Kurtuluş'un lezzetlerinin peşinde


Çok az kaldı: Bozcaada Caz Festivali
Bu sene Paribu ana sponsorluğunda 3dots ve fermente tarafından altıncısı düzenlenecek olan Bozcaada Caz Festivali , 26-28 Ağustos 2022 tarihlerinde adanın iyileştirici ve yenileyici gücünü yansıtan KEŞİF programıyla bu yıl hepimizin…
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Kurtuluş'ta hayat sonu olmayan günlerden ibaret. Mahalle; şehir düşkünü gezginlere eşsiz, büyüleyici ve hatıralarda korunacak engin bir çeşitlilikte keşifler vaat ediyor.
Kurtuluş'taki hayatı Paul Osterlund'tan daha iyi deneyimleyen biri var mı emin değiliz. Paul, mahallesinin tanıdık sınırlarının ötesine geçmekten ve çeperlerde bekleyen hikâyeleri ve tarihleri ortaya çıkarmaktan vazgeçmeyen biri. Biz de Paul'a Kurtuluş'un dokusuna işlemiş gizli yemek duraklarını sormadan edemedik.
İstanbullu, Paul'un mahallesinden derlediği ve leziz olduğu kadar otantik de olan mutfak seçkisine hoşgeldin.

Paul, Kurtuluş'taki favori barı Pikap'ta
- Pikap: Kurtuluş'ta son zamanlarda türeyen tüm kafe ve barlardan önce Kurtuluşlu olan eski usul bir bar. Mahallede bir şeyler içmek istediğimde uğradığım ilk durak, mekânın çalışanları da barın başlangıcından beri orada olan harikulade insanlar. Müşteri kitlesi de çok renkli ve idareciler de herkesin rahat hissetmesi için çok titiz davranıyor.
Paul'un favori sipariş(ler)i: Tavuk kanat ve kebap.
- Astek: Favori meyhanem. Baş garson Mehmet Bey muhtemelen İstanbul'daki en iyi garson. Buranın 6 yıldır müşterisiyim ve hem Türkiye'den hem de yurt dışından getirdiğim hiçbir dostumun memnuniyetsiz ayrıldığını görmedim.
Paul'un favori sipariş(ler)i: Buradaki her yemek harikulade, köpoğlu ve paçanga böreği de muhakkak sipariş edilmesi gerekenlerden.
- Efsane Dürümcü Baba: Efsane Dürümcü Baba, bir diğer adıyla 70'li yaşlarında Yıldırım usta, ızgaracıya evriltilmiş küçük ve beyaz bir kamyonette inanılmaz Adana ve çöp şiş dürüm yapıyor. Kurtuluş son durağın tam ortasındaki mekân gecenin ilerleyen dakikalarına kadar da açık.
Paul'un favori sipariş(ler)i: Çöp şiş dürüm.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Arctic Monkeys'e iki kala herkese merhaba. Bu hafta şehrin ajandasında; Müzede Sahne kapsamında SSM'ye ziyaret, Bowie hayranlarına Stardust gösterimi, Lady Di anısına Queen of the People’s Hearts var.
07 Ağu 2022

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.



