Nesiller arası yeşil köprü: Çocuklarla sürdürülebilir değişim

Çocukların sürdürülebilirlik konusunda hem öğrenme hem de öğretme rollerini üstlenmelerini teşvik eden ve nesiller arası bilgi alışverişini öne çıkaran bir perspektif üzerine.
Nesiller arası yeşil köprü: Çocuklarla sürdürülebilir değişim

17 Şubat - Yapı Kredi Step - Angst
Yapı Kredi Step ile birlikte

Bu sayı Yapı Kredi Sürdürülebilir Tercih Programı ile birlikte ulaşıyor.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Çocukların, sürdürülebilirlik eğitimi aracılığıyla çevrelerini merakla keşfedip, doğayı koruma ve kaynakları bilinçli kullanma konusunda aydınlanma yolculuğuna çıktıklarını gösteren pek çok kaynak var. Bu, onların daha bilinçli ve sorumlu bireyler olarak dünyayı şekillendirmelerine olanak tanıyor. Buradaki kilit noktayı şu şekilde özetleyebiliriz: Eğitimin amacı, çocukları gelecekteki zorluklar karşısında çaresiz hissettirmek değil, aksine, kendi çaplarında olumlu değişimler yaratabileceklerini göstermek olmalı. 

Böylece bu yaklaşım, çocuklara sorunları fırsata çevirebilecekleri bir perspektif sunabiliyor ve küçük adımlarla büyük farklar yaratabileceklerini öğretiyor. Sürdürülebilirlik eğitimi, çocuklara doğa ile uyumlu bir yaşam sürmenin değerini ve önemini anlatırken, onları geleceğe karşı umutlu ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetiştirmeyi amaçlıyor. Yani ideal bir dünyada, aileler ve eğitimciler de bu süreçte, çocuklara destek oluyorlar.

Eğitimde sürdürülebilir yaşam tarzlarının temsili: Çocuklara sürdürülebilir yaşam tarzları hakkında eğitim vermenin önemi de büyük. UNESCO’nun yayımladığı bir raporda belirtildiği üzere, erken çocukluk döneminde sürdürülebilirlik eğitiminin ön plana çıkarılması, toplum ve çevre için koruyucu destek sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Yani bu yaklaşımla, çocukların sürdürülebilir bir gelecek için gerekli bilgi, beceri ve değerleri kazanmalarına olanak tanınabiliyor. 

Sürdürülebilir eğitim üzerine düşünmeyi bir fırsata çevirmek mümkün: Çocukların gözünden sürdürülebilirlik ne anlama gelebilir? Çocuklar, günlük yaşamlarında basit sürdürülebilir uygulamalar aracılığıyla bu süreçte nasıl aktif katılımcılar hâline gelebilir? Burada kurumların, ailelerin ve eğitimcilerin rolü ne?

Çocuklarda sürdürülebilir alışkanlıkların geliştirilmesi

Çocuklarda sürdürülebilir alışkanlıkların geliştirilmesi üzerine yapılan derinlemesine bir araştırma için eğitim, çevre bilimi ve psikoloji gibi çeşitli alanlardan gelen akademik araştırmaları ve uzman görüşlerini dikkate almak gerekiyor. Bu çok yönlü yaklaşım; eğitim programları, aile uygulamaları ve topluluk katılımının çocuklar üzerinde sürdürülebilirlik faaliyetlerine aktif katılımının nasıl teşvik edebileceğini anlamayı da içeriyor.

Aktif bir katılımcı olmak: Genel araştırmalar, erken çocuklukta verilen eğitimlerin çevre bilinci ve sürdürülebilir yaşam tarzlarına yönelik değerlerin oluşturulmasında kritik bir rol oynadığını gösteriyor. Çocukların, günlük yaşamlarında basit sürdürülebilir uygulamalar aracılığıyla aktif katılımcılar hâline gelmeleri sağlamak, eğitim programlarında ve günlük rutinlerde sürdürülebilirlik uygulamalarının entegre edilmesini mümkün kılıyor.

Avustralya’nın erken eğitim ağlarından yola çıkan bir raporda belirtildiği gibi sürdürülebilirlik, çocuklara doğal çevre kapasitesi içinde yaşamanın ve gelecek nesiller üzerindeki etkilerimizi en aza indirgemenin önemini öğreten bir yaşam biçimi.

Eğitim anlayışı ve müfredat entegrasyonu

Akademik araştırmalar, erken yaşlardan itibaren sürdürülebilirliğin eğitim anlayışına ve müfredatlara entegre edilmesinin önemini vurguluyor. Mesela, yine Avustralya’daki gibi eğitim çerçevelerine sürdürülebilirliğin dahil edilmesi ve proje tabanlı öğrenme yaklaşımlarının kullanılması, çocukların sürdürülebilir uygulamaları anlamalarını ve bu uygulamalara olan ilgilerinin önemli ölçüde artırabildiğini gösteriyor. 

Bu çalışmalar, çocukların bahçecilik, geri dönüşüm ve su tasarrufu gibi doğrudan kendi çevreleriyle etkileşime girebildikleri öğrenme aktivitelerine katıldıklarında, bu uygulamaları daha da içselleştirdiklerini ve önemini daha iyi anladıklarını gösteriyor. 2018 yılında Kadıköy Belediyesi’nin ücretsiz olarak düzenlediği ekoloji eğitimleri, buna iyi bir örnek. Ayrıca, Ekolojik Yaşam Merkezi’nde her yaştan insana hitap eden ekoloji eğitimleri devam ediyor.

Sürdürülebilir Gelişme Odaklı Eğitim modeline uygun olan bir diğer örnek olan Waldorf eğitimi, bu yöntemin başarısının altını çiziyor. Yunanistan’da bir Waldorf okulu üzerine yapılan vaka çalışması, Waldorf eğitiminin "sürdürülebilir bir okul" konseptini tanımlayan kalite standartlarının birçoğunu somutlaştırdığını ortaya koymuş. Eğitimciler, sürdürülebilirlik kavramının Waldorf eğitiminin felsefesi ve uygulamalarıyla dolaylı olarak entegre edildiğine ve okullarının ESD yönünde ilerlediğini ifade ediyor.

Rehber ve destekçi olmak: Aileler, eğitimciler ve kurumlar ne yapabilir?

Araştırmalar, çocukların bu uygulamaları günlük yaşamlarında uygulayan yetişkinleri gördüklerinde de sürdürülebilir alışkanlıkları daha etkili bir şekilde öğrendiklerini gösteriyor. Bu nedenle, mevcut toplum ve eğitim sisteminde aileler ve eğitimciler, sürdürülebilir davranışları modelleme ve deneyimsel öğrenme fırsatları sağlama konusunda kilit bir role sahip.

Çocukların sürdürülebilirlik konusunda, öğrenme ve büyüme süreçlerinde birer rehber veya destekçi olabilmeleri için su ve enerji tasarrufu yapılması veya geri dönüşüm aktivitelerine katılmak gibi basit eylemler yapılabilir. Onları sürdürülebilirlikle ilgili eylemlere teşvik etmek ve bu eylemlerin etkileri hakkında tartışmalar yapmak, sürdürülebilir yaşam tarzına olan anlayış ve bağlılıklarını derinleştirmeye yardımcı oluyor.

Sürdürülebilir yaşam tarzlarını teşvik etmenin yöntemleri

Çevresel sürdürülebilirlik hakkında farkındalık yaratmayı ve pratik çözümler geliştirmeyi amaçlayan çeşitli programlar ve kaynaklar var. Vanderbilt Üniversitesi’nin bu konuda yaptığı öneriler, şöyle sıralanabilir:

Disiplinlerarası yaklaşımlar: Sürdürülebilirlik konularını öğretirken, konuk konuşmacıların davet edilmesi, derslerin daha geniş bir bilgi ve fikir ağına bağlanmasını sağlıyor. Bu durum, öğrencilerin sürdürülebilirlik konularını daha geniş bir bağlamda görmelerine ve çeşitli perspektiflerden öğrenmelerine yardımcı olabiliyor.

Yer temelli (place-based) ve proje bazlı öğrenme: Sürdürülebilirliği öğretmek, öğrencileri lokal ekoloji ve topluluklar hakkında düşünmeye teşvik eden proje bazlı pedagojik yaklaşımlarla mümkün. Örneğin kampüsün bir sürdürülebilirlik laboratuvarı olarak kullanılması, öğrencilerin kendi yurtları ve yemekhanelerinde gözlemledikleri sürdürülebilirlik sorunlarına çözümler üretmelerine olanak tanıyabiliyor.

  • Örneğin ABD’deki Massachusetts eyaletinde konumlanan Ipswich Middle School’daki öğrenciler, Ipswich Nehri’nin su kalitesi üzerine çalışmalar yaparak, çevrelerini daha iyi anlamaları ve korumaları için pratik bilgiler edinmişler.
  • Hawaii’deki SEEQS: The School for Examining Essential Questions of Sustainability’de öğrenciler, Hawaii ile ilgili temel sorular etrafında şekillenen ve yıl boyunca süren, disiplinlerarası projeler üzerinde çalışıyorlar. Bu projeler, öğrencilere çevresel sorunların karmaşıklığını anlama ve bu sorunlara pratik çözümler geliştirme fırsatı sunuyor.

Ekolojik ayak izini hesaplamak: Ekolojik ayak izi hesaplayıcıları, öğrencilerin çevresel sürdürülebilirlik ve direnç hakkında önemli diyaloglar başlatmaları için değerli bir başlangıç noktasıdır. Bu hesaplayıcılar, kaynak tüketimini kaynakların ulaşılabilirliklerine göre değerlendirir ve bireylerin, kampüs topluluklarının, şehirlerin veya tüm ulusların tüketimini ele alarak hesaplama yapabilir.

Sürdürülebilir seçeneklerin temsili: Boston Consulting Group tarafından belirtilen bir yaklaşımın ortaya koyduğu üzere şirketler ve eğitim programları, sürdürülebilir seçenekleri müşterilerin ve öğrencilerin satın alma yolculukları boyunca öne çıkararak, sürdürülebilir ürün ve hizmetlere olan talebi hızlandırabiliyor. Sürdürülebilir seçeneklerin kolayca bulunup temin edilebilir hâle getirilmesi, sürdürülebilir yaşam tarzlarına yönelik pozitif bir sosyal baskı oluşturabiliyor.

  • Örneğin Yapı Kredi Step, BCG tarafından belirtilen yaklaşımla paralel bir strateji izliyor. Sürdürülebilir Tercih Programı; kullanıcılarına sürdürülebilir tercihler yapma konusunda rehberlik ederken aynı zamanda sürdürülebilir tercihler yapmaları için de çeşitli teşvikler sunuyor. Bu tercihler sonucunda Step puan kazanan kullanıcılar, puanlarını sürdürülebilirlik odaklı STK’lara bağışlayarak sürdürülebilir yaşam tarzlarını destekleyen pozitif bir sosyal baskı oluşturuyor. Programın bu çabaları, sürdürülebilirlik kültürünün ve bilincinin toplum genelinde yayılmasına önemli bir katkı sağlıyor.

Sonuç: Sürdürülebilir gelecek için toplumsal katkı

Bütün bunlar göz önüne alındığında, çocukların büyüdüğü topluluk ve kültürel bağlamların, sürdürülebilirlikle olan etkileşimlerini önemli ölçüde etkilediği sonucunu çıkarabiliyoruz. Neyse ki eğitim kurumları, yerel topluluklar ve çevre örgütleri arasındaki iş birlikleri, çocuklara sürdürülebilirlik konusunda daha geniş deneyimler ve perspektifler sunabiliyor

Topluca düzenlenen çevre temizlik günleri, geri dönüşüm merkezlerine yapılacak ziyaretler ve yerel sürdürülebilirlik girişimlerine katılmak gibi deneyimler, çocukların sürdürülebilirlik anlayışını sadece artırmakla kalmıyor, aynı zamanda, çevresel koruma konusunda sorumluluk duygusu geliştirmelerine de yardımcı oluyor.

Bu yazının odak noktası olan çocukların ve toplumun her kesiminin sürdürülebilirlik alanında yapılan çalışmalara katılmaları, toplumsal değişime katkıda bulunabilir. Olumlu bir etki yaratmayı amaçlıyorsak sürdürülebilir bir geleceğin inşasında kolektif bir şekilde yer alabiliriz.

✳️ Editörün notu: Sürdürülebilir eğitim ve teknoloji hakkında kaleme aldığımız yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🤝 Nesiller arası yeşil köprü: Çocuklarla sürdürülebilir değişim

Çocukların sürdürülebilirlik konusunda hem öğrenme hem de öğretme rollerini üstlenmelerini teşvik eden ve nesiller arası bilgi alışverişini öne çıkaran bir perspektif üzerine.

17 Şub 2024

Yapı Kredi Step ile birlikte
Nesiller arası yeşil köprü: Çocuklarla sürdürülebilir değişim

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'

2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi Süheyla Doğan’a bu ödül başta Kazdağları olmak üzere pek çok yerde ekoloji mücadelesini cesaretle sürdürdüğü, doğayı ve yaşamı savunmaktan vazgeçmediği, kadın hakları için mücadele ettiği, devlet destekli ekokırım projelerine karşı ısrarla ses çıkardığı ve doğayla birlikte yaşam hakkını savunduğu için verildi. Doğan, “Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim. Baskıların da bir sonu olacak. Geleceğe dair umutlarımı da kaybetmiyorum” diyor.

Pelin Cengiz

·

19 Eyl 2026

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'
AngstAngst

HİKAYE

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...

Nazlı Tan

·

16 Eyl 2026

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?
AngstAngst

HİKAYE

Milenyallerin seçenek krizi: İradece özgür müyüz, ihtimallerce tutsak mı?

Y kuşağından önceki kuşakların takip ettiği "eğitim, iş, terfi, evlilik, çocuk, ev, emeklilik" senaryosu çökeli çok oluyor; yerine yeni bir senaryo da konmadı. Milenyaller, yetişkinliğin her şeyi çözmek ve garanti bir hayat kurmak olmadığını deneyimleyerek öğrenen, aynı anda sonsuz seçenekli bir dünyaya uyum sağlamaya çalışan ilk kuşak oluyor. Peki çok seçenek gerçekten özgürlük mü? Yaşanan ne kararsızlık ne de kimlik krizi; bildiğiniz seçenek krizi.

Elif Bayram

·

16 Eyl 2026

Milenyallerin seçenek krizi: İradece özgür müyüz, ihtimallerce tutsak mı?
AngstAngst

HİKAYE

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?

Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Ayça Örer

·

13 Eyl 2026

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?
AngstAngst

HİKAYE

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Metin V. Bayrak

·

13 Eyl 2026

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?