Fuji Dağı'nda rekabet

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Tokyo 2020’de yol bisikleti yarışları, hem erkeklerde hem kadınlarda şehrin merkezinden start alıp Formula 1 yarışlarına ev sahipliği yapan Fuji Speedway pistinde sona erdi. Başlangıç ve bitiş noktaları aynı ancak parkurlar farklıydı.
Ekvador’a ikinci altın
Erkekler yol bisikletinde çok zorlu bir parkur vardı. 234 kilometre içinde biri Fuji Dağı olmak üzere beş kayda değer tırmanış, sürekli bir iniş ve çıkış, kazanılacak toplam 4865 metre dikey irtifa...
Favorilerimiz belliydi. Slovenler Primoz Roglic ve son Tour şampiyonu Tadej Pogacar ile, Britanyalılar Yates kardeşler ve Geraint Thomas ile, Kolombiyalılar Rigoberto Uran ile, onların komşuları Ekvador ile Richard Carapaz ile altını hedefliyordu. Belçika ise Wout van Aert ile 2016 Rio’da olduğu gibi altını kapmak istiyordu.

Kaynak: Independent
Yarış aslında son 40 km içinde başladı. Fuji sakince geçildi, bir sonraki tırmanış Mikuni’de tempoyu ilk veren Pogacar’dı. Kanadalı Michael Woods da aynısını yaptı. En güçlü 13 kişi o grupta kaldı.
25 kilometre kala gaza basan ABD’li Brandon Mcnulty’yi yalnızca Carapaz takip edebildi. Biliyorduk ki Carapaz daha güçlüydü, ve sona yaklaşırken, altı km kala Carapaz’ın atağı geldi. Ekvador tarihinin ikinci olimpiyat altınını işte bu atak getirdi. Bu hem Carapaz’ın kariyerindeki ilk tek günlük yarış zaferiydi, hem de kendi söylediğine göre başına gelebilecek en güzel şeydi. Bu mütevazı Güney Amerikalı, madalyayı alırken muhtemelen onu ülkesinde karşılayacak kalabalığın coşkusunu düşünüyordu.
İkincilik için sekiz kişilik bir sprint atıldı, beklenildiği gibi Van Aert gümüşü boynuna taktı. Pogacar ise podyumu tamamladı.
Akademik ve olimpik bir şampiyon
Kadınlar yol yarışı başlarken düşünüyorduk ki yarış başlayacak, bir kaçış grubu oluşacak, peloton içinde ataklar olacak, turuncu formalı bir sporcunun atağı başarılı olacak ve altın madalya ona gidecek. Ancak bir noktadan sonra işler farklı gelişti.
Beşli kaçış grubu, 137 kilometrelik parkurun ortalarına doğru farkı bir hayli arttırdı. Zira dünyadaki belki de en güçlü 10 kadın bisikletçiden dördüyle Tokyo’ya gelen Hollandalılar, birlikte çalışma konusunda pek iyi görünmüyorlardı. Güney Afrikalılar ve İtalyanlar da iyi kadrolara sahipti ama onlardan bekleneni ortaya koyamadılar.
Kaçış grubundaki Anna Kiesenhofer, son 40 kilometreye girerken en önde tek başına kaldı. Pelotonla arasında beş dakika civarı bir fark vardı. Son on, beş ve hatta bir kilometreye giriyorduk ve bu pek tanımadığımız Avusturyalı hâlâ en öndeydi. Ve evet, Kiesenhofer finiş çizgisini ilk sırada geçti ve 2020 Tokyo’nun en akıl almaz işlerinden birini yaptı.

Peki kimdi bu Kiesenhofer? Kendisi 2014’e kadar bir triatletti. 2014’te bisiklete başladı, bu sürede Katalonya Üniversitesi’nde matematik doktorası yaptı. 2017’de tam zamanlı profesyonel bir sözleşme yapmış ancak sene sonunda yeni bir sözleşme bulamamıştı. Sonrasında amatör olarak bu spora devam etti. 2019, 2020 ve 2021’de ülkesinin zamana karşı şampiyonu oldu. Böylece Tokyo 2020’de yer aldı. Söylediğine göre yarışı ilk 20-25’te bitirmek için Tokyo’ya geldi. Belli ki beklentilerin biraz (!) ötesine geçti.
Evet, Kiesenhofer bir mucize yarattı. Öte yandan hayal kırıklığı yaşayanlar da vardı. Hollandalı Annemiek Van Vleuten bu isimlerin başında geliyordu. Uzun süre Tokyo’da altın almak için çalışmıştı. Bir de finişten ikinci geçerken yarışı kazandığını sanması, bu duruma tuz biber ekti. Bronz ise sezonun en çalışkan isimlerinden İtalyan Elisa Longo Borghini’ye gitti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Konuklar: Richard Carapaz, Norveç Kadın Plaj Hentbol Takım, Anna Kiesenhofer, Almanya Jimnastik Takımı ve Tottenham Hotspur
30 Tem 2021

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.



