Dünden bugüne: kaleler, köşkler ve begonvillerle konuşan mahalle


Mahmut Orhan Susona Bodrum ’da Bodrum Torba’daki kendine özel koyunda eşsiz bir tatil deneyimi sunan Susona Bodrum , görkemli atmosferi, ödüllü restoranı Malva ve mavi bayraklı beach ’i Frankie ile yazı karşılıyor. Nedir? Adını Türk mitolojisindeki şarkı söyleyen deniz kızlarından alan ve yakın zamanda 3 yeni lüks villanın da eklendiği 70’e yakın oda, süit ve villayla misafirlerini ağırlayan Susona Bodrum , bünyesinde bulunan Malva Restaurant ve Frankie Beach Club ’la hem otel sakinlerine hem de dışarıdan rezervasyonla gelen ziyaretçilerine eşsiz deneyimler sunuyor. Neler var? Susona Bodrum, 24-26 Haziran hafta sonu özel programı yla konuklarını müziğe doyurmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin power lunch alanında en iddialı mekânlarından olan ve 24-26 Haziran’da Susona Bodrum DJ’leri Kaan Demiral ve Marina Magirani’nin DJ kabininin başına geçeceği Frankie Beach Club , 25 Haziran’da dünyaca ünlü DJ Mahmut Orhan ’ı ağırlayacak. Ünlü bariton Barbaros 24 Haziran’da, Bengü Beker ise 25 Haziran’da Ege bölgesinden ilham alan eşsiz lezzetler sunan Malva Restaurant’ta sahne alacak. Dahası: Mahmut Orhan’ın sahne alacağı müzik dolu hafta sonu programı için konaklamalı paket ve etkinlik günü için günübirlik katılım veya konaklama seçenekleri sunan Susona Bodrum , ayrıca kendi teknesi Susona ile Frankie Beach Club’a erişim için rezervasyon imkânı sağlıyor. Turkuaz renkli denizi, doğayla iç içe konumu ve sunduğu birbirinden seçkin tatlarla dikkat çeken Frankie Beach Club’da 25 Haziran’da gerçekleşecek Mahmut Orhan performansıyla özel bir tatil deneyimi yaşamak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Yıllar önce İstanbul’a turist olarak geldiğim bir hafta sonu, şu an yaşadığım apartmanda bir arkadaşımızın evine uğramıştık. O zaman ilk kez sokaklarında dolaşmıştım Hisar’ın, “Bu ne güzel bir semt, burada yaşayan insanlar ne kadar şanslı. Evler, aşı boyalı köşkler, daracık sokaklar, güler yüzlü esnafıyla ne kadar sakin bir mahalle” diye düşündüğümü hatırlıyorum. Aylardan mayıstı. En çok bahçelerden dışarıya taşan mor sümbüller aklımda kalmış.

Bahar mahallede
İzmir’den İstanbul'a
O dönem İzmir’de yaşıyordum. Sakin, öz güvenli ama aynı zamanda hayatın çok yavaş aktığı bir şehir İzmir. Benim için hâlâ dünyadaki en güzel şehirlerden biri. Ulusal bir gazetenin bölge ekinde Ege’de seyahat edip genç insanların sorunlarını anlatan yazılar kaleme alıyordum. Aynı gazetede yazan, hayranı olduğum, Rumelihisarlı olmamın katalizörü olacak Saffet Emre Tonguç’la yolumuz ilk kez bu dönemde kesişti. Uzun süre İzmir’den İstanbul’a selam gönderen, bazı Anadolu seyahatlerinde bir araya gelen arkadaşlar olarak kaldık. Ta ki 2016 yılına kadar.
2016, ailemden çok büyük kayıplar verdiğim bir yıl olarak başlayıp İstanbul’a taşındığım, hayatımın dönüm noktası olarak devam etti. Hiç aklımda yokken bir akşam telefonum çaldı, arayan Saffet’ti. Apartmanlarının giriş katında minicik bir daire boşalmıştı. “Senin artık İstanbul’a gelmen, hayallerini gerçekleştirmeye burada devam etmen gerek,” dedi. İçinde bir sürü tezatlık barındıran, yaşaması da çalışması da zor bir şehir olmasına rağmen sanat, kültür, gastronomi ve enerji dolu bu şehre gelmeye bir gecede karar verdim.

Borusan Contemporary namıdiğer Perili Köşk
Bir hafta sonra ev sahibi Bodrum’da yaşayan ve baya kötü durumda olan minik evime usta bulup tadilata başlamıştım bile. Hatta, ben o koca şehirde ne yapacağım diye kara kara düşünerek uçaktan indiğim gün bir mucize oldu. Birkaç ay önce uzaktan yazar olurum diye başvurduğum ve ümidi kestiğim Conde Nast Travel dergisinde iş görüşmesine çağrıldım ve daha da iyisi oldu, editör oldum. Böylece İstanbul hayatım başlamış oldu. Yaşayacağın şehrin seçimi hayatta nerede durmak istediğinle ilintili. Hayatımın bu döneminde tercihim beslendiğim şehirden yana.
Rumelihisarı, sahil erbabı
Aşiyan'dan Hisarüstü'ne: Rumelihisarı ve ahalisi
İstanbul gibi koca bir şehirde bir günde iki randevunu gerçekleştirebildiysen şanslısın. Bu nedenle mahalle kavramını yitirmemiş bir semtte yaşamak çok önemli. Bu Samatya da olur, Galata da Kuzguncuk da Bostancı da. Ben Rumelihisarı’nı seçtim.
Benim mahallemin sınırları Aşiyan tepesinde başlayıp Baltalimanı Caddesi’nde sona erer. Yukarıda Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüsü, aşağıda Rumelihisarı sahili, ana hatların belirleyicisi. Mahalleye adını veren Rumeli Hisarı'ndan sola dönersen karşına yeniden iki yol çıkar; sağa dönmek seni evlerine bayıldığım Torlak Fırın Sokağı’na; soldan Arpacı Çeşme Sokağı’na ilerlemek de yine köşkler, sümbüller, ara merdivenlerle dolu Torlak Fırın Çıkmaz’ına götürür.

Hisar'dan Hisarüstü'ne doğru sürprizlerle yürüyüşte
Rumelihisarı'nın yukarısı, yani Hisarüstü olarak adlandırdığımız bölümü, Boğaziçi Üniversitesi sebebiyle özellikle okul zamanlarında sabahçı. İşe gidenler, servis bekleyenler, otobüs bekleyenler ve metroya yürüyenler de yine bu caddeyi kullanır sabahın erken saatlerinden itibaren. Hisarüstü Pazarı burada kurulur, öğrenci kafeleri de buradadır. Aşağıya; sahile indiğinde sabah erken saatlerde sadece spor yapan ve koşan insanları ve işine yetişmeye çalışan araçları görürsün. Hayat 10’dan sonra başlar buralarda.
Motosikletini tamir eden emekli beyefendilere selam!
Bebek’ten Rumelihisarı’na gelirken Aşiyan tabelasından içeriye sapıp o şahane Arnavut kaldırımlı yokuşu ağır ağır tırmanmaya başladığında yol seni önce Aşiyan Müzesi’ne, ardından Aşiyan Mezarlığı’na; her iki tarafı köşkler ve begonvillerle dolu Rumelihisarı manzaralı Aşiyan Yolu’na taşır. Yokuşu tırmanırken aşı boyalı köşklere, köşklerin altında kapısı açık kalmış garajlarda eski motosikletini tamir eden emekli beyefendilere, bahçelerden sarkan yaseminlere hayran ola ola devam edersin yürümeye.

Eski arabalar ve motorlar Rumeli tepelerinde, garajlarda
Derken yokuş bitiminde Rumeli Hisarı’nın girişi karşılar seni. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethetmeye karar verdiğinde, Avrupa Yakası’nda Boğaz’ın 600 metrelik en dar ve en akıntılı yerine, geniş büyük bir kale inşa ettirmiş 1452’de. Büyükbabası I. Beyazıd tarafından yaptırılan Anadolu Hisarı’nın tam karşısındaki kalenin yapımı aslında “savaş ilanıyla aynı anlama” gelse de Bizans imparatoru Constantine XI. Dragases, bu inşaat için gereken araziyi vermek zorunda kalmış. Yukarıdan bakılınca Arap harfleriyle “Muhammed” adının okunduğu hisarın etrafında 17. yüzyıldan itibaren başlayan çalışmalar, ahşap evler ve köşklerden oluşan bir semt çıkarmış ortaya.
Gümrük toplama noktasından konser alanına: Rumeli Hisarı
Rumelihisarı'na adını veren Rumeli Hisarı, İstanbul’un tarihinde çok önemli bir yere sahip. Constantinopolis düştükten sonra, Fatih Sultan Mehmet’in Mimar Müshiliddin Efendi’ye yaptırdığı Rumeli Hisarı, gümrük toplama noktası olarak kullanılmaya başlanmış. Bu fonksiyonunu biraz daha kuzeydeki Rumeli Kavağı’na kaptırdığı zamanlarda da kalenin bir bölümü yabancı savaş esirleri için hapishane olmuş.. 1509 depreminde kale büyük hasar görmüş, 1746 yangınında da ahşap bölümleri tamamen yanmış. Sultan III. Selim kaleyi restore ettirmiş ancak 19. yüzyıl itibarıyla hisarın yıkılan yerlerine küçük ahşap evler inşa edip yerleşenler olmuş.

Rumeli Hisarı, en güzel işgalcileri yeşillerle
1953 yılında İstanbul’un Fethi’nin 500. yıl kutlamaları için kalenin baştan aşağı onarımdan geçirilmesi kararı alınınca görevi üç Türk kadın mimar üstlenmiş. Hisarın içindeki evler kamulaştırılıp yıkılmış. Restore edilen çatıların görünümü, sivri çatıların yerini düz çatıların almasıyla değişiyor ve günümüze dek de korunarak ulaşmış. Bundan yaklaşık 6 yıl önce konser alanı olarak kullanılan surların tam ortasına yapılan cami de maalesef o muhteşem Rumeli Hisarı konserlerinin sonunu getirmiş.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Begonvillerden bahar, Boğaz'dan deniz, sahil yolundan egzoz kokusu. Ahşap köşkler ve yalılardan 1800'ler, asfalt yol üzerindeki son model araçlardan 2020'ler: Bahar'la mahallesi Rumelihisarı'ndayız bu pazar.
12 Haz 2022

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Halihazırda yoğun ilgi gören tatil beldelerine “instagramlanabilir” yeni keşiflerin de eklenmesiyle özellikle yaz aylarında dünyanın dört bir yanındaki dingin kasabalar turist akınına uğruyor. Peki popüler tatil destinasyonlarında düzeni sağlamak adına alınan yaratıcı (ve kimi zaman oldukça katı) önlemler neler?

Şu sıralar herkesin “aklı havada” ve bunun çok haklı bir sebebi var: Bir kuşun peşine düşmek, dikkatimizi yeniden bulunduğumuz yere çevirmek ve yaşadığımız dünyanın daha büyük hikayesine dahil olmak demek. Kuş Kolektifi’nin kurucusu, Şehir Kuşçuları radyo programının bir parçası, doğa savunucusu, meraklısı ve kuş gözlemcisi Yaz Güvendi ile kuşların bize öğrettiklerini, doğayla bağ kurmanın yollarını ve şehirde kuş gözlemciliğinin imkanlarını konuştuk.

Defender Trophy, yalnızca fiziksel dayanıklılığı ve sürati ölçen bir yarış değil; disiplin, takım çalışması ve maceracı ruhunu genlerinde taşıyan köklü bir organizasyon. Tekerlekler hayati bir amaç için dönüyor: Doğayı ve vahşi yaşamı korumak.
22 Tem 2026

"Bu bir cruise değil" mottosuyla kalabalık ve kaotik cruise anlayışını tersine çeviren lüks yat seyahatlerine paralel olarak barge cruise yani mavnalarla seyahat hareketi de yaygınlaşıyor. Barge cruise seyahatine çıkanlar Avrupa kentlerinin küçük nehir ve kanallarında dingin ve butik bir deneyim yaşıyor.

Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.




