SEC kripto borsalarının üzerine gidiyor


Elektrikli araç şarj istasyonunuz Vestel ’de
Elektrikli araç şarj istasyonunuz Vestel’de Elektrikli araç kullanımının artmasıyla şarj noktalarının ulaşılabilirliği ve yaygınlaşması da önem kazanıyor. Üstün tasarımlı ve yeşil enerjiye katkı sağlayan elektrikli araç şarj…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu, (SEC) Binance'e açtığı davanın ardından Coinbase'i de dava etti. 101 sayfalık dava dosyasında ABD'nin en büyük kripto platformu olan Coinbase'in, kullanıcıların aslında kayıtsız menkul kıymetler olan çok sayıda kripto token'ın ticaretini yapmalarına izin vererek düzenlemelerden kaçtığı iddia edildi. Haberin ardından Coinbase'in Nasdaq'ta işlem gören hisseleri %15'e kadar değer kaybetti.
💉 Hatırlatma dozu: SEC, geçtiğimiz günlerde dünyanın en büyük kripto para borsası Binance ve kurucusu Changpeng Zhao'yu çeşitli yasaları ihlal etmekle suçlayarak dava etmiş ve SEC Başkanı Gary Gensler "halk zor kazandığı varlıklarını bu platformlara yatırmaktan kaçınmalıdır" ifadelerini kullanmıştı. Binance ise suçlamaları reddetti.
- SEC, dünyanın en büyük kripto borsası Binance'in yatırımcıları ticaret kontrolleri konusunda yanlış yönlendirirken, müşteri varlıklarını gizlice Zhao'nun sahip olduğu başka bir kuruluşa dağıttığını ve bu faaliyetin "kapsamlı bir dolandırıcılık ağı" gibi yürütüldüğünü söylemişti.
💥 Etkiler: Veri firması Nansen, SEC'nin açtığı davanın ardından yatırımcıların kripto borsası Binance'ten son 24 saat içinde yaklaşık 790 milyon USD çektiğini duyurdu. Nansen, Binance'in ethereum blok zincirindeki kripto token'larda 778,6 milyon USD'lik net çıkış gördüğünü belirtirken; şirketin ABD'deki bağlı kuruluşu Binance US'te ise 13 milyon USD'lik net çıkış kaydettiğini paylaştı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Görece sakin bir veri akışının olduğu günde yurt dışında öncü veriler öne çıkarken yurt içinde TCMB’nin olası adımlarının değerlendirildiği raporlar manşetleri oluşturdu.
07 Haz 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.



