Özlemiştik: NBA normal sezonu başladı

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Basketbola aşık olmak için ne güzel bir hafta değil mi? Oyuncular, antrenörler, genel menajerler, yayıncılar ve izleyiciler; NBA temellerinin dayandığı kolların tümü yaz tatilini, 2 yıl sonra ilk kez pandemi etkisinin tamamen ortadan kalktığı bir sezona hazırlanmanın heyecanı ve keyfi içerisinde geçirdiler. Salı gecesi, Atlantik Grubu’nun saha dışı olaylarla gündeme gelen kaotik takımı Boston Celtics’in James Harden-Joel Embiid partnerliği ile rekabetçi konuma yükselen Philadelphia 76ers’ı ağırladığı maçla başlayan normal sezon, son şampiyon Golden State Warriors’ın Los Angeles Lakers karşısında boy göstermesiyle devam etti.
Çarşamba gecesi ise lig, her sezon başı olduğu gibi tam anlamıyla bir karnaval alanına dönüştü; Milwaukee Bucks ve Los Angeles Clippers dışında sahaya adımını atmayan takım kalmadı. Pandemi sonrasında süresi nazaran kısalan, haziran ayındaki finaller ile ekim ayındaki ilk hava atışının arasındaki zaman diliminin ne denli büyük bir önem taşıdığı da bu yoğun başlangıçla birlikte tekrar gözler önüne serildi. Salı gecesinden itibaren sahne alan maçların birçoğunda dakika bulan oyuncular, basketbol topuna aç gözüken ruh hâllerini gizlemediler.
Normal sezon çok uzun. Bu ‘çılgın’ temponun bir noktadan sonra, özellikle All-Star hafta sonuna yaklaşıldığında törpüleneceğini söylemek çok uçuk bir tahmin değil. Bu dönem ufukta belirene kadar kendimizi tempoya kaptırmaktan daha iyi bir fikir yok gibi gözükürken pek çok iddialı takımın hararetli sezon başlangıçları bizlere “beklediğimize değmiş” cümlesini rahatlıkla kurdurtuyor. Açılış gecesi ve çarşamba günü, 2015’te ligin mottosu olarak benimsenen “This Is Why We Play” cümlesinin altını net şekilde doldurdu. Peki ilk iki günde neler oldu, hep birlikte hatırlayalım.
Ritim

Zion Williamson/New York Times
New Orleans Pelicans, yeni sezonu sabırsızlıkla bekleyen takımlar listesinin başını çekerken çalkantılı bir yazı geride bırakan Brooklyn Nets’e karşı aldığı dominant zaferle birlikte saha içi ve dışında gelişim kaydettiğinin sinyallerini verdi. 2019 Draft’ında ilk tur 1. sıradan seçtiği Zion Williamson’dan bugüne kadar sakatlıklar nedeniyle maksimum verimi alamayan Pelicans’ın geçtiğimiz yaz gündeminde ayrılık iddiaları alevlenen genç yıldızı takımda kalmaya ikna etmek vardı. Bugün geldiğimiz noktada ise genç koç Willie Green, Zion’ın tekrar oynamaktan keyif alacağı ve benimseyeceği bir çekirdeği yaratmış durumda. Geçtiğimiz sezon, takas döneminin son gününde Portland Trail Blazers’ın tecrübeli ismi CJ McCollum’u kalabalık bir takas sonucu takıma katan Pelicans, sezonun kaderini bu noktada değiştirmiş ve play-in’den dahil olduğu play-off’un ilk turunda Phoenix Suns’a elense de tarafsız izleyicilerin ağızlarında güzel bir tat bırakmıştı. Şimdi CJ McCollum, Brandon Ingram, Herbert Jones, Jonas Valanciunas yapısına superstar konumundaki Zion’ı entegre eden Pelicans, Batı Konferans’ının en dişli yapılarından biri konumunda. Zion’ın sağlıklı kalması, onlar için öncekilerden daha kolay bir normal sezonu vadediyor.
- Barclays Center’daki 130-108’lik galibiyette Zion Williamson-Brandon Ingram-CJ McCollum üçlüsü toplam 74 sayılık katkı verdi. Maçta hiç geriye düşmeyen Pelicans, en büyük farkı hücum ribauntlarında yarattı: Pelicans maç boyu 21 hücum ribaundu alırken Brooklyn’de bu sayı yalnızca 9’du.
Başlangıç
Bu sezon itibariyle yeniden yapılanma tuşuna basan Utah Jazz’den Cleveland Cavaliers’a takaslanan 26 yaşındaki yıldız skorer Donovan Mitchell, Cavs formasıyla ilk resmî mücadelesine Toronto Raptors karşısında çıktı ve tam anlamıyla ‘parıldadı’. Oyunun iki yönünde de ciddi katkı veren ve maçı 9 asistle tamamlayan yıldız isim, kaydettiği 31 sayıyla birlikte Ron Brewer’ı yakalayarak Cleveland Cavaliers tarihine de geçmeyi başardı: Cavs formasıyla çıktığı ilk maçta Milwaukee Bucks’a 31 sayı atan Ron Brewer, Aralık 1981’den beri ilk maçında +30 sayı bulan tek oyuncu olma unvanını elinde bulunduruyordu. Özellikle geçtiğimiz sezonun başında Evan Mobley’yi draft ettikten sonra ivmelenen ve Ohio sakinlerini yeniden salona çekmeyi başaran Cavs, takımın son eksik parçasını da kadroya katarak doğuda daha da iddialı şekilde ilerlemeyi hedefliyor: kendi şutunu yaratabilen ve takımın dizginlerini elinde tutabilen bir yıldız.
- Cleveland Cavaliers, Toronto Raptors’a 108-105 mağlup olurken Mitchell 31 sayıyla maçın en skorer ismi oldu.
Kalite

Jason Tatum/NBA
Normal sezonun açılış maçında Boston Celtics ve Philadelphia 76ers arasında oynanan nefes kesici 48 dakika, bize sezonun en kaliteli eşleşmelerinden birini sunmuş olabilir. Maç boyunca öne geçen takımın 9 kez değiştiği gösteride Celtics’in iki yıldız ismi Jaylen Brown ve Jason Tatum toplamda 70 sayıya ulaşarak, MVP sezonundan kareler sergileyen James Harden’ın Sixers’ı karşısında takımı galibiyete taşımayı başardılar. Sürükleyici oyuncular maç sonucundaki büyük farkı yaratsalar da bazı rol oyuncularındaki performanslar da es geçilmemeli. Celtics’in bu yaz en önemli eklemesi olan ve hücumun sıkıştığı noktalarda bireysel becerisiyle skor üretmeyi başaran Malcolm Brogdon, 24 dakikada 16 sayı 4 asistlik bir katkıda bulundu. Philadelphia’da Embiid ve Harden ikilisine en büyük destek, özellikle son çeyreğin başında etkili olan Tyrese Maxey’den geldi.
- Doğu Konferansı’nın iki büyük şampiyonluk adayını play-off arenasında da karşı karşıya görmemiz çok muhtemelken açılış maçında parkeye yansıyan yüksek tempo, bize gelecek için de verimli bir fragman niteliğindeydi.
Heyecan
2010’lu yılların ortasında bir araya getirdikleri ve lig ortalamasının üzerindeki kadrolarla play-off ilk turunun ötesine geçmeyi başaramayan Detroit Pistons ile Orlando Magic, 2020’li yıllara ise — yine benzer şekilde — yeniden yapılanarak adım attılar. Ancak bu iki örneğin de Pete D’Alessandro veya Vlade Divac genel menajerliğindeki Sacramento Kings’in yaptığı gibi gibi sonsuz bir yeniden yapılanma sürecinden tamamen farklı yönde ilerledikleri bariz. Çarşamba gecesi karşı karşıya gelen iki 23 yaş ortalamalı ekibin mücadelesinde, 2022 draft’ının ilk seçimi olan Paolo Banchero liderliğindeki Magic farkı ilk periyotta çift hanelere kadar çıkartsa da Pistons’ın kenardan aldığı katkı takımı maça ortak etti. NBA’in en genç oyuncusu konumundaki 13. sıra seçimi olan Jalen Duren’in 22 dakikadaki 14 sayı 10 ribaund 3 blokluk performansı Pistons’a 113-109’luk galibiyeti getirirken Duren, kulüp tarihinin en genç double-double yapan ismi oldu. Pistons’ın diğer bir lotarya seçimi olan Jaden Ivey’nin 19 sayılık performansı, genç oyuncunun ‘Batman’ rolündeki Cade Cunningham’e iyi bir ‘Robin’ olabileceğini düşündürttü. Magic’de ise mağlubiyete rağmen Banchero’nun takım liderliğine soyunuşu yüzleri güldürüyor.
- Çaylak Paolo Banchero, LeBron James’ten sonra bir ilki başardı. 27 sayı, 9 ribaund ve 5 asist üreten genç yıldız, LeBron’dan bu yana ilk maçında 25 sayı, 5 ribaund, 5 asist yapan ilk 1. sıra seçimi oldu. Magic’de Jalen Suggs 21, Franz Wagner 20 sayıyla oynadı.
Reaksiyon

Mavs Moneyball
NBA’de çok kısa süreli olmasına rağmen arşivlere dahil olan bir rekabet küllerinden doğuyor. 2005 ve 2006 play-offlarında karşı karşıya gelen ve yakın geçmişin tarihe geçen serilerini sunan Phoenix Suns - Dallas Mavericks kapışması, birbirine aşırı derecede sempati beslemeyen iki büyük figür Devin Booker ve Luka Doncic’in bireysel rekabetleriyle tekrar alevlendi. 2021’de final oynayan ve hedefleri büyüterek ilerleyen Phoenix’i geçtiğimiz sezon konferans yarı finalinde ezici bir üstünlükle 7. maç sonunda eleyen Doncic ve Dallas’ın yeni sezonu Phoenix’te açması da pek sürpriz değil. Üstelik çarşamba gecesi oynanan maç, son 5 sezonun açılış haftaları baz alındığında 1,6 milyon izleyiciyle rekoru da kırmış durumda. Devin Booker’ın, 22 farktan dönerek kazandıkları maçın sonunda yaptığı ‘intikam’ kokan açıklaması da bu iki organizasyon arasındaki rekabetin artarak devam edeceğinin ipucunu veriyor.
- Devin Booker maçta 41 dakika süre alırken yüzde 50’lik bir isabet oranıyla 28 sayı üretti. Luka Doncic ise 37 dakika sahada kalarak 35 sayıyla maçı tamamladı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Umut Öztürk
Premiercast.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.





