonlarının %92’sinden sorumlu. Dünya nüfusunun en zengin %1’lik kesimi, en yoksul %50’lik kesimin ürettiği kirliliğin iki katını üretiyor. Ama küresel emisyonlara katkısı en az olan yoksul ülkeler iklim krizinin yıkıcı etkilerinden daha çok etkileniyor, iklim adaletsizliği acımasız sonuçlar doğurabiliyor.

Nil, 8 Mart'ta


Tüm bu adaletsiz düzene karşı çıkmak için genç iklim aktivistleri 25 Mart Küresel İklim Grevi’nde #KârDeğilİnsanlar diyor, karar vericiler ve dünya liderlerinden iklim tazminatının ve iklim adaletinin sağlanmasını talep ediyorlar. Biz de her zaman olduğu gibi onların yanında, sokaklarda olacağız. Saat 17.00’de Barbaros Meydanı’ndayız — çünkü biz değilsek kim? Şimdi değilse ne zaman? Seni de bekliyoruz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🌏 KÜRESEL İKLİM GREVİ, DÜNYA SAATİ, Z KUŞAĞININ TALEPLERİ

WWF-Türkiye'yle Dünya Saati 2022; iklim aktivistleriyle Küresel İklim Grevi; Change.org'la Z kuşağının talepleri.

22 Mar 2022

Decathlon ile birlikte
🌏 KÜRESEL İKLİM GREVİ, DÜNYA SAATİ, Z KUŞAĞININ TALEPLERİ

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Kiminle, nerede, ne zaman, nasıl: Karşılaşmalarımızı kim tasarlıyor?

Bir zamanlar hayatın akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen karşılaşmalar giderek programlanan, paketlenen ve satın alınan hizmetlere dönüşüyor. Kiminle, nerede ve nasıl karşılaşacağımızı belirleyen sosyal altyapılar artık teknoloji şirketleri, hospitality sektörü ve üyelik sistemleri tarafından şekillendiriliyor. Peki daha pürüzsüz bir sosyal yaşam uğruna farklı olanla karşılaşma ihtimalinden tümden vazgeçiyor olabilir miyiz?

Elif Bayram

·

25 Ağu 2026

Kiminle, nerede, ne zaman, nasıl: Karşılaşmalarımızı kim tasarlıyor?
AngstAngst

HİKAYE

Ara beni lütfen: İletişimin dikenli gül bahçesinden yapay çime nasıl geçtik?

Bir zamanlar birbirimizin sesini duymak için telefon açıyorduk; şimdi aramadan önce mesaj atıyor, sesli mesajlarımızı telefona dikte ettiriyor, mesajı anlamayınca yapay zekaya soruyor, cevabı da ona yazdırıyoruz. İletişim hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hâle gelirken birbirimizi dinlemek külfete dönüşüyor; arada da makineler bizi dinliyormuş gibi yapmayı öğreniyor.

Sinem Dönmez

·

22 Ağu 2026

Ara beni lütfen: İletişimin dikenli gül bahçesinden yapay çime nasıl geçtik?
AngstAngst

HİKAYE

Kapitalizm yatağımızda: Mükemmel uyku peşinde koşarken uykusuz kalmak

Akıllı saatler ve uyku takip cihazları, dinlenmeyi puanlanması, optimize edilmesi ve başarılı olunması gereken bir projeye dönüştürdü. Oysa ki uyku, insanın kontrolü elinden bırakmadan yapamadığı az sayıdaki şeyden biri: Kovaladıkça kaçıyor, ölçtükçe bozuluyor, üzerine titredikçe nevroza dönüşüyor.

Ümit Alan

·

21 Ağu 2026

Kapitalizm yatağımızda: Mükemmel uyku peşinde koşarken uykusuz kalmak
AngstAngst

HİKAYE

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği

Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Pelin Cengiz

·

17 Ağu 2026

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği
AngstAngst

HİKAYE

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?

Metin V. Bayrak

·

16 Ağu 2026

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?