The Voidz'dan yeni albüm: Karman çorman şarkılar, vasat sözler

The Strokes'un popülerliğinden pek haz etmeyen Julian Casablancas'ın oyun alanı olarak gördüğü yan projesi The Voidz’un üçüncü albümü çıktı. Arka arkaya sıralanan, birbiriyle alakasız 10 şarkının dağınık doğası ve oldukça vasat sözleri, albümü dinlemesi çok zor bir hâle getiriyor.
The Voidz'dan yeni albüm: Karman çorman şarkılar, vasat sözler

18 Kasım - Honda - Duende
Honda ile birlikte

Konfor ve donanım bu SUV’de buluşuyor: Honda HR-V e:HEV Honda’nın hibrit modeli HR-V e:HEV ile Hayalleri ileri sürün. Modern iç-dış tasarımı ve keskin çizgileriyle dikkat çeken model, aynı zamanda verimli hibrit güç aktarma sistemiyle verimli bir sürüş sunuyor. Honda HR-V e:HEV neler sunuyor? 1,5 litrelik DOHC i-VTEC benzinli ve elektrikli motora sahip hibrit güç aktarma sistemiyle esnek bir sürüş deneyimi vadediyor. Çevre dostu e:HEV teknolojisi benzinli motordan ve rejeneratif frenden güç alarak kendini şarj ediyor, prizden şarj etme ihtiyacı da ortadan kalkıyor. Honda SENSING teknolojisiyle kullanıcılarına güvenli bir sürüş sunan HR-V e:HEV, Trafikte Sürüş Asistanı’yla 0 km/s'den itibaren sürüş desteği sağlıyor, aracınızı şeritte tutarken kör noktaları gösteriyor. Fonksiyonel iç tasarımıyla hem sürücü hem de ön yolcunun kablosuz şarj yuvasına erişimini kolaylaştıran HR-V, ses yalıtımıyla sessiz bir sürüş deneyimi sağlıyor. Arka alanda tamamen katlanma esnekliği sunan çok yönlü Sihirli Koltuklar ile ergonomik ve geniş bir iç mekan sunuyor. 3 özgün versiyon: Honda HR-V e:HEV, Elegance , Advance ve Style + olmak üzere üç farklı versiyonuyla otomobil tutkunlarıyla buluşuyor. Advance donanım seçeneğinden itibaren ısıtmalı direksiyon, kablosuz şarj, otomatik bagaj kapağı, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto bağlantısı gibi teknolojiler sunuyor. Style+ donanımında ise çok açılı kamera sistemi ve panoramik cam tavan sayesinde güvenli ve ferah bir yolculuk vadediyor. Keyifli sürüş deneyimini hibrit araç esnekliği ve fonksiyonlarıyla sunan Honda HR-V e:HEV ile buradan tanışabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Like All Before You
Süre: 43 dakika
Plak şirketi: Cult Records
Yayın tarihi: 20 Eylül 2024

Julian Casablancas’ın The Strokes’a paralel projesi The Voidz’un üçüncü albümü Like All Before You çıktı. Jeff Kite, Alex Carapetis, Amir Yaghmai, Jake Bercovici ve Jeramy “Beardo” Gritter’dan oluşan, Casablancas liderliğindeki grup, bu yeni uzunçalarda birbirine hiç benzemeyen 10 şarkıyı ardı ardına sıralamış. Şarkıların dağınık doğası ve oldukça vasat sözleri, albümü dinlemesi çok zor bir hâle getiriyor.

Albüm boyunca, emo, caz, metal, new wave, garaj rock gibi birçok müzik türünün yarattığı karmaşaya Casablancas’ın autotune vokalleri eşlik ediyor. Bu deneysel yaklaşım, bazı hayranlar için yenilikçi olabilir ama çoğu dinleyici için yorucu bir dinleme deneyimi sunuyor. Casablancas’ın performansı, müzik endüstrisinin içinde yer almaktan pek de keyif almadığı izlenimini vermeye devam ediyor. Charli XCX’in remiks albümünde seslendirdiği Mean Girls’ün projenin en kötüsü olarak değerlendirilmesi buna iyi bir örnek.

The Voidz’in karakteri de Casablancas’ın kişiliği gibi kararsız bir hâlde. Evet, albümün promosyon döneminde normalden çok daha fazla röportaj verdiler ama satır aralarında imzaladıkları bir sözleşme olduğu için bu uzunçaları yayınladıklarını ima ekmekten de kaçınmadılar.

The Voidz her zaman oyun alanı oldu

Julian Casablancas, The Strokes ile indie müziğin mihenk taşlarından biri olarak görülen Is This It’i 2000’lerin başında yayınlayarak müzik endüstrisinde derin bir iz bıraktı. Bu albüm ve yakaladıkları başarı, indie gruplarının büyük plak şirketleriyle anlaşmalar yapmasına zemin hazırladı ve türün ana akıma geçişine öncülük etti. Bu süreç Casablancas’ı müzik dünyasında önemli bir figür hâline getirdi. Ancak The Strokes ve müziği, zamanla sanatçının peşini bırakmayan bir bağımlılık hâline geldi. Casablancas grubun popüler olan her şarkısından nefret etti. Hatta her seferinde Last Nite şarkısının kendisi için tamamen bittiğini söyledi. Bu noktada The Voidz onun için bir kaçış noktası ve müzikal anlamda özgürleşme aracı oldu, Casablancas’ın ana akımdan uzaklaşarak daha deneysel bir ses yaratma çabasını temsil etti.

2015 yılında İstanbul’da gerçekleşen One Love Festival’de The Voidz ile çalarken yaptığım röportaj sırasında da The Strokes ile çalmanın bildiği bir piyesi oynamaya benzediğini dile getirmişti:

"Büyük sahneleri hiçbir zaman daha etkileyici bulmadım. The Strokes şarkılarını söylemek daha kolay. Pek performans sergilemek gibi değil orada yaptığım. Bildiğim bir piyesi oynamak gibi. The Voidz ise oyun alanı gibi. İstediğin her şeyi yapma gibi bir lüksün var. Her an her şey olabilir."

The Strokes’a dair her şeyden kaçmak ister gibi

Julian Casablancas, bu yeni albümde de The Voidz’u The Strokes’tan ayıran özellikleri vurgulamaya çalışıyor. Buna iyi bir örnek, Beardo ve Yaghmai'nin gitarlarının grubun kalbini oluşturan en önemli unsurlardan biri olmaya devam etmesi. Bu ikili, grubun sound’unu şekillendiren ve Casablancas’ın şarkılarının temellerini oluşturan karakteristik bir dinamizm yaratıyor. Geleneksel indie rock anlayışından da uzaklaşmalarını sağlıyor. Square Wave’de bu iki gitaristin uyumlu ve yaratıcı işbirliğini işitiyoruz. Spectral Analysis, dinleyicisini uzay temalı bir atmosferin içine çekerken Casablancas, alışık olduğumuz tuhaf ses oyunlarını sergiliyor.

Albümün en popüler şarkısı 7 Horses’da “Sorry I was not the man you wanted me to be / But if I could beg you maybe stop punishing me” derken hayranlarından düşündükleri adam olmadığı için özür diliyor. Spectral Analysis ise albümün en depresiflerinden. Casablancas intiharı, terk edilmeyi ve hayranlarının üzerinde yarattığı baskıyı ele alıyor. 10’u içerisinde iyi olan tek şarkı dramatik yapısı ile dikkat çeken Perseverance-1C2S.

Bu bir albüm değil, bir demo

Like All Before You’da The Voidz’in alışılmış kaotik müzikal yapısının dahi sınırlarını zorluyor. Şarkılarda fazla karmaşık veya yarım kalmış gibi hissettiren fikirler birarada sunuluyor. Julian Casablancas, bu albümde her şeye karşı tepki dolu bir ergen havasında. Müzikten ne tam anlamıyla kopabiliyor ne de onunla bir bütün oluşturmayı becerebiliyor.

Uzunçalar boyunca dinleyici Casablancas’ın bu içsel çatışmasını hissetmekle kalmıyor, grubun genel müzikal yaklaşımındaki kargaşaya da tanıklık ediyor. Ezcümle bu bence bir albüm değil, sanki tamamlanmamış bir demo.

Casablancas’ın “Kariyerinde değiştirmek istediğin bir şey var mı?” soruma verdiği cevabı hatırlıyorum:

"Geriye dönüp bakınca sadece çok içki içmemi değiştirmek isterdim. Bu konuda pişmanım. Hiçbir şeyin tadını çıkaramıyorsun, hiçbir şey hatırlamıyorsun. Bir şeyi telafi etmek gibiydi hep bu benim için. Alkolün verdiği yapay bir cesaret ve sosyallik içindeydim. Keşke daha az içmeyi başarabilseydim. Ama her konuda ya hep ya hiç yapısında bir insan olduğum için bu festivalde de bana verilen içki fişlerimin hepsini harcadım. Bu berbat bir şey. Kendime güvenimin daha çok olacağını bilseydim, her şeyin keyfini istediğim gibi sürebilirdim. Onun dışında bulunduğum yerde olmaktan gerçekten mutluyum, başka bir pişmanlığım yok."

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🎹 Restoranların müzik menüsü, The Voidz'un yeni albümü

Yıllardır yeme içme ve müzik sektöründe çalışan isimlere restoranlarda sunulan yemek ve çalınan müziklerin nasıl ilişkilendiğini sorduk. The Voidz'un kafa karıştıran yeni albümünü inceledik.

18 Kas 2024

Honda ile birlikte

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ayvalık Uluslararası Film Festivali: Ayvalık’ı farklı kılan nedir?

14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Emre Eminoğlu

·

25 Eyl 2026

Ayvalık Uluslararası Film Festivali: Ayvalık’ı farklı kılan nedir?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Büyük yaslara sessizce eşlik edecek kitaplar

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Aslı Perker

·

25 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Büyük yaslara sessizce eşlik edecek kitaplar
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Arkas Sanat ve Centre Pompidou’nun beş yıllık işbirliği: Lumina: Renk ve Işık Sanatı

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.

25 Eyl 2026

Arkas Sanat ve Centre Pompidou’nun beş yıllık işbirliği: Lumina: Renk ve Işık Sanatı
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yıldız Tozu | Sinemanın emekçisi, filozofu ve delisi: Werner Herzog

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Mehmet Sindel

·

24 Eyl 2026

Yıldız Tozu | Sinemanın emekçisi, filozofu ve delisi: Werner Herzog
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Camilla Barnes ile sohbet: Korkuyla başa çıkmanın zarif yoludur mizah

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.

Soner Can

·

24 Eyl 2026

Camilla Barnes ile sohbet: Korkuyla başa çıkmanın zarif yoludur mizah