Spotify raporunda Türkiye: 'Sanatçıların oluşturdukları telif geliri üç katına çıktı'

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Çevrimiçi müzik dinleme platformu Spotify, 2021'den bu yana yıllık yayımladığı Loud & Clear raporunda, 2024'te Türkiye'deki sanatçılara yaklaşık 2 milyar TL’nin üzerinde telif ödediğini açıkladı ve bu gelirin yarısından fazlasını yurt dışındaki dinleyicilerden elde ettiğini söyledi. Müzik birliklerine göre de Spotify, düşük gelir dağılımı ile en büyük eleştiriyi alan platform.
Spotify Güney ve Doğu Avrupa Müzik Direktörü Melanie Parejo ile eleştirilerden yola çıkarak Türkiye’de genişleyen müzik pazarını ve Türkçe sözlü müziğin globalleşmesini konuştuk.
Neden bu yıl Loud & Clear verilerini Türkiye’de de yayımlamayı tercih ettiniz? Bu rakamları daha önce paylaşmamanızın nedenleri nelerdi?
Yıllık olarak yayımladığımız, müzik streaming ekonomisi hakkında şeffaflık ve netlik sağlama amacı taşıyan global Loud & Clear raporunu 2021’den beri paylaşıyoruz. 2021’deki ilk raporumuzun ardından, belirli pazarlara ilişkin verileri yayımlamaya başladık ve her yıl dahil ettiğimiz ülke sayısını da giderek artırdık. Ve bu yıl nihayet, uzun zamandır öne çıkarmak istediğimiz, bölgedeki güçlü potansiyeliyle Türkiye’ye dair özel verileri açıklamaktan mutluluk duyuyoruz.

Spotify ekibi olarak raporda altını çizmek istediğiniz maddeler neler oldu?
En heyecan verici verilerinden biri, Türk sanatçılar tarafından oluşturulan telif gelirlerinin miktarı. Sadece 2024’te Türk sanatçılar, yalnızca Spotify’da 2 milyar TL’nin üzerinde telif geliri oluşturdu. Bu veri, streaming’in sanatçıları güçlendirme ve müzik endüstrisini desteklemede oynadığı gelişen rol hakkında çok fazla şey söylüyor. Daha da heyecan verici olan ise giderek daha fazla Türk sanatçının başarıya ulaştığını görmek. 2024’te Spotify’da 1 milyon TL’nin üzerinde telif geliri oluşturan sanatçıların sayısı, 2021’e kıyasla neredeyse üç katına çıktı ve bu da müzik endüstrisinin giderek demokratikleştiğini gösteriyor.
Öte yandan bu ivme sadece yerele ait değil, giderek daha global bir boyut da kazanıyor. Yeni yayınladığımız yerel Loud & Clear verileri, Türk sanatçıların küresel ölçekte erişimlerini de genişlettiklerini gösteriyor. Sanatçıların Spotify’da 2024’te oluşturduğu telif gelirlerinin yarısından fazlası, Türkiye dışındaki dinleyicilerden elde edildi. Bu oran, dünya genelinde birçok ülkede gözlemlediğimiz eğilimle paralellik gösteriyor. Bu küresel ilginin, dinleme alışkanlıklarına da yansıdığına dair dikkat çekici veriler görüyoruz. Örneğin 2024 yılında, Türk sanatçılar dünya genelinde 289 milyonun üzerinde kullanıcı tarafından oluşturulan çalma listesinde yer aldı. Bu çalma listelerinin 191 milyonu Türkiye dışındaki kullanıcılar tarafından oluşturuldu.
Tüm bu sayılar, Spotify’ın Türkiye müzik ekosisteminin büyümesine katkısının ve sanatçıları sadece kendi ülkelerinde değil yurtdışında da nasıl desteklediğinin güçlü bir göstergesi.
2024’te Zeynep Bastık ile Reynmen global pazarda güçlü varlık gösterdi
Ödenen 2 milyar TL’lik telif sanatçılara desteğinize her daim devam edeceğinizin de bir kanıtı mı?
Spotify olarak misyonumuz, her geçen gün daha fazla sanatçının sanatından geçimini sağlayabilmesine olanak tanımak. Bu hedefe ulaşmak için Türkiye’de de kararlılıkla ve durmaksızın çalışıyoruz. 2013 yılında Türkiye pazarına girdiğimizde, dünyanın müziğini dinleyicilerle buluşturmanın heyecanını yaşarken, aynı zamanda Türk sanatçılarının seslerini hem Türkiye’de hem de yurtdışında duyurmak için sabırsızlanıyorduk. O zamandan bu yana; hızlı, dinamik ve çok çeşitli türlerde üretim yapan bir müzik topluluğunun yükselişine tanıklık etme ayrıcalığını yaşadık.
Sanatçıların kullanımına yepyeni araçlar sunmak, EQUAL ve RADAR gibi önemli global programları Türkiye’de hayata geçirmek; yerel sanatçılara yönelik olarak yeni girişimlere ön ayak olmak gibi fırsatlara yatırım yapmış olmaktan ve müzik keşfine, sanatçıların görünürlüğüne ve gelişimlerine daha fazla katkıda bulunmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyoruz.
Ve şimdi, yalnızca 2024 yılı içinde 2 milyar TL telif ödemesi gerçekleştirdiğimizi duyurmak, Türkiye müzik endüstrisine olan süregelen bağlılığımızın somut bir göstergesi.
Türk sanatçıların uluslararası listelerde yer almasını kültürel açıdan nasıl yorumluyorsunuz?
2024 boyunca Türk sanatçıların global chart’larda artan varlığını gösteren dikkat çekici anlar gördüğümüz için bu gerçekten çok heyecan verici bir başka konu. Örneğin 2024’te Zeynep Bastık’ın “Lan” adlı parçası global listelere girdi ve 20 gün boyunca bu listede kalarak etkileyici bir şekilde 21. sıraya ulaştı. Benzer şekilde Reynmen’in “Renklensin” adlı şarkısı da global listeye girdi ve 73. sıraya kadar yükseldi. Her iki örneğin de Türk sanatçıların son derece rekabetçi global pazarda güçlü bir varlık gösterebileceğini kanıtladığına inanıyorum.
Kültürel olarak ise bu artan görünürlük, Türk müziğinin zenginliği ve benzersizliğinin daha geniş çapta tanınmaya başladığını ve sınırların ötesinde nasıl yankı bulduğunu gösteriyor. Daha fazla Türk sanatçı uluslararası alanda tanındıkça, müzik sahnesi giderek çeşitleniyor ve Türkiye’den çıkan yeteneklerin yanı sıra Türk müziğinin kendisi de daha fazla keşfediliyor.

Müzik birliklerinin Spotify’a dair en büyük eleştirisi Türkiye’deki üyelik ücretlerinin oldukça düşük olması ve bunun sanatçı telif ücretlerine de yansıması. Raporda da “Türk sanatçıların 2024’te Spotify’dan sağladığı telif hakkı gelirlerinin yarısından fazlası Türkiye dışındaki dinleyicilerden elde edildi” verisi dikkat çekiyor. Bunun nedeni üyelik ücretleri mi?
Spotify’ın dinleyici kitlesi küresel olarak büyümeye devam ederken sanatçılar da kendi ülkelerinin çok ötesindeki hayranlarla bağlantı kurma imkanı buluyor. Türkiye’de olduğu gibi profesyonel ya da yükselişte olan sanatçılara daha fazla telif gelirinin yurtdışından gelmesi oldukça yaygın bir durum. 2024 yılında Spotify üzerinden 1.000 dolar ve üzeri telif geliri oluşturan sanatçıların neredeyse üçte biri, telif gelirlerinin yüzde 75’inden fazlasını kendi ülkeleri dışındaki dinleyicilerden elde etti.
Müzik endüstrisini hem yerel hem de global ölçekte büyütme konusunda kararlıyız ve daha fazla insanın ödeme yapmaya değer olduğunu görmesine yardımcı olmak adına ürünümüzü sürekli olarak geliştirmeye yatırım yapıyoruz. Ayrıca müzik sektöründeki birçok oyuncuyla işbirliği yaparak, sektörün hem global hem de yerel düzeyde değerini artırmak için birlikte çalışıyoruz.
Spotify’daki müzik keşfi verilere ve insan tutkusuna dayanıyor
Spotify, sanatçıların kendi müziğini başka ülkedeki dinleyecilere tanıtması açısından önemli bir işbirlikçi mi? Kültürel bir köprü de kurduğunuzu düşünüyor musunuz?
Spotify, gerçekten de tam bir kültürel köprü gibi platform genelinde farklı sesleri ve müzik türlerini daha görünür kılarken, aynı zamanda dünya çapındaki hayran kitlelerini de birbirine bağlıyor. Bizim önceliğimiz her zaman sanatçılarla hayranları arasındaki bağı güçlendirmek ve onların yeni dinleyicilere ulaşmasına yardımcı olmak olacak. Özetle müzik keşfini kolaylaştırmak için buradayız. Bu keşif birçok farklı şekilde yapılabilir ancak çalma listeleri, elbette keşif için en önemli yerler. Spotify milyonlarca çalma listesine ev sahipliği yapıyor ve her biri müzik keşfine giden benzersiz yollar sunuyor. Öncelikle kişiselleştirilmiş çalma listeleri her dinleyici için farklı ve dinleyicinin neyi ne zaman dinlediği, oluşturduğu çalma listelerine hangi şarkıları eklediği ve benzer zevklere sahip kişilerin dinleme alışkanlıkları gibi harici ve bireysel faktörleri de göz önünde bulunduran algoritmalar tarafından oluşturuluyor.
Editoryal çalma listeleri, dünya genelinde müzik türü, life style ve kültür alanında uzman bir ekip tarafından hazırlanıyor. Ekibin, her bir farklı an için doğru müzikleri seçme uzmanlıkları, uzun yıllara dayanan tecrübelerine ve trendler, alışkanlıklar, gündem gibi dinleme alışkanlıkları verilerine dair yaptıkları dikkatli gözlemlere dayanıyor.
Ve son olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan çalma listeleri... Bu listeler, dünyanın dört bir yanındaki dinleyiciler tarafından oluşturuluyor. Hatta bu çalma listeleri, diğer çalma listelerini de etkileyebiliyor çünkü bir dinleyici kendi listesine belirli bir müziği eklediğinde, bu o kişinin neyi sevdiği ve ona ne önerilebileceği konusunda ipuçları veriyor.
Kısacası Spotify’daki müzik keşfi; verilere, uzmanlığa ve insan tutkusuna dayanıyor ve tam da bu nedenle hem dinamik hem de çok yönlü. İster kişiselleştirilmiş olsun ister editoryal, isterse de kullanıcılar tarafından oluşturulmuş olsun her çalma listesi, sanatçılarla hayranlarını buluşturmakta önemli bir rol oynuyor.
Türkçe müziğin uluslararası potansiyeli çok güçlü
Türkçe müziğin geleceğini nasıl gözlemliyorsunuz?
Türk müziği dinamik, zengin ve sürekli dönüşen bir yapıya sahip. Farklı müzik türlerinin bir araya gelerek olağanüstü bir karışım sunmasıyla oluşan bir mozaik gibi. Türk sanatçılar bir yandan müzik türlerini harmanlarken, bir yandan yeni sound’lar deniyor ve bunu yaparken Türkiye’nin müzikal mirasından da besleniyorlar. Bu evrimi yönlendiren ise açık fikirli ve türler arasında geçiş yapan dinleme alışkanlıklarıyla Z kuşağı.
Türkiye yalnızca zengin bir müzikal mirasa değil, aynı zamanda güçlü bir uluslararası potansiyeli olan hareketli ve gelecek vizyonu güçlü bir sanatçı topluluğuna da sahip. Yerel 2024 Loud & Clear verilerine göre, Türk sanatçılar dünya çapında 289 milyondan fazla kullanıcı tarafından oluşturulan çalma listesinde yer aldı ve bunların 191 milyonu Türkiye dışındaki kullanıcılar tarafından oluşturuldu. Bu da Türk müziğinin yerel listelerde hakimiyetini sürdürürken, Türkçe şarkıların oluşturduğu telif gelirlerinin 2024’te bir önceki yıla göre yüzde 37 arttığı verisiyle beraber, küresel olarak da büyümesini sürdürdüğünü gösteriyor. Tüm bu veriler aslında Türk müziğinin, ülke içinde ve dışında etkisini ve kültürel önemini artırarak büyümeye devam ettiğini ortaya koyuyor.

Türkiye pazarına odaklanmaya başladığınızdan beri ülkenin müzik sahnesinin hangi yönleri sizi etkiledi?
Türkiye’nin sahip olduğu büyük potansiyelin her zaman farkındaydık ancak son yıllarda bölgenin önde gelen ve hızlı büyüyen pazarlarından biri hâline geldiğini görüyoruz. Ancak beni asıl etkileyen, dinleyicilerin Türk müziğine olan sevgisi ve tutkusu oldu. Bu durumu ortaya koyan oldukça fazla veri var.
Örneğin son 3 yıldır, yılın en çok dinlenen 10 şarkısının tamamı yerel şarkılardan oluşuyor. Buna ek olarak, yeni açıkladığımız yerel Loud & Clear rakamları da Türk müziğine duyulan bu değişmez sevginin gücünü vurguluyor. 2024 boyunca Spotify Türkiye’nin günlük Top 50 listesinde yer alan şarkıların yüzde 90’ından fazlası Türk sanatçılara aitti. Bu da Türkiye’nin yerel müziğe olan yüksek ilgisiyle öne çıkan ülkelerden biri olduğunu gösteriyor.
Türkiye gibi kendi dilinde şarkıları en çok dinleyen başka hangi ülkeler var?
Yerel dilde müziğin popüler olduğu birçok ülke var. Örneğin, İtalya ve İspanya gibi ülkelerde kendi dilinde müzik dinleme geleneği epey güçlü. Ancak Türkiye’de yerel dilde müzik dinleme oranının bu denli yüksek oluşu, dünya genelindeki çoğu ülkeye kıyasla göze çarpan bir gerçek. Bu da yerel müziğin Türkiye’deki günlük dinleme alışkanlıklarının ne kadar önemli bir parçası olduğunu gösteriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yazar, akademisyen ve arkeolog İsmail Gezgin ile belli başlı kitaplarının ışığında kadim zamanları, yakın geçmişi ve bugünü konuştuk. Sıra kitabı "Ötekilerin Arkeolojisi"ni irdelemeye gelince, İsmail Gezgin "Yoksulluk bir uygarlık icadıdır" diyor ve "modern zamanlar"ı yargılayıp mahkum ediyor.

Oynadığı filmlerin türleri değişir, çalıştığı yönetmenler değişir, sinemasal anlayışlar değişir; lakin “Isabelle Huppert sineması” hep aynı sorunun etrafında döner: İnsan, kendi arzusu, iktidarı, korkusu ve özgürlüğüyle baş başa kaldığında kim olur? Bu yüzden onun filmografisi, son yarım yüzyılın ahlak, arzu, güç, sınıf ve özgürlük üzerine kurulmuş, muazzam bir sinemasal düşünce laboratuvarıdır.

Christopher Nolan uzun süredir merakla beklenen Odysseia uyarlaması "The Odyssey"de hikayeyi sözcüklerden ziyade aksiyonla anlatıyor. Dolayısıyla kitapta çok daha kurnaz, kibirli ve hatta yer yer zalim bir karakter olan Odysseus, filmde içsel çatışma ve çelişkiden yoksun bir kahramana dönüşüyor.

Günümüzde bir müzisyen aynı anda içerik üreticisi, pazarlama ve sosyal medya uzmanı da olmak zorundaymış gibi davranılıyor. James Blake, müzisyenlerin şarkılarını duyurmak için görünür olma çabasıyla ilgili sesini yükseltti ve Türkiye'den Ceylan Ertem ve Jehan Barbur gibi isimler de onu destekledi. Peki sanatçılar, sosyal medyada yeterince görünür değillerse yok mu sayılıyorlar?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.




