OECD ve İşgücü Piyasası


Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), İşgücü Piyasası Raporu'nun nisan ayı güncellemesini yayımladı. Yayımlanan güncelleme raporunda, OECD bölgesinin istihdam ve işgücüne katılım oranlarının 2022'nin dördüncü çeyreğinde sırasıyla %69,6 ile %73,3'e yükselerek rekor kırdığı ifade edilirken, OECD ülkelerinin neredeyse yarısının bu iki gösterge için rekor seviyeler bildirdiği belirtildi.
Raporda ayrıca Şubat 2023'te OECD kadın istihdam oranının %62,5, kadınlar işgücüne katılım oranın ise %66 ile rekor seviyede gerçekleştiği, işsizlik oranının da %4,8 ile rekor düşük seviyede gözlemlendiği ifade edildi.
Raporda yer alan verilere göre OECD ülkeleri arasında en yüksek işgücüne katılım oranı %83,9 ile İzlanda'da gözlemlenirken, kadınların istihdama katılımında en yüksek oran ise %77 ile Kanada'da kaydedildi.
🇹🇷 Türkiye: Türkiye ise %53,9 işgücüne katılım oranı ile 38 OECD ülkesi arasından sonuncu oldu. Buna rağmen raporda, Türkiye'de bu oranın 2005 yılından bu yana rekor seviyede yer aldığı ifade ediliyor.
- Türkiye, kadınların istihdamı konusunda da OECD ülkelerinden önemli ölçüde ayrışıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan son verilere göre Türkiye'de kadın istihdam oranı %31,8, bu alanda OECD ortalaması ise %62,5 seviyesinde.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD ve Avrupa kaynaklı veri akışı ile akışı takip eden mesajlar para politikalarında karışık bir beklenti seti yaratmaya devam ediyor.
17 Nis 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.

Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Robert Hall ve Michael Woodford’un çalışmalarının ortak noktası, ekonomik istikrarın yalnızca bugün alınan kararlara değil, insanların geleceğe ilişkin beklentilerine de bağlı olduğu düşüncesi oldu. Ödülün gerekçesinde “makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellere yaptığı katkılar” ifadesi yer alırken burada Türkiye açısından da önemli çıkarımlar var. Bu teze göre, ekonomik istikrarın toplumsal karşılığı tek başına enflasyonun düşmesi değil.



