Türkiye Ekonomisinde Şimşek Sesleri

Yeniden Ortodoks politikalara mı dönülecek yoksa Şimşek ile Erdoğan arasında bir orta yol mu bulunacak bilemiyoruz. Şimşek’in ekonomi anlayışıyla Erdoğan’ın faiz görüşü bir uyum içinde çalışabilecek mi, bunu ise zaman gösterecek.

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

Türkiye 28 Mayıs seçiminde Erdoğan’ı yeniden cumhurbaşkanı olarak seçti. Bu Türkiye için ilginç bir deneyim oldu. Çünkü muhalif kanattaki siyasetçiler ve vatandaşlar, özellikle seçimin ilk turunda, seçimin kendileri tarafından kazanılacağına oldukça eminlerdi. 2019 yılında yapılan belediye seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İyi Parti’nin (İYİP) öncülüğünde Demokrat Parti (DP) ve Saadet Partisi’nin (SP) de desteklediği Millet İttifakı İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya gibi büyükşehirlerde Adalet ve Kalkınma Partisi’nden (AKP) belediyeleri almıştı. Bu da Erdoğan muhaliflerine büyük bir motivasyon kaynağı olmuştu. Ayrıca İstanbul’da yapılan yerel seçimi Cumhurbaşkanı Erdoğan özel çaba sarf ederek tekrar ettirmiş, yenilenen seçimlerde CHP adayı Ekrem İmamoğlu oy oranını daha da artırarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştu.[1] Bu son gelişme de muhaliflerin bir ittifak çatısı altında oldukça başarılı bir performans örneği sergilediğini ortaya koymuştu. Haliyle Erdoğan muhalifleri de 2019 seçimlerinden aldıkları güçle bu genel seçime de Millet İttifakı çatısı altında girmişlerdi. Ne var ki yerel seçimlerde fayda getiren ittifak sistemi genel seçimlerde aynı sonucu vermedi ve üçünü kez Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı oldu.

Öte yandan Erdoğan için artık daha çetin bir sınav var: Ekonomi. Seçim ekonomisi izlemesi ve işsizlik oranını düşürme, % 5.5 büyüme oranı ve 16 bin dolar fert başına millî gelir, depremzedelere avantajlı konutlar yapılması gibi kimi ekonomik vaatlerde bulunması dışında, Erdoğan seçim öncesi propagandasında ekonomik vaatleri pek öne çıkarmadı. Tabiî bu konularda yazılar yazıldı, bildiriler hazırlandı. Fakat Erdoğan’ın hiçbir mitinginde, hiçbir televizyon programında manşette ekonomik gelişmeler yoktu. Kampanya dönemi muhalif ittifakın teröre destek verdiğini iddia ederek geçti çok temelde. Bu söylem işe yaradı mı bilemiyorum, fakat Erdoğan’ın tüm kampanya sürecinde üzerinde durduğu en önemli konunun bu olduğu bir gerçek.

Türkiye’de en can yakıcı sorun enflasyon ve Türk lirasında yaşanan değersizleşme iken Erdoğan’ın seçim sürecinde ekonomiden pek bahsetmemesi aslında tüm ekonomistlerin kafasında sorular oluşmasına sebep oldu. Çünkü daha önceki bültenlerde de okuduğunuz gibi Türkiye ekonomisi yüksek enflasyonla, Türk Lirasının değer kaybıyla ve yüksek cari açıkla boğuşuyor. Buna çözüm olarak getirilen “Türkiye Ekonomi Modeli” ve “Liralaşma” stratejisi ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerini tüketmekten başka neredeyse bir işe yaramıyor. Bu nedenle seçim sonrası Erdoğan’ın bu model üzerine yeniden düşünüp düşünmeyeceği de hep akıllarda bir soru işareti olarak kalıyor.

Erdoğan tarafından yapılan kampanyanın ana ekseninde ekonomi olmaması rağmen seçim sonrasında en çok konuşulan şey ekonominin bu durumdan nasıl çıkacağı oldu ve Erdoğan’ın ekonomi yönetiminin başına kimin getireceği ana gündem maddemiz haline geldi. Bu noktada en çok Mehmet Şimşek ismi konuşulmaya başlandı. Seçim öncesinde Erdoğan Mehmet Şimşek’le birkaç kez görüşmüş hatta bu görüşmelerin yapılacağı da basına özellikle servis edilmişti. Fakat o dönemde bu konuya ilişkin bir gelişme görememiştik.

Mehmet Şimşek Batı sermayesinin de başarılı bir maliye bakanı olarak tanıdığı bir isim. Bir dönem Türkiye ekonomisinin Avrupa’da parladığı zamanlarda Ali Babacan’la birlikte Türkiye ekonomisini yöneten birisi. Hatta Emerging Markets dergisi 2013 yılında Şimşek’i yılın maliye bakanı seçmişti.[2] Yine aynı yıl Foreign Policy dergisi kendisini dünyanın en etkin 500 kişisinden biri olarak seçmişti.[3] Fakat sonradan Türkiye ekonomisi ray değiştirmiş ve başka bir yola girmişti. Özellikle Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak döneminde büyük dönüşüm yaşamıştı. Anlaşılan o ki Erdoğan yine o eski güzel günlere dönmek için Mehmet Şimşek’i yeniden ekonominin başına getirmek istiyor. Fakat bir yandan da “faiz enflasyonun sebebidir” şeklindeki görüşünü de sürdürmeye kararlı görünüyor. Yeniden Ortodoks politikalara mı dönülecek yoksa Şimşek ile Erdoğan arasında bir orta yol mu bulunacak bilemiyoruz. Şimşek’in ekonomi anlayışıyla Erdoğan’ın faiz görüşü bir uyum içinde çalışabilecek mi, bunu ise zaman gösterecek.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanı

enflasyon

Türkiye

Cumhuriyet Halk Partisi

İyi Parti

Demokrat Parti

Saadet Partisi

Millet İttifakı

İstanbul

Ankara

Adana

Mersin

Antalya

Adalet ve Kalkınma Partisi

Ekrem İmamoğlu

Türk lirası

NEREDE YAYIMLANDI?

2023 Seçimleri Bize Neyi Gösterdi?, RTÜK'ün 6 Kanala İnceleme Başlatması, Türkiye Ekonomisinde Şimşek Sesleri.

2023 Seçimleri Bize Neyi Gösterdi?, RTÜK'ün Altı Kanal ile İlgili İnceleme Başlatması Ne İfade Ediyor?, Türkiye Ekonomisinde Şimşek Sesleri.

05 Haz 2023

YAZARLAR

Enes Özkan

Ekonomist. Daktilo1984 kurucusu ve genel yayın yönetmeni. İstanbul Üniversitesi Blockchain Teknolojileri Merkezi kurucusu ve iş geliştirme koordinatörüdür. Aynı üniversitede davranışsal iktisat ve yatırımcı psikolojisi alanında doktora çalışmasına devam etmektedir.

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

;