Martı üç günde dörtte üç değer kaybetti

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Mobilite girişimi Martı'nın New York borsasında (NYSE) 13 Temmuz tarihinde gerçekleşeceği açıklanan halka arzı erkene çekilerek 11 Temmuz'da gerçekleşti.
Şirketin MRT koduyla 8,69 dolardan işlem görmeye başlayan hisseleri kısa süre içinde 5,03 dolar seviyesine kadar geriledi. Hisseleri kapanış saatinde 6,00 dolardan işlem gören Martı, ilk işlem gününü %44,08 kayıpla kapattı.
- Öte yandan: Martı’nın SPAC yöntemiyle gerçekleştirdiği halka arz partneri Galata Acquisition Corp. değer tahminini artırmış; 10,26 dolar olan tahmini geri ödeme değerini A sınıfı hisse başına 10,46 dolara kadar yükseltmişti.
Şirket, ABD borsalarında gerçekleşen halka arz ile yaklaşık 60 milyon dolar kaynak sağladı. Martı tarafından yapılan açıklamaya göre halka arz ile yaratılan kaynak, var olan şehir içi ulaşım hizmetlerini büyütmek ve paylaşımlı ek çevresel sürdürülebilir mobilite hizmetlerinin çeşitlendirilmesi için kullanılacak.
- Öte yandan: Şirket, açılma işlemi sonrasında bilançosuna yaklaşık 280 milyon dolarlık nakit girişi bekliyordu. NYSE'de açılış gongunu Martı CEO'su Oğuz Alper Öktem'in çaldığı 13 Temmuz günü şirketin hisseleri daha da gerileyerek günü 2,29 dolardan kapattı. Martı hisseleri açılıştan bu yana %73,64 değer kaybetti.
Martı, Türkiye ekonomisinin yaklaşık %71'ini oluşturan büyük kentlerde faaliyet gösteriyor. Şirketin kiraladığı araç sayısı geçen yıl %95 artışla 33 bine yükselirken, gelirleri de %47 artışla 25 milyon dolar oldu.
- Künye: 2019 yılında kurulan Martı'ya halka arz ile birlikte yeni yatırımcılar katılırken, halka arz öncesindeki başlıca yatırımcılar arasında Beco Capital, Autotech Ventures, PFG, Crescent Enterprises Ventures, EBRD ve Türkiye'den Actera bulunuyordu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Her beş çalışandan üçü, önümüzdeki 10 yıl içinde işini yapay zeka yüzünden kaybedebileceğinden korkuyor
14 Tem 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.



