Mode XL'den yeni albüm: Kendini aştığın bir 'vecd' hâli

1998 yılında, b-boy kültürüyle hemhal olan iki gencin, Evren Besta ve VEYasin'in kurduğu Mode XL, yola yeni albümleri "Esenboğa" ile devam ediyor. Tavizsiz ve sert bir çizgiyi benimseyen ikili, çok katmanlı altyapıları ve elektronik dokuları biraraya getiriyor.
Mode XL'den yeni albüm: Kendini aştığın bir 'vecd' hâli

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Yazı: Ömer Çeşit, Kerim Soysaldı

Bugün müzik, algoritmaların soğuk laboratuvarlarında üretilen, PR şirketlerinin ambalajladığı bir tüketim nesnesi hâline gelmiş durumda. Bu sentetik gürültünün tam ortasında tırnaklarla kazınmış, Ankara’nın ayazında demlenmiş ve betonarme ormanların arasından yükselen bir ses yankılanıyor. Mode XL yola tavrını bozmadan devam ediyor; modern zamanların pusunda bir yolunu bulma hikayesi anlatıyor.

Anlamın performansa ve görünürlüğe indirgendiği bu çağda, ruha dokunan şarkılara ve alternatif duruşa sahip çıkmak zorlaşıyor. Müzisyenlerin büyük bir kısmı pazar payını düşünmekten şarkıların özüne odaklanmayı bırakalı çok oldu. Mode XL ise tam bu noktada farklılaşıyor. 

Kendi hayatlarını bütün doğallığıyla yansıtan, piyasanın zorunlu kıldığı formüllere teslim olmayan bağımsız bir yapı sunuyor ve 28 yıllık bu "kusursuz kurgulanmış senaryoyu" şimdi yeni albümleri Esenboğa ile devam ettiriyorlar.

Batıkent ayazındaki 'sıfır noktası'

Her anlatının bir doğum yeri vardır; Mode XL için bu, 90’larda yeni yeni şehirleşmeye başlayan Batıkent atmosferi, Ankara’nın gri blokları ve iliklerine kadar üşüten soğuğu. 1998 yılında, b-boy kültürüyle hemhal olan iki gencin, Evren Besta ve VEYasin'in enerjisi ritimle buluştuğunda, Türk hip-hop tarihinin rotası kendiliğinden çiziliyor. Onların müziğe yönelimi, piyasa koşullarını gözetmeyen tamamen içgüdüsel ve sanatsal bir refleks.

İnternetin olmadığı, sample bulmanın imkansıza yakın olduğu o dönemde, çift kasetçalarlarla yapılan denemeler, 2001'de "Bo Bo Boom" ile ilk kıvılcımı çakıyor. O kayıtlarda fısıldanan basemode kelimesi, yıllar sonra kurulacak bir ekolün de müjdecisi oluyor.

Basemode: Bir okul, bir ekol

Rap yapanların "öteki" sayıldığı yıllarda, Mode XL başkalarının kapısını çalmak yerine kendi binasını inşa etmeyi seçti. Ankara’da altkültürlerin buluştuğu, dışarıdan bakıldığında Amerikan banliyölerini andıran Batıkent’te, gerilla usulü klip çekimlerinde ve yeraltı stüdyolarında geçen uykusuz gecelerle kurulan Basemode, bugün piyasada devleşen pek çok ismin yetiştiği bir mutfak hâline geldi. 

Mode XL, sistemi kurup anahtarı devrettikten sonra her zamanki gibi kendi patikasına, kendi özgün üretimlerine geri döndü; kendi sloganının arkasında durmaya devam etti:

"En güzeli sürüden ayrı serüven."

Mevzu makamı: Dilin ve derdin estetiği

Mode XL’i çağdaşlarından ayıran en keskin çizgi, dil ile kurdukları ilişki. Bugün pek çok sanatçı, Amerikan rap kültürünün sunduğu İngilizceye uyumlu harmonik kafiyeleri kendi diline monte ederek "kulağa kolay gelen" bir müziği tercih ederken; Mode XL, bu coğrafyanın dil yapısı üzerine kurulu, köklü bir anlatı geleneğini sürdürüyor.

Evren Besta ve VEYasin, Türkiye’nin yaşayan tek organik duosu olarak Karagöz-Hacivat tadındaki o kadim paslaşmayı ve geleneksel meddahlık sanatını modern bir formda diriltiyor. Bu atışma, esasen toplumu analiz etmeyi sağlayan bir beyin fırtınası gibi. Birbirlerinin sözlerini tamamlayan bu doğal diyalog hâli, grubun kimliğini inşa ediyor. Herkesin temaya ve atmosfere yüklenerek asıl "derdi" bastırdığı bir çağda, onlar hâlâ sahici bir insan hikayesi anlatabilen ender seslerden.

Esenboğa: Yeni çağın sert sound'u

Ve nihayet 2026... Esenboğa albümüyle taçlanan yeni dönem geldi. Bu albüm, gerçek anlatı geleneğinin evrimleşerek sürdürülmesi; Mode XL vizyonunun ulaştığı en progresif ve endüstriyel nokta.

Dur Kalk

Sound olarak tavizsiz ve sert bir çizgiyi benimseyen ikili, çok katmanlı altyapıları ve dinleyiciyi adeta duvara çivileyen elektronik dokuları biraraya getiriyor. Bu ses örgüsü, belli referanslara hapsolmayacak kadar geniş bir spektrumdan besleniyor.

Karakterin ölümsüzlüğü

Mode XL’in en büyük başarısı, ana akımın içinde "idare eder" bir rol oyuncusu olmayı reddetmesi. Ekonomik kaygılarla zevklerini ve dertlerini satmak yerine, kişisel seçimlerinin peşinden gitmeyi tercih ediyorlar. Bu duruşları onları sadakatle takip edilen alternatif birer figür hâline getiriyor. 

Mode XL, trendlerin geçici, karakterin ise kalıcı olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye'nin modern kent kültüründe kendi kendine yetebilen bu hareket, estetik dilini her seferinde bir adım daha ileriye taşıyarak yoluna devam ediyor. Oyun, Esenboğa transit noktasından tekrar başlıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi
DuendeDuende

HİKAYE

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

Barış Akpolat

·

10 Tem 2026

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'
DuendeDuende

HİKAYE

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.

Emre Eminoğlu

·

10 Tem 2026

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?