🔍 Müzik endüstrisinde yarı yıl raporu

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Veri ve içgörü şirketi olan Luminate’nin yıl ortası müzik endüstrisi raporu yayımlandı. Rapordaki pek çok veri müzik endüstrisinin farklı alanlarda büyümeye devam ettiğini gösteriyor. Hem video hem de sesli içeriklerde dijital dinlenme sayıları geçtiğimiz yıla göre dünya genelinde yüzde 30,8 artış gösterdi. Bununla birlikte ABD’de plak satışları yüzde 21,7’lik artışla 23,6 milyon adete ulaştı. Bu da yıl sonuna geldiğimizde plak satışlarının 18. kez ard arda yılı yükselişte kapatacağına dair beklentileri arttırdı. Yılın en çok satan plağı, hiç de şaşırtıcı olmayan bir şekilde Taylor Swift’in rekor kıran Midnights albümü oldu.
Yine ABD’de CD satışlarında yüzde 3,8, kaset satışlarında yüzde 5,8 oranında artış kaydedildi. Tüm fiziksel ve dijital albüm satışlarında da yüzde 13,3 orasında artış oldu.
Diğer taraftan müzik endüstrisinde konser biletlerinin artışı devam ediyor. Eylül 2022’de ABD’de ortalama bir konser bileti 26 dolarken Mayıs 2023’e geldiğimizde bu fiyat 37 dolara yükseldi.
Yılın ilk yarasında en çok plak satışına ulaşan albümlerin arasında Fleetwood Mac ve Pink Floyd’un klasiklerinin yanı sıra Lana Del Rey ve boygenius gibi bu yıl yeni uzunçalarlarını paylaşanlar da var. Aşağıda tam listeye ulaşabilirsin.
2023 yılında ABD’de en yüksek satış yapan 10 plak:
- Taylor Swift – Midnights (251,000)
- Lana Del Rey – Did You Know That There‘s a Tunnel Under Ocean Blvd (132,000)
- Taylor Swift – Folklore (107,000)
- Tyler, the Creator – Igor (104,000)
- Fleetwood Mac – Rumours (103,000)
- Boygenius – The Record (100,000)
- Melanie Martinez – Portals (93,000)
- Michael Jackson – Thriller (85,000)
- Pink Floyd – The Dark Side of the Moon (85,000)
- Lana Del Rey – Born to Die (84,000)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
"The Lobster" postmodernizmin kimliklerin ve toplumsal normların kuruluşuna ilişkin sorgulamalarını, duygular sosyolojisinin temel meselesiyle buluşturur. Filmin asıl trajedisinin, insanların baskıcı kurallara itirazsız itaat etmelerinde değil, bu kuralların belirlediği duygusal ihtiyaçları kendi arzularıymış gibi yaşamalarında saklı olduğunu gösterir izleyiciye. David’in kişisel trajedisiyse, otelden ormana kaçmasına rağmen otelin “aşk kurallarını” da yanında götürmesidir.

M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.

24-31 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 63. Antalya Altın Portakal Film Festivali, yarışma seçkisi ve Film Forum etrafındaki tartışmalarla Türkiye sinemasının bugününü, geleceğini ve festivalin prestij iddiasını sorgulamaya açtı.

"Norm: The Tale of Norm Macdonald" bazen tanıdık görüntülerin rahatlığına fazla güveniyor, bazı güç soruların üzerinde daha uzun durabilecekken yeni bir şakaya geçiyor. Yine de Norm’la vakit geçirme duygusunu yakalıyor.



