

Güz masraflarına çözüm: Alternatif Bank 'tan Sonbahar Kredisi Yeni eğitim-öğretim yılında da müşterilerinin yaşamını kolaylaştıracak çözümler üretmeye devam eden Alternatif Bank , okul masraflarıyla birlikte artan nakit ihtiyacını karşılamak için çeşitli kredi ürünleri sunuyor. Nedir? Alternatif Bank ’ın sunduğu Sonbahar Kredisi , 36 aya varan vade seçeneği ve %2,20’den başlayan faiz oranlarıyla yeni eğitim öğretim yılında masrafları artan müşterilerinin imdadına yetişiyor. Neler var? Müşterileri için her zaman en pratik çözümleri sunan Alternatif Bank , dijital kanallardan kredi başvuru yapma imkânı sağlayarak kullanıcıların hem zaman kazanmasını hem de dosya masrafından muaf olmasını mümkün kılıyor. Sonbahar Kredisi hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için bu bağlantıyı kullanabilir, görüntülü görüşme ile kolayca müşteri olarak krediye başvurunuzu kolayca gerçekleştirebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Avrupa Komisyonu, Rusya’ya uygulanan belirli yaptırımların hafifletilerek, Rusya’dan gelen gübre, kömür, odun, çimento, hayvan yemi gibi ürünlerin Avrupa toprakları üzerinden transit olarak geçebileceğini, Avrupalı şirketlerin ise bu işleme sigorta ve finansman gibi hizmetler sunabileceğini açıkladı. Konu hakkında yapılan açıklamada, yaptırımların diğer ülkelerin gıda ve enerji güvenliğini etkilememesi gerektiği düşüncesine yere verildi.
Alınan kararın Birleşmiş Milletler Genel Sektreri Antonio Guterres’in yapmış olduğu “gübre krizi” konuşmasıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.
- Gübre krizi: 77.Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun açılışında konuşan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, gübre pazarında yaşanan sorunların acilen çözülmesi gerektiğini söyleyerek, "Bir an önce harekete geçilmezse, küresel gübre kıtlığı hızla küresel gıda kıtlığına dönüşecek” ifadelerini kullandı. Guterres daha önce konu hakkında Putin’le görüştüğünü ve Rusya’dan gübre sevkiyatı yapılmasının önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini söylediğini açıklamıştı.
- Fiyatlar: Gübre fiyatlarında geçtiğimiz yıldan beri ciddi artışlar mevcut ve bu fiyat artışlarının dünyayı bir gıda krizine sürükleyeceğine yönelik ciddi endişeler mevcut. Geçtiğimiz yıl 726 USD seviyelerinde bulunan amonyak gübresi, bugün %102’den fazla fiyat artışıyla 1469 USD seviyesinden işlem görüyor. “Olmazsa olmaz” olarak ifade edilen DAP gübresi ise bir yılda %42’den fazla artışla 983 dolar seviyesine çıkmış durumda. Gübre üretiminde kullanılan temel girdilerinde ise yükseliş daha korkunç. Gübre üretiminin temel girdisi olan doğal gazda yükseliş, Avrupa üretici fiyat endeksi verilerine göre %209’u aşmış durumda. Potasyum ve fosfatta ise sırasıyla %280 ve %190 gibi dudak uçuklatıcı artışlar mevcut. Konu hakkında bir rapor yayınlayan Standard & Poor’s, gübre fiyatlarında yaşanan artışın, gıda güvenliği için bir risk unsuru olduğunu bildirdi. Özellikle gelişmekte olan ülkeler için yükselen gübre fiyatları gerçek bir risk ve bazı ülkeler bu sebepten dolayı açlık tehlikesi ile karşı karşıya.
- Putin: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa Birliği tarafından yaptırımların kaldırılması halinde, Avrupa limanlarında bekletilen 300 bin ton Rus gübresini gelişmekte olan ülkelere ücretsiz olarak sevk etmeye hazır olduklarını aktarmıştı. Belki de yapılan açıklama, Avrupa Komisyonu’nun bugün bu kararı almasına yardımcı olmuş olabilir. AB tarafından yapılan açıklamada yer alan “diğer ülkelerin gıda ve enerji güvenliğinin etkilenmemesi” ifadeleri bu tezi destekler nitelikte yer alıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Fed merakla beklenen faiz kararını açıkladı ve 75 baz puanlık bir şahin ABD semalarında uçtu, Avrupa Komisyonu Rusya yaptırımlarını esnetme kararı alarak "önce gıda güvenliği" dedi.
22 Eyl 2022

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Suriye’de Aralık 2024’te yaşanan yönetim değişikliğinin ardından hızla büyüyen Türkiye-Suriye ekonomik ilişkileri, yeni bir aşamaya geçmeye hazırlanıyor. Türk şirketleri bugüne kadar savaşta üretim kapasitesinin önemli bölümünü kaybeden Suriye’ye gıda, makine, elektrik ekipmanı, yapı malzemesi gibi temel ürünler ihraç etti. Şimdi bu ticaretin bir bölümünü Suriye içindeki üretime taşıyacak banka ve sanayi altyapısının kurulması gündemde.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak ikinci çeyrek büyüme ve Temmuz ayı işgücü verileri ile Perşembe günü açıklanacak Ağustos ayı enflasyonu ön plana çıkarken, yurt dışında Salı günü Avro Bölgesi'nde açıklanacak Ağustos ayı enflasyonu ile Cuma günü ABD'de açıklanacak Ağustos ayı istihdam verileri takip edilecek.
31 Ağu 2026

Verim eğrisi kontrolü (YCC), merkez bankalarına belirli vadelerde faizi doğrudan sabitleme gücü veriyor ancak bu güç, taahhüt sorgulanmaya başladığında hızla bir tuzağa dönüşebiliyor. ABD’den Japonya’ya, İngiltere’den Avustralya’ya uzanan örnekler YCC’nin asıl sınavının girişte değil çıkışta verildiğini, başarının ise büyük ölçüde zamanlama, kademelilik ve iletişime bağlı olduğunu gösteriyor.

TCMB’nin haftalık repo ihalelerine beklenenden erken dönmesi teknik olarak bir normalleşme adımıydı ancak piyasa aynı karardan Eylül’de faiz indirimi, Ekim’e kadar bekleme ve erken gevşeme olmak üzere üç farklı sonuç çıkardı. Merkez bankacılığında iletişim doğrudan bir politika aracıysa belki de asıl soru kararın kendisinden çok piyasanın neden TCMB’nin hangi gelişmeye nasıl karşılık vereceğini hâlâ ortak bir çerçeveden okuyamadığıdır.

Gelirlerin fiyatlara yetişemediği bir yerde enflasyon verisinin gündelik hayattaki yansıması bir karşılanabilirlik sorununa dönüşüyor. Enerjiden gübreye, tarladan rafa uzanan maliyet zinciri gıdanın hane bütçesindeki yükünü artırırken TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de fertlerin %35,1’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren bir yemeğin masrafını karşılayamıyor. Yani mesele aslında "karşılanabilirlik".




