Otomotivde Ocak ayı rekoru ve 'ama'sı...

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
2024 Ocak'a dair otomotiv satış rakamları açıklandı. 2023'ü rekor satışlarla noktalayan otomotiv sektörü yılın ilk ayını da “tüm yılların en iyi ocak ayı” olarak bitirdi. Ocak ayında toplamda 79 bin adet araç satıldı, bunun yaklaşık 65.000'ini otomobil, 17.000'ini de hafif ticari araçlar oluşturdu. Öte yandan, bu rekorun bir de “ama”sı var… Şöyle ki bu rakamın %46’sı engelli vatandaşlar için uygulanan özel tüketim vergisi (ÖTV) muafiyetiyle alınmış. Yani indirimden yararlanmak için bu fırsat değerlendirilmiş.
Kısaca özetlemek gerekirse, ÖTV engelli araç limiti 2023'de 1 milyon 4 bin 200 TL olarak uygulanırken bu rakam 2024 için 1 milyon 591 bin 255 TL'ye yükseltildi. Yani bu kapsamda yer alan vatandaşlar, vergiler dahil nihai fiyatı ve motor hacmi 1.6 litreyi geçmemek kaydıyla sıfır kilometre otomobil satın alabilmekte. İşte önemli bir topluluk bu uygulamadan yararlanmak için bayilere akın etmiş.
Şimdi biraz da detaylara bakalım.
Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, geçen ay bir önceki yılın aynı ayına göre %56,6 büyüyerek 79.701 satış yaptı. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, otomobil satışları Ocak 2024'te geçen yılın aynı ayına göre %71,7 artarak 64 bin 41, hafif ticari araç pazarı %15,1 artarak 15.660 adet oldu. 10 yıllık ocak ayı ortalama satışlara göre, otomobil ve hafif ticari araç pazarı %131,2, otomobil pazarı %147,1, hafif ticari araç pazarı %82,9 büyüdü.
Detaylar: Pazarın %89,6'sını vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 40 bin 279 adetle %62,9 pay, B segmenti otomobiller 16.862 adetle %26,3 pay aldı.
- Gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen %52,6'lık pay ve 33.705 adet ile SUV otomobiller oldu. SUV otomobilleri %30,3 pay ve 19.407 adet satışla sedan, %15,3 pay ve 9.827 adet satışla H/B otomobiller takip etti.
- Benzinli otomobil satışları 41.212 adetle %64,4 pay, hibrit otomobil satışları 10.206 adetle %16 pay, dizel otomobil satışları 8.055 adetle %12,6 pay, elektrikli otomobil satışları 3.973 adetle %6,2 pay ve otogazlı otomobil satışları 541 adetle %0,8 pay aldı.
- Otomatik şanzımanlı otomobiller; 55.902 adetle %87,3 pay alırken manuel şanzımanlı otomobiller 8.139 adetle pazarın %12,7'sini oluşturdu.
- Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre, van gövde tipi %71,1 pay ve 11.136 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken, kamyonet gövde tipi %14,4 pay ve 2.249 adetle ikinci sırada yer aldı.
Elektrikli satışları: 160 kilovat altındaki elektrikli otomobil satışları %453,1 artarak %84,2'lik pazar payı, 160 kilovat üstü elektrikli otomobil satışları %34,5 artarak %15,8 pazar payı aldı. 1600cc altındaki otomobil satışları %56,5 artarak %76,9, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları %31,5 artarak %0,7, 2000cc üstü otomobil satışları %65,9 artarak %0,2 paya sahip oldu. 100-120 gr/km arasındaki otomobiller 20.867 adetle %32,6, 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 15.169 adetle %23,7 paya ulaştı.
Çin merkezli otomobil markaları: Haftalardır konuştuğumuz gibi, Çin'den Türkiye’ye elektrikli otomobil getirmek akıl almaz bir tebliğ ile sınırlandırıldı, adeta yasaklandı. Şimdi Ocak ayı Çinli markaların satışlarına bakalım: Chery 4.450 adet, MG 971 adet, BYD 155 adet, Skywell 33 adet, Leapmotor 22 adet, DFSK 21 adet, Maxus 20 adet, Hongqi 2 adetlik satış kaydetti. Şimdi gözler bu tebligatın revize edilmesinde.
Sonuç olarak: Detaylara bakıldığında ekonomik şartlara, dövizin fırlamasına, alım gücünün düşmesine, ÖTV ve KDV’ye, akaryakıt, köprü, otoban ve yol giderlerinde artışa rağmen rekor satış elde edildi. 85 milyonluk nüfusumuzla kişi başına düşen otomobil sayısı çok düşük kalmış olsa da rakamlar otomotiv sektörünün gemisini güvenle yüzdürüyor. Bir "Avrupalı" olamadığımız için de bu oranlara bakıp da kıyas yapmamak daha doğru olur.
- Haberin devamına linkten ulaşabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
İnovasyon süreçlerine şüpheci yaklaşan toplum, hükümetlere değil iş dünyasına güveniyor. Fitch Ratings, Kızıldeniz'deki liman tıkanıklıklarının Covid-19 dönemine kıyasla daha küçük ve yerel olduğu belirtti.
05 Şub 2024

YAZARLAR

Ahmet Çelik
Otomobil Gazetesi, OtoDergi

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.




