

O artık Türkiye İş Bankası İstanbul Maratonu Tüm nesillere ilham veren, sağlıklı ve dinamik bir yaşamı temsil eden sporun ve sporcunun yanında olmayı ilk günden bu yana kıymetli bulan Türkiye İş Bankası , Paris 2024 Olimpiyat Oyunları için Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi ile güç birliğine gitmesinin ardından sporu teşvik eden yepyeni bir adım attı. Neler oluyor? 99 yıldır kendi alanında bir maraton koşan Türkiye İş Bankası, hem kendi hem Cumhuriyetin 100. yılı sevincini kutladığı çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek Türkiye’nin ilk ve en geniş katılımlı spor etkinliği olan İstanbul Maratonu ve İstanbul Yarı Maratonu’na desteklerini sunuyor. İstanbul Maratonu ve İstanbul Yarı Maratonu artık “Türkiye İş Bankası İstanbul Maratonu” ve “Türkiye İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu” adlarını taşıyarak Türkiye’den ve dünyadan sporcuları ağırlayacak. Türkiye İş Bankası İstanbul Maratonu 5 Kasım’da koşulacak. Neden önemli? İstanbul Maratonu’nun kıtalar arası koşulan tek maraton olması, İstanbul Yarı Maratonu’nun dünyanın en hızlı parkurları arasında yer alması ve Türkiye topraklarında kırılan tek atletizm rekorunun sahibi olması büyük önem taşıyor. Her iki koşunun da Türkiye’nin dünya çapında en çok bilinen ve en büyük yol koşuları olması birçok anlamda dikkat çekici.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Kişisel sergi. Cengiz Çekil’in bugüne kadar gerçekleşen en kapsamlı sergisi.
- Nerede? Arter
- Ne zaman? 22 Ekim’e kadar
- Neden gitmeli? Sanatçı, yapıtlarının önemli bir bölümünü oluşturan; saatler, gazeteler ve takvimler aracılığıyla gündemi, güncel eğilimleri ve dönemin hakim düşünce sistemlerini gözlemleyebilmek için.
- Not almalı: Sergi, sanatçının bir deftere yaklaşık 2 ay boyunca her gün “Bugün de yaşıyorum” yazmasından yola çıkıyor. Bu retrospektif sergi, Çekil’in yaşamı tüm zorluklarına rağmen kutlayan gündelik bir ritüel olarak konumlandırdığı üretimini paylaşmayı ve sanatçının yapıtlarının hâlâ güncelliğini koruduğunu vurgulamayı hedefliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu ayki duraklar arasında; 212 Photography İstanbul, Bugün de Yaşıyorum, Gelecek Hatıraları, Yırtık ve daha niceleri var.
05 Eki 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Kar-kış demeden güne Boğaz'ın soğuk sularına atlayarak başlayan İstanbulluların sayısı her geçen gün artıyor. Sarayburnu'ndan Suadiye'ye, oradan Bebek'e, şehrin farklı noktalarından denize giren bu cevval yüzücüler arasında Kapalıçarşı esnafından eski bankacılara, lisanslı sporculardan hiç yüzme bilmeyenlere pek çok farklı profil var. Ortak noktaları ise üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denize sırtlarını dönmeyi reddetmeleri...



