Marjane Satrapi'nin ardından: İran'ı manşetlerin değil, insanların göz hizasından anlattı

Persepolis'in yazarı Marjane Satrapi, 56 yaşında hayatını kaybetti. Fransız basınına ölüm haberini veren ailesi, Marjane Satrapi'nin ölüm nedenini açıklarken "yalnızca üzüntüden" öldüğünü söyledi. 14 ay önce, hem hayat hem de çalışma arkadaşı olan kocası Mattias Ripa'yı kaybetmişti. Ömrü boyunca bir ülkenin, bir evin, bir çocukluğun, bir ana dilin kaybını anlatan Satrapi'yi susturan şey de yine bir kayıp oldu.
“Üzüntüden öldü” cümlesi kulağa eski zamanlardan kalma, neredeyse masalsı bir açıklama gibi geliyor. Oysa bedenin yasa verdiği yanıt bazen sandığımız kadar mecazi olmayabiliyor. Tıpta “kırık kalp sendromu” ya da Takotsubo kardiyomiyopatisi diye bilinen bir tablo var: Ağır bir kayıp, ani bir korku, büyük bir sarsıntı kalbin çalışma biçimini geçici olarak bozabiliyor; belirtileri kalp krizini andırabiliyor. Üstelik bu tablo en çok kadınlarda görülüyor; vakaların yaklaşık %90’ını çoğu menopoz sonrası yaştaki kadınlar oluşturuyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Yasemin Kaya ve Utku Özer
Yasemin Kaya: ODTÜ’de iktisat lisansını, Boston Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladı. Geçmişte makroekonomi, finans sektörü ve ekonomi politikaları üzerine yazdı; bugün bu alanla bağını profesyonel iş hayatı üzerinden sürdürüyor. 2023’ten bu yana ise edebiyat, yayıncılık ve okuma kültürü üzerine yazıyor. İstanbul’da yaşıyor. Utku Özer: 1982 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden lisans derecesini aldı. 2006 yılında Marmara Üniversitesi’nde, Sovyet sonrası dönemde ulus inşası dinamiklerini ele aldığı teziyle Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisansını tamamladı. Doktora derecesini ise 2012’de İstanbul Üniversitesi’nden, “İmparatorlukların çözülmesi ve yeniden biçimlendirilmesinde milliyetçiliğin rolü: Osmanlı İmparatorluğu ve Rus Çarlığı örnekleri” başlıklı çalışmasıyla aldı. 2009–2012 yılları arasında Maltepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak görev yapan Özer, 2012–2015 yılları arasında aynı üniversitede yardımcı doçent olarak akademik çalışmalarını sürdürdü. 2016 yılında doktora sonrası araştırmalarını yürütmek üzere Yunanistan’a taşınan Özer, halen Atina’da yaşamakta ve çalışmalarını Athens Institute for Education and Research (ATINER) bünyesinde sürdürmekte.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.

İstanbul kültür ortamının hızlanmaya başladığı dönemde, 2001 yılında kurulan Galerist, 25. yılını "Gönül İşi" sergisiyle kutluyor. Galerist Direktörü Müge Çubukçu ile sergiden yola çıkarak galerinin 25 yıllık hafızası, İstanbul sanat ortamının dönüşümü, sanatçı-galeri ilişkilerinin görünmeyen katmanları, sanat üretiminin güçlü kökleri ve geçmişin yarattığı gelecek üzerine konuştuk.

Geçen hafta Macklemore ile Ed Sheeran arasında patlak veren ve müzik dünyasını sarsan krizin ardından, günümüz endüstrisinde siyasetin müzikten ayrı tutulamayacağına artık emin olduk. Ed Sheeran gibi küresel bir pop devinin dahi tarafsızlık kalesine sığınamayacağını kanıtlayan bu kriz, toz pembe sahnelerin çok geride kaldığını ilan ediyor.

Korku komedisi "Widow’s Bay"in 14 ödülle rekor kırdığı 78. Primetime Emmy Ödülleri’nde Apple TV, HBO ve Netflix’i geride bıraktı; drama kategorilerinde "The Pitt", mini-dizi kategorilerinde "DTF St. Louis" öne çıktı.




