Şarkılar seni söyler #1

Aposto ekibi olarak bizi bambaşka bir yerde, seslerin evreninde buluşturan ortaklığımızı seninle paylaşmak istedik.
Şarkılar seni söyler #1

5 Aralık - Brothers1801
Brothers1801 ile birlikte

Brothers Hayata Karışan Kadınlar Platformu ’nda ikinci dönem başladı “ Cam tavanları kırıyoruz ” diyerek Hayata Karışan Kadınlar Platformu ’nu hayata geçiren BROTHERS , geleceğin mesleklerinde temsiliyet dilimini büyütmek üzere ikinci döneminde de tüm kadınları platforma davet ediyor. Nedir? Brothers Hayata Karışan Kadınlar Platformu , kadınların ekonomiye katılımını artırmak ve yenilikçi projeler üretmeyi desteklemek amacıyla BROTHERS tarafından gerçekleştirilen ve IDEMA ile kurgulanan bir eğitim projesi. Kadınların ekonomiye katılımı konusundaki eşitsizliğe “Eşitsizliğin İş İlanı” ile çarpıcı bir şekilde dikkat çeken platform, ikinci dönem başvurularını 22 Aralık’a kadar bu bağlantı üzerinden kabul ediyor. “Dilim Varmıyor” kampanyasıyla beraber gastronomi, sanat, teknoloji, müzik gibi çeşitli alanlardaki kadın temsiliyetinin eşitsizliğine dikkat çeken platform, eğitim modülleri, girişimcilik dersleri ve proje geliştirme için hazırlanan bootcamp süreçleriyle kadınları iş hayatına katılmaya teşvik ediyor. Kimler var? Eğitimler, 2020 Dünya Ekonomik Forumu Geleceğin Meslekleri Raporu’ndan referans alınarak belirlenen dört ayrı modülden oluşuyor: ha:ar sanatçı ikilisi Hande Şekerciler ve Arda Yalkın mentorluğunda Kültür, Sanat ve Eğlence; Prof. Dr. Itır Erhart mentorluğunda Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği; Teknoloji Yazarı Serdar Kuzuloğlu mentorluğunda Yeni İş Yaşamı ve Dijitalleşme; Gazeteci, Yazar, Podcast Yayıncısı Nilay Örnek mentorluğunda ise Yeni Medya eğitimleri yer alıyor. Çevrimiçi ve ücretsiz olarak verilen eğitimlere 18 yaşından büyük ve her eğitim seviyesinden kadın başvurabiliyor. Tüm ayrıştırıcı kalıpları yıkmak için sen de buradan başvuru yapabilir, Brothers Hayata Karışan Kadınlar Platformu ile ilgili gelişmeleri Brothers1801 ’den takip edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

The Same, The Smile

Aynı. Hayır değil. Evet evet aynı. Hayır kesinlikle değil. Olamaz. Aynısı mümkün değil. Peki bir değişiği çok mu farklı? Asla. Elbette aynı kalamaz. Ancak kümelenen duygular var tıpkı tekrarlayan hatalar olduğu gibi. Onlara ne demeli? Nerede peki aydınlık? Geldik mi? Thom Yorke’un simple-ass motherfuckers diye bağırışını her duyduğumda henüz varmadığımızı anlıyorum. Aynı kalmaya direnen yanımı seviyorum. Onun kavgayla işi yok. Aydınlıkta kusurlarıyla dolaşmayı seviyor. Karanlıkta gölge oyunları yapmaya çalışanlarla derdim. 

Aynı. Hayır değil. Evet evet aynı. Hayır kesinlikle değil. Olamaz. 

We don't need to fight 

Look towards the light 

Grab it in with both hands 

What you know is right 

Somebody's falling down 

Somebody's telling lies 

Simple-ass motherfuckers 

With one mistake after another

-Taner Turna


The Cool Greenhouse | Fotoğraf: Greg Holland

GumThe Cool Greenhouse 

Trençkotum, parlattığım botlarım, yeni tıraşlı yüzüm, sırtımda Himawari çantası, elimde yılbaşı “special edition” bir Starbucks karton bardağı.

Sağım solum başka bir geçmişin inatçı kalıntılarıyla dolu. Gökyüzü kurşuni. Yağan yağmurla grinin daha da koyu, daha da çirkin, daha da iflah olmaz bir tonuyla Cebeci Caddesi’nden aşağı doğru bir garabetin silüetiyim. Ya da öyle hissetmek istiyorum.

Kulağımda The Cool Greenhouse’dan Gum. Rutinler rutin, hayat sık sık bayağı, ertesiler heyecansız:

"Now I spend my days sharpening pencils

Those days of plenty and sin are well gone

Live in a flat made of old science periodicals

Sometimes I even take the dog for a run

Water the plants every so often

Buy tables to remove the gum

Attach the gum to the ball in the living room

I find this to be the best way to have fun”

Fıtratı serseri, sunuşu edepli headbang’ler. 3 dakika 43 saniyeliğine hayatın meymenetsiz yüzüne kocaman bir kahkaha. 

Bu anlar için(de) yaşıyorum. 

-Koray Soylu


Anıları Sakla, Batuhan Kordel

Eylül 2022, Ayvalık. Son birkaç ayım zor geçmiş, sevgim değil, sabrım tükenmişti. Yollar beni yine değiştiren, dönüştüren ve farkına vardıran yere getirmişti. Tatların, kokuların, şarkıların, filmlerin, sokakların ve mekânların hafızası beni hep büyülemiştir. Sanki anıları biz değil, onlar biriktirir. Onlarla yeniden karşılaşmalar anları, günleri, yılları geri getirir. İstanbul’da karşılaştığım birçok detay aklıma bazen son on yılda birikenleri, bazen son bir yıldır biriktirdiklerimi geri getiriyordu; sürekli bir çatışma hâli. Burdaysa durum çok farklıydı. Tatlar, kokular, şarkılar, filmler, sokaklar ve mekânlar… Kafamın içinde başa sarıp sarıp oynattığım tek bir yaz günü, tek bir yaz gecesi. 

Anıları saklama görevinin verildiği koca bir sahil kasabası üstüme gelirken, son altı aydır olduğu gibi Kordel’in şarkılarına sığındım uyuyamadığım geceleri. Teşekkürler'i, Batan Gemi'yi, Sıcak Şarap'ı da başa sardım ama en çok bir tanesini. 2022 zor geçti benim için, sevgimi değil ama sabrımı tüketti. “Gitsem buralardan, ardıma bile bakmadan” diye düşündüğüm her an Kordel en çok önem verdiğim şeyi aklıma getirdi: “Senden tek isteğim, anılarımızı saklaman.” 

-Emre Eminoğlu


Brian Eno | Fotoğraf: Erica Echenberg  

By This River, Brian Eno

2022 benim için kayıplarla ve çaresizlikle dolu bir seneydi.

By This River; Nanni Moretti’nin yası, kederi, veda edememeyi büyük sadelik ve incelikle işlediği La stanza del figlio filminde çalan bir şarkı.

Umutsuz ve fazlasıyla karanlık bir giriş yapmış gibi oldum ama durum böyle değil aslında. Nick Cave’in o mükemmel mektubunda dediği gibi yas ile sevginin daima iç içe olduğuna inanıyorum ve bu şarkıyı dinledikçe, sözlerini düşündükçe daha az yalnız hissediyorum. 

-Dilara Kaya


Always The Sun - Sunny Side Up Mix, The Stranglers

“Zor sorulara cevap aranan zamanlar için.” 

-İren Can Kuyucu 


Benjamin Clementine | Fotoğraf: David Uzochukwu

Delighted, Benjamin Clementine

Delighted sendeleyerek yürümek zorunda kalan bizlerin, yani 21. yüzyıl insanının manifestosu gibi. Sözlerinde bütün acizliğine rağmen bir şekilde devam etmek zorunda kalan o insanı görüyorsun. Benjamin’in müthiş sesiyle bütünleşen senfonik tınıların arasından yaşamın aktığını hissediyorsun. Bizim hikâyemiz… 

-Enes Köse 


Eden, Hooverphonic

Benim için 2022’de en çok bağ kurduğum; dinlediğim andan itibaren ilk saniyesinden son saniyesine kadar etkisinden çıkamadığım bu şarkıyı bende bu kadar özel kılan şeyin ne olduğunu tam olarak bilmiyorum. Zaten değerli tuttuğum ve sevdiğim şeyleri neden sevdiğimi tamamıyla anlamaya çalışmayı da sanırım artık bıraktım. Ancak bir tahmin yürütecek olursam bu şarkıyı benim için özel kılanın 2022’nin varlığımın farkında olduğum ilk anlardan beri yanımda olan kişilerin ve de en başta kendimin benim için ne ifade ettiğini anlamaya çalıştığım bir yıl olması olduğunu söyleyebilirim. Benim için değişimle, başarıyla ve kayıplarla dolu bir yıl oldu ve yol boyunca kendimin düşmanı değil en yakını olmaya çabaladım. Umarım 2023’te en yakınımla kavga etmem.  

-İrem Denli


ABBA | Kaynak: ft.com

Dancing Queen, ABBA 

Şöyle bir düşünmem gerekti. Geçtiğimiz yıl dönüşünün ardından büyük heyecanla yeniden ve yeniden dinlemeye başladım. Sonra fark ettim ki bu şarkı yalnızca Türkiye’nin zorlu günlerinden uzaklaşmamı ve o an mutlu olmamı değil, bana mutluluğumu da hatırlıyor.

Bazı şarkılar vardır, hayalinizde o şarkılarda daima gülümsersiniz. İşte ben bir de dans ediyorum hayalimde. Sanıyorum bu yüzden etkisi geçmiyor, tükenmiyor.

Unutulmuş mutlu günleri yeniden getirmek için...  

-İlkim Emirler


Sa Lughe, Elena Ledda

Sardinya etnik müziğinin önemli temsilcilerinden Elena Ledda’ya gönül bağım lise dönemlerime dayanıyor. Pesa isimli şarkısıyla 15’ten fazla kitap bitirdiğimi bilirim. Sa Lughe ise şimdiki eşlikçim. Elimdeki kitaba onunla başlayıp onunla bitirmezsem kitaba haksızlık ediyormuşum gibi hissediyorum. Bazense sadece gözümü kapayıp ormanda veya sahilde uzun “hiçbir şey düşünmeme” yürüyüşlerimde dinliyorum. Kollarımı iki yana açıp yokuş aşağı koşmanın verdiği o coşkuyu hissettiriyor bana ne zaman buluşsak. 

-Rana Mengü


Gole Yakh, Kourosh Yaghmaei

Hayatımın son 10 yılını dans müziğine adadım. Brian Eno’nun sonsuzluk hissi veren o hayalperest synth sesleri arasında kayboldum; Prodigy’nin acid sound’u ile farklı gezegenlere yolculuk yaptım. Ama en başta Chemical Brothers’ın Push the Button’ıyla bu dünyaya gözlerimi açtım. E tabii, galaksi büyük!

Sonra sırasıyla Moby, Faithless, Orbital, Max Richter, Ingrosso, Guetta, Daft Punk ve sayısız ikonun yarattığı dünyalar çıktı karşıma. Ondan da sonra ne mi oldu? Pandemiyle birlikte aramız bozuldu, kaçtım.

Hip-hop evreniyle yakınlaşmaya, acid jazz’la görüşmeye başladım. Bu yazıyı kaleme alma sebebim olan şarkıyla da “Nas” sayesinde tanıştım. Evet, doğru okudunuz; Nas, rapçi Nas.

Nas’ın Adam and Eve parçasındaki o esrarengiz sample’ın peşine düştüm.

Ruhuma dokunan duygusal melodi, İran İslam Devrimi öncesinde rock’ın kralı olarak anılan Kourosh Yaghmaei’nin Gole Yakh’ına aitmiş.

Pandemide yaşadığım girdaplara ışık olmuştu Gole Yakh. O dönemlerime zamansız sözleriyle eşlik etti Yaghmaei:

Spring fluttered out of my hands and left

Ice flower has sprouted in my heart

In my room, I’m burning from loneliness

Love has blossomed in these times"

-Yağız Özdemir


Underworld | Kaynak: underworldlive.com

Trim, Underworld

“2022, Underworld destekleriyle ulaşıyor.” Yıla başlarken girişte bu cümleyi görsem hiç de şaşırmamam gerekirmiş; çünkü hem ruh hâllerimin hem de günümü minikten hareketlendirmenin en büyük destekçisi Underworld oldu. Trainspotting’de Renton’ın klozetten girip denizler altında yirmi bin fersahı keşfettiği anları içime işleten Born Slippy parçasının mimarı, benim dingin bir yıl arzusu içinde olduğum on iki ayıma en çok Trim şarkısıyla eşlik etti. Öyle ki diskografilerinin en derinlerinde kazı işlemi yaparken aradığım güvenli kolları, beni havalara uçuran yeni şarkılarındansa ayağı yere basan tekno seçkilerinde ve huzurlu vokaliyle Trim’in elektronika denizinde buldum. Loop’larımın baş tacına kucak dolusu teşekkürler:

“Hey classic Coca-Cola in a can when you want to cool down

Heat, she move up the street in waves

Sugar, sugar, clear your mind leave it all behind

Get in the boat and float

Join in on a high spot and ride, ride

Put on some smile

Stay for a while.” 

-Naz Eraslan


Eyvallah, İzel  

Söz, müzik ve düzenlemesi Mustafa Sandal’a ait olan şarkıyı İzel’in sesinden dinliyoruz. 1997 yılında sadece kaliteli müziği seçebilen çocuklar 2022 yılında da kalitenin peşindeler.  

-Burcu Biçer 


IDLES | Fotoğraf: Tom Ham

Beachland Ballroom, IDLES

2022 benim için büyük bir değişim yılı oldu. Beachland Ballroom da bence içinden geçtiğim süreçleri çok iyi anlatan bir şarkı. Tıpkı şarkının klibinde grubun solisti Joe Talbot gibi çokça düştüğüm, sürekli kalkmaya çalıştığım, bazı sayfaları kapattığım, yeni maceralara yelken açtığım, aşık olduğum ve iyisiyle kötüsüyle bir sürü farklı duyguyu aynı anda deneyimleme şansı bulduğum bir yıl oldu. Etta James ve “soul” müzikten ilhamla yazılan davul ve klavyesi, Joe Talbot’un isyankar haykırışları, yarattığı karanlık ama sevgi ve umut dolu atmosferiyle benim için bu seneye anlam katan şarkılardan biri Beachland Ballroom

-Erim Bolel


Tutmuyor Frenler, Pt.1, Redd

Benim için bir insanla mükemmele en yakın uyumu sağlamanın anahtarları zamanlama ve kimya. Bazen o zamandasındır ama kimyalar tutmaz. "Ah kimyalarımız bir!" dersin ama doğru zamanda değilsindir. Benim müzikle yaşadığım flört de buna benzer. Janrıdır, sanatçısıdır, odur budur detaylara takılmadan o ilk görüşte aşk ile gelen keşfetme merakıdır. "O" şarkı benim için artık "o" saatlerin, "o" haftaların,"o" ayların hatırlatıcısı olmuştur. Kimya ve zamanın uyumu tükenene kadar Spotify’ımdaki enable repeat one tuşuna basılıdır. 

2022’den hatırlamak istediğim şarkı; doğru zamanda, o şahane kimyayla hayatımı değiştiren Redd’den Tutmuyor Frenler, Pt.1 oldu. Doğan Duran’ın dediği gibi; frenlerin tutmadığı, büyülenip belki de tükettiğimiz o hislerim(iz), saatlerce başka saatleri beklediğimiz, hep ihtimaller peşinden koştuğumuz o zamanlar bizi başka insanlara dönüştürdü. 

-Selin Ünsel


Barry White & Love Unlimited | Fotoğraf: Malcoml Clarke

Let The Music Play, Barry White

Güne başlarken disko ve soul şarkılardan oluşan çalma listelerime durduramadığım ayak ritimlerim eşlik eder. Let The Music Play, ABBA ve Boney M.’leri sollayarak bu sene zirveye çıktı. Bu şarkı, yıl boyunca ne olursa olsun müziğin çalmalı hissiyatının etkisini adımlarıma, kelimelerime ve oluş hâlime yansıtarak dans etmeye devam etmemi sağladı. Barry’in müzik sayesinde hayata devam etmesi ve ne olursa olsun vazgeçmeyişi; en güneşli, dalgalı ve mavi günlerde bana eşlikçi oldu ve umut verdi. 

-Sinem Uğurdağ


Bizi söyleyen şarkılardan derleme çalma listemiz hemen aşağıda ve Duende'nin Spotify hesabında. Şarkılarda buluşmak üzere, keyifli dinlemeler!

Dinle

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎧 Şarkılar Seni Söyler

Yılın en güzel zamanında, sonundayız. Aposto olarak bir yıl boyunca biriktirdiğimiz şarkılardan bize en çok seslenenini seçtiğimiz, şarkılarla kişisel hikâyeleri bir araya getirdiğimiz yeni bir sayıyla karşındayız.

05 Ara 2022

Brothers1801 ile birlikte
🎧 Şarkılar Seni Söyler

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?