Piyasa Takas Fiyatı’nda 2024 yılı beklentileri


Enerji yönetiminde yepyeni, dijital bir çağ: Apollo Apollo IoT yapay zekası ile anında enerji maliyetlerinizi düşürebilirsiniz. Hem de hiçbir yatırım maliyeti ve entegrasyon gerekmeden. 10 gün ücretsiz demo ile anında firmanızda enerji maliyetlerini düşürmek için Apollo ’yu buradan keşfedebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Öncelikle belli bir miktarın üstünde elektrik tüketen her işletmenin aşina olduğu Piyasa Takas Fiyatı'nın (PTF) ne anlama geldiği ile başlayalım:
PTF elektrik piyasasının, yani borsasının gösterge fiyatıdır. Arz ile talebin kesiştiği noktada her saat için belirlenir. Yani 30 günlük bir ayda 720 defa belirlenir. En basit anlatımla elektrik üreticilerinin ve toptan satıcılarının ellerindeki elektriği satmaya razı olduğu fiyat seviyesinde karşı taraftaki alıcılar ile eşleşmesiyle belirlenir.
Peki PTF’nin belirlenmesinde ana faktörler nelerdir? Öncelikle herhangi bir ürünün fiyatını, arz tarafının maliyeti ile talep tarafının ürünü almaktaki isteğinin belirlediğini belirtmek gerek. Ülkemizde elektrik ürünü için arz tarafının maliyetini etkileyen birçok etken var: Döviz kuru, doğalgaz fiyatları, kömür fiyatları, yağış ve rüzgar durumu gibi.
2023'te nasıldı?
Türkiye için mevcut durumda en önemli etkenler doğalgazdan ne kadar elektrik üretileceği ve doğalgazdan elektrik üreten santrallerin maliyeti. 2023 Ekim ayı sonu itibarıyla toplam 272.812 GWh elektrik üretilmiş, bunun %61’i termik santrallerden gelmiş, (Kömür, linyit ve doğalgaz) doğalgazdan üretilen elektriğin tek başına payı toplam üretimde %22'de kalmış. Yani 2023 yılında doğalgaz, PTF’nin oluşumunda tek başına etken olmamış. Durum böyle olunca da içinde bulunduğumuz Aralık ayı da dahil PTF’nin yıllık ortalaması 2195 TL/MWh olarak gerçekleşti. 2022’deki ortalamadan daha düşük. 2022 yılı ortalaması 2510 TL/MWh olarak gerçekleşmişti. Hatırlarsanız 2022 yılında Rusya-Ukrayna savaşı doğalgaz ve kömür fiyatlarını yukarı yönlü tetiklemişti.
Peki 2024 yılında ne bekliyoruz?
Öncelikle önümüzdeki yıl elektrik talebinin beklenenden daha fazla artacağı beklenmiyor; parasal sıkılaşma ile beraber talebin yerinde sayma olasılığının daha güçlü olduğu öngörülüyor. Uluslararası alanda doğalgaz ve kömür fiyatlarını döviz bazında yukarı taşıyacak bir risk de tahminler arasında yer almıyor. Yani 2024 yılında PTF’nin 2023 yılındakine benzer bir gidişat izleyeceği senaryosu daha uygun görülüyor.
Ancak döviz kuru etkisini unutmamak gerekir. PTF’yi etkileyen unsurlarda öncelikli sıraya koyduğumuz değişkenlerden birisi döviz kuruydu. 2024 yılı için USD kuru tahmininizi yaptıktan sonra ya da uzman finansçılardan tahminlerini topladıktan sonra döviz kuru artışı ile PTF artışının korelasyonunu kolayca hesaplayabilirsiniz. Biz 2024 yılı için elektrik borsasında oluşacak maliyeti 80-90 USD/MWh aralığında öngördük. Sizler de kendi USD kuru tahmininiz ile Türk Lirası cinsinden sonuca ulaşabilirsiniz. Ancak unutmayın ki bu bedelin üstüne dağıtım, iletim gibi hizmet bedelleri ile vergi ve fonlar eklenecek. Özet olarak 2024 yılında elektrik faturanızın USD kurunun artışı ile benzer oranda artacağını düşünüyoruz. 2024 yılında elektrik maliyetlerinizin yüzünüzü güldürmesi dileklerimizle...
Yeni yılda görüşmek üzere.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Arjantin hükümeti mali krizle mücadele kapsamında Arjantin pesosunu, dolar karşısında %50'den fazla devalüe edeceğini ve kamu harcamalarının kısılacağını duyurdu.
18 Ara 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



