Perakendeciler iade ödemekten yoruldu


Tedarik zinciri ve satın alma yönetimi için işinizin yanında: Zer Önceliklerin her gün değiştiği, riskleri yönetmenin zorlaştığı iş dünyasında şirketlerin en önemli önceliği her tür belirsizliğe karşı kendilerini hazırlıklı ve donanımlı hâle getirmek. Satın alma ve tedarik zinciri yönetimi bu hazırlığın başında geliyor. Koç Topluluğu ’nun kurumsal satın alma ve tedarik zinciri yönetiminde uzmanlaşan şirketi Zer ’in stratejik iş ortaklığıyla işlerinizi daha dayanıklı ve esnek hâle getirebilirsiniz. Zer ’in strateji, uzmanlık ve teknolojiyi buluşturan iş modeliyle faaliyetlerinizi, maliyetlerinizi ve riskleri etkin şekilde yönetebilirsiniz. Ne yapıyor? Zer , 20 yıla uzanan satın alma ve tedarik zinciri yönetimi deneyimi, farklı sektörlere hâkimiyeti, alanında yetkin uzman kadrosu ve geliştirdiği teknoloji çözümleriyle binlerce şirketin satın alma ve tedarik zinciri yönetimi sürecini yürüterek iş süreçlerini hızlandırıyor, kolaylaştırıyor ve değişken ticari koşullarda dahi tasarruf etmelerini sağlıyor. Zer , satın alma ve tedarik zinciri süreçlerinin tüm aşamalarında, sektör ve tedarikçi dinamiklerini analiz eden ve sektörlere özel uzmanlık sunan yapısıyla iş ortaklarının belirsiz piyasa koşullarında dahi öngörülü ve hazırlıklı olmalarını sağlıyor. Stratejik satın alma çözümü Promena ile dünyanın pek çok ülkesinden müşterisine stratejik satın alma hizmeti veren, kurumsal sipariş kanalı ZerOnline ’ın yanı sıra lojistik, hizmet, malzeme satın alma ve online/offline medya hizmetleri sunan Zer, çoklu sektör uzmanlığıyla ticaretin nabzını tutan bir şirket kimliği taşıyor. Zer’i yakından incelemek ve sunduğu stratejik çözümlerle tanışmak için web sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Online alışverişin yükselişinin önemli bir parçası olan ücretsiz iade dönemi sona eriyor. Pandemi dönemindeki yoğun online alışveriş, ücretsiz iade politikalarının geliştirilmesine ve tüketicilere geniş bir geri iade imkanı sunulmasına neden oldu. Ancak birçok perakendeci, iade paketleri için ödeme yapmaktan sıkıldı. Bu durum, bazılarının ücretsiz iade politikalarını revize etmesiyle ve iade işlemleri için ücret talep etmeye başlamasıyla sonuçlandı.
Arka plan: Daha fazla insanın online alışveriş yaptığı pandemi döneminde iade oranları çok arttı. Ulusal Perakende Federasyonu'na göre; 2022'de iade oranı, 2020'deki %10,6 seviyesinden %16,5'e yükseldi ve perakendecilere 816 milyar dolara mâl oldu.
Bilgi notu: Ambalaj, navlun ve işçilik maliyetleriyle birlikte iade işlemlerinin gerçek ürün fiyatının yaklaşık üçte birine mal olduğu hesaplanıyor. Tüketicilerin %63'ü, istemediklerini iade etmek amacıyla aynı ürünün birden fazla bedenini veya versiyonunu sipariş ettiklerini söylüyor – bu oran 2019'da %55 seviyesinde imiş.
- Dahası: "Çevrimiçi satın al, mağazada iade et" (BORIS) iade dolandırıcılığının, perakende dışı sektörlerde yapılan iadelerdeki dolandırıcılıktan %48 daha yüksek olduğu öngörülüyor.
Çevrimiçi iade oranları %21 azalarak genel iade oranlarıyla aynı seviyeye gelmiş durumda ve bu durum 2019'dan beri ilk kez görülüyor. Yani, perakende satışları artarken, iade oranları genel olarak sabit kalmış; çevrimiçi satışlardaki düşüş, genel iade oranları ile uyumlu hale gelmiş.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Perakendeciler 2022 yılında iadelere ödemelerine 800 milyar dolardan fazla para harcadı, 4 günlük çalışma haftası teklif eden iş ilanlarında artış görüldü.
06 Kas 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



