LinkedIn’de cinsiyet deneyi: Algoritmalar erkekleri daha mı çok seviyor?


Garanti BBVA Yatırım ile Paranın Bugünü Aposto olarak, Garanti BBVA Yatırım ile biraraya gelerek Türkiye’deki en yalın, anlaşılabilir ve pratik yatırıma giriş rehberini sunuyoruz. Paranın Bugünü video serimizin 11. bölümü yayında. Pek çok kaynağın, bilginin arasından alanının uzmanlarıyla derleyip en kolay şekilde öğrenilecek hale getirdiğimiz pratik bilgileri 16 bölüm boyunca sizinle paylaşacağız. Editörümüz Alp Akiş’in sunduğu bu seri, yeni bölümleriyle her hafta sizlerle buluşuyor. Serinin yeni bölümünde küreselleşmede yeni dönemi konuştuk: Küresel ticaret eskiden nasıl bu kadar ucuzdu? Küreselleşme neden yavaşladı? Şirketler yeni dünyaya nasıl adapte oluyor? Yeni dönem tüketicileri nasıl etkileyecek? Paranın Bugünü serisinin son bölümünü buradan izleyebilirsiniz.
Daha önce hiç kadın olduğunuz için LinkedIn’de daha az görünür olduğunuzu hissettiniz mi? Cevabınız “Evet” ise pek de haksız sayılmazsınız. Zira teknoloji sektöründe çalışan bir ruh sağlığı uzmanının yakın zamanda LinkedIn’de yaptığı bir cinsiyet deneyi, platform algoritmalarının erkek kullanıcıları daha fazla sevdiğine işaret ediyor. Deney ayrıca, son zamanlarda yüzlerce kadını LinkedIn’de görünür olabilmek için platformda “erkek maskesi” takarak akıma katılmaya teşvik ediyor.
Söz konusu akım, kariyer platformlarının algoritmalarındaki cinsiyet temelli önyargıları ve kadınların bir kariyer inşa ederken erkeklerle eşit fırsatlara sahip olup olmadığına yönelik soruları da yeniden tartışmaya açıyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜSİAD’ın yeni yönetim kurulu başkanı, Ozan Diren oldu. Vestel, Gökhan Sığın’ı yeni CEO’su olarak atadı. Ericcson, İsveç’te 1600 çalışanını işten çıkaracağını açıkladı. Famateks Tekstil konkordato ilan etti. TaleMonster Games yatırım aldı.
19 Oca 2026

YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.




