Mustafa Aslan


Bu sezon ENKA Sanat’ta #ÇokŞeyVar
ENKA Sanat ’ın birbirinden değerli sanatçıları aynı sahnede bir araya getiren yeni sezon programının ilk 4 etkinliğini hatırlarsan geçen haftalarda seninle paylaşmıştık sevgili Duende okuru. Programın devamında bolca müziğe doyacağımız…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
1. Kimdir?
Yaratıcı yönetmen, haberci, imposter sendromu mağduru.
2. Ne dinler?
İki arkadaşım Spotify'da hangi Muse şarkısını dinliyor görüneceğimin iddiasına girmeye başlamışlardı, ben de azalttım. Bu ara Rare Americans'a takmış durumdayım. Çok yavaş genişleyen bir listeyi sonsuz tekrarda dinlemeyi seviyorum. İçinde Al'york, Mor ve Ötesi, Muse, Rare Americans, Bowling For Soup ve 90BPM çok var.
3. Kimi takip eder?
Casey Neistat, Peter McKinnon, Johnny Harris, Cleo Abram, Jesse Driftwood gibi adını koyamadığım ama kafamda aynı kategoride topladığım içerik üreticileri var. Bunların yaptıkları işleri, etkileşime girdikleri kurumları takip ediyorum. Casey'in düzenli içerik üretmeyi bırakmış olması beni Avril'ın The Best Damn Thing albümünden daha fazla üzüyor.
4. Ne izler?
YouTube'ta çok vakit geçiriyorum. Kimse yeni bir şey yüklemediyse AoE 2 veya LoL videolarına düşüyorum. Tekrar Westworld'e başladım yakın zamanda. Rastgele Better Call Saul, Arcane ya da Castlevania bölümü açıp izlemeyi seviyorum.
5. Ne okur?
Uzun süredir bugüne kadar okuduğum kitaplarda altını çizdiğim yerleri okuyorum sadece.
6. Neyi tekrar eder?
"It won't be pretty."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Paul Thomas Anderson'ın son harikası Licorice Pizza'da hayat bulmanın heyecanına kapılıyor, Sub Factory'nin hikâyesine tanık oluyoruz. Dönüşte Madrigal konserinde buluşalım mı?
25 Şub 2022

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.



