Retro pazarlama: Markalar nostalji duygusunu nasıl kullanıyor?


Türkiye İş Bankası, ihracatçının her adımında yanında Ekonomik büyüme, istihdam ve teknolojik gelişimin temel taşı olan ihracat, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda kilit bir rol oynuyor. Türkiye İş Bankası yenilikleriyle ihracatçıların yol arkadaşı olmaya devam ediyor. Güçlü muhabir ağı ve dijital çözümleri ile ihracatçılara uçtan uca destek oluyor. Nasıl? İş Bankası Ticari İnternet Şubesi veya İşCep Ticari / Dış Ticaret menüsünden, İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) düzenlemek ve onay anındaki TCMB kuru üzerinden zorunlu döviz satışını yapmak mümkün. Ayrıca tüm İBKB’ler, gümrük beyannameleri ve gelen ihracat bedelleri tek ekrandan takip edilebiliyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İş Bankası işbirliğiyle ihracatçılara sunulan ilk ve tek kredi kartı olan Maximiles TİM İhracatçı Kart ile uluslararası ticarette fark yaratılıyor. Kartın alışverişlerde ve ihracat işlemlerinde kazandırdığı MaxiMil’ler konaklama ve uçak bileti alımlarında avantaja dönüşüyor. Not etmeli: Dış ticaret mevzuatına dair süreç desteği almak isteyen ihracatçılar ise 0 212 316 83 83 numaralı Dış Ticaret Destek Hattı’ndan banka uzmanlarına doğrudan ulaşabiliyor. İş Bankası, ihracatçıları dijital çözümlerle güçlendirmeye devam ediyor. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Anılar, çoğu zaman hatırladığımız gibi değil, hissettiğimiz gibi kalıyor. Bu yüzden bir koku, bir şarkı ya da eski bir reklam, bir anda bizi geçmişe çağırabiliyor. Nostalji, bu noktada olumsuz anıların keskinliğini yumuşatan ve iyiyi öne çıkaran bir zihinsel montaj yaratıyor. Bu sayede geçmiş, bize kaybettiklerimizden çok “Nerede o eski günler!” diye yâd ettiğimiz iyi günleri ve bizi biz yapan parçaları hatırlatıyor.
Retro pazarlama, bu iyilik hâli ve kimlik duygusunu odağına alarak tüketicinin kalbine dokunuyor. Nostaljik kampanyalarda tüketici, esasında duygusal bir zaman makinesi içine girerken kendini biraz daha bütün ve mutlu hissediyor. Tam da bu nedenle modadan teknolojiye, gıdadan medyaya kadar pek çok sektörde eski olan birden yeni trend hâline geliyor. Eskinin mom jean’leri, kapaklı telefonları, analog fotoğraf makineleri ve plakları, geçmişe selam çakıp, moda oldukları dönemde hayatta dahi olmayan kuşaklar için bile bugünün en popüler tüketim ürünlerine dönüşebiliyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Avrupa’nın en iyi işverenleri açıklandı. Beymen, yeni kozmetik markasını tanıttı. Stellantis, üçüncü çeyreğe ilişkin satış rakamlarını paylaştı. Verizon, Starry’yi satın aldı. Elon Musk, eski Twitter yöneticileriyle uzlaştı.
13 Eki 2025

YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Yapay zeka, dünyayı daha önce eşi benzeri görülmemiş bir hızda değiştiriyor. Teknolojiyle etkileşime geçme biçimimiz kadar iş yapma şeklimiz, paraya ilişkin algımız ve toplumsal düzen de dönüşüyor. Alana yön veren teknoloji liderleri, bu teknolojinin yaratacağı düzenin nasıl görüneceğine dair birbirinden farklı gelecek senaryoları tasvir ediyor.

Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?




