

Vodafone Business ile bulut tabanlı yazılımlar artık tek noktada: Red Bulut Pazaryeri
İşletmelerin dijitalleşme yolculuklarında öncülük eden Vodafone Business , Türkiye’nin hiçbir noktasında teknolojiye ulaşamamış KOBİ kalmasın hedefiyle, bulut tabanlı yazılım ve çözümleri tek bir noktadan ön yatırım maliyeti olmadan satın…
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Instagram’ın logosunun kahverengi bir polaroid fotoğraf makinesi olduğu zamanları hatırlıyor musunuz? Platformun tek işlevinin fotoğraf paylaşmak ve takip ettiğiniz kişilerin fotoğraflarına beğeni ve yorum atmak olduğu günleri?
Açıkçası biz hatırlamakta biraz zorlanıyoruz.
Basit bir fotoğraf paylaşım platformu olarak ortaya çıkan Instagram, kurulduğu yıl olan 2010’dan bu yana oldukça değişti. 2012’de o zamanların Facebook’u bugünün Meta’sı tarafından satın alınan şirket, zaman içerisinde kimi zaman özgün kimi zamansa başka sosyal medya platformlarına ait özellikleri bünyesine katarak gelişmeye devam etti. Bu noktada ilk en büyük değişiklik, Snapchat’in yakaladığı başarıyı takiben 2017’de Stories özelliği ile geldi. Bir zamanların en popüler uygulaması olan Snapchat’in adını artık pek duymadığımızı düşündüğümüzde Instagram’ın bu konuda galip geldiğini söyleyebiliriz.
Ancak Covid-19 pandemisi ile sosyal medya devleri, oldukça güçlü bir rakibin yükselişine şahit oldu. Evet, TikTok’tan bahsediyoruz.
Instagram için tepkilerle dolu bir hafta
Çin merkezli şirket ByteDance bünyesindeki video platformu TikTok, bir yandan Vine’ın açtığı boşluğu kapatırken bir yandan da pandemide eve kapanan bizler, özellikle de genç kuşak için kendilerini ifade edebilecekleri yeni bir araç sundu. Ancak TikTok’un yükselişi öylesine hızlı ve güçlü oldu ki, sosyal medya camiasında resmen deprem etkisi yarattı. ABD dışından bir sosyal medya platformunun bu yükselişinin gölgesinde tehdit altında hisseden şirketler de hemen harekete geçerek yıllardır uyguladıkları taktiği uyguladı ve platformlarında TikTok ile özdeşleşen özelliklerin replikalarını geliştirmeye ve işin daha çok “video” tarafına kaymaya başladı.
Instagram ve Facebook bunu daha çok Reels ve canlı yayın özellikleriyle yaparken, YouTube da Shorts’u kullanıma sundu. Twitter ve hatta LinkedIn bile video özelliklerine yatırım yapmaya başladı.
Ancak geçtiğimiz hafta Instagram, “TikTok”laşma çabası sebebiyle büyük bir tepki çekti. Genç kullanıcılara daha çok hitap etme derdiyle yanıp tutuşan ve tıpkı TikTok’ta olduğu gibi ekranın tamamını kaplayan bir ana sayfa düzenini test etmeye başlayan Instagram’ın artık video içeriklere daha da fazla odaklanacağı ve takip ettiğimiz kullanıcıların paylaşımlarındansa takip etmediklerimizi daha çok karşımıza çıkaracağı gibi açıklamalar, kullanıcılar tarafından pek hoş karşılanmadı. Instagram’ın tekrar eskisi gibi olması için bir kampanya bile başlatıldı. 362 milyon takipçi ile Instagram'ın en çok takipçiye sahip kadını olan Kylie Jenner da bu duruma sessiz kalamadı ve "Instagram'ı tekrar Instagram yapın. TikTok olmaya çalışmayı bırak, sadece arkadaşlarımın sevimli fotoğraflarını görmek istiyorum" diyerek duruma tepki gösterdi. Kim Kardashian ve Chrissy Teigen de Intstagram'daki değişikliklere tepki gösteren ünlüler arasındaydı.

The Verge
Her ne kadar bu tepkiler sonrasında Instagram Başkanı Adam Mosseri ve Meta CEO'su Mark Zuckerberg değişikliklerin olacağı konusundaki ısrarlarını sürdürmeye devam etse de, Instagram büyük bir geri adım atarak söz konusu planlarını şimdilik durdurma kararı aldığını duyurdu. Ancak bu olayla birlikte sosyal medya devlerinin TikTok’un popülerliğinden ne kadar çekindikleri belki de hiç olmadığı kadar açık bir hale geldi.
Peki, TikTok nasıl oldu da böylesine yükseldi?
Aslında TikTok’un bu başarısının ardında kullanıcılarına daha hızlı bir şekilde daha büyük bir kitleye ulaşma imkanı sunması olduğu söylenebilir. Mesela hem TikTok hem de Instagram’da Kale and Krunches ismiyle paylaşımlar yapan influencer Marlie Cohen, Instagram’a katıldığı yıl olan 2015’ten bu yana yaklaşık 60 bin takipçi kazandığını; ancak TikTok’ta çok kısa bir sürede bu sayıyı ikiye katladığını söylüyor. TikTok algoritmasının kullanıcılara görmek istedikleri şeyi vermek üzere çalıştığını belirten Cohen, diğer platformların da bu duruma ayak uydurmak istemesini anladığını ifade ediyor.
Dijital odaklı bir pazarlama şirketi olan Kozen Creative’in kurucuları Drake Andrews ve Kyle Pretzlaff ise, düzgün yapılması halinde video formunun büyük bir pazarlama potansiyeli olduğunu belirtiyor. Instagram’ın uyguladığı stratejinin bir zorunluluk olduğunu söyleyen Andrews, “Herhangi bir işte piyasada olup bitenlere uyum sağlamak zorunda kalacaksınız,” diyerek kullanıcıların tepkisini anladığını; ancak bu duruma uyum sağlayamayanların geride kalacağını aktarıyor. Bunun olması halinde Instagram’ın tarihinin geçeceğine ve tıpkı Facebook gibi eski neslin ellerine kalacağına dikkat çeken Andrews, “Genç nesil Instagram’a girmeyecek çünkü zaten TikTok var ve platforma adapte oldular” ifadelerini kullanıyor.
İşin bu noktadan sonra nasıl ilerleyeceğine dair kesin bir şey söylemek imkansız; ancak Instagram ve dolayısıyla da Meta için bir zorunluluk olan bu değişimin Instagram kullanıcıları tarafından benimsenmesi biraz sancılı bir süreç olacak gibi gözüküyor. Beklenen olduğunda ve Instagram değiştiğinde platform TikTok döneminden galibiyetle mi çıkacak yoksa çağa ayak uyduramayarak tahtından mı olacak, hep birlikte göreceğiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Teknoloji çalışanları pandemi sonrasında nasıl bir çalışma düzeni bekliyor? Tepkilerin odağındaki Instagram, TikTok'a benzemeye çalışarak ne hedefliyor?
01 Ağu 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.



