Türkiye'de futbol endüstrisi üzerine (3)

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Herhangi bir ligin barındırdığı ve izleyiciye sunduğu rekabet, onun pazarlanabilirliğinin en önemli unsurlarından biridir. NBA, Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi gibi organizasyonlarda birçok favorinin yarışması ve çok sayıda farklı şampiyon çıkması bu organizasyonların marka değerlerini artırmıştır. Rekabetin yüksek olması kulüplerin gelirlerini oluşturan üç temel kaleme de pozitif katkı sağlar: Yayın gelirleri, ticari gelirler, maç günü gelirleri.
- Türkiye Ligi’nin seyirci standardı: Türkiye’de takımlar 2018/2019 sezonunda ortalama 14 bin seyircinin önünde oynarken Rusya Premier Ligi takımları 16 bin 800 seyirci ortalaması yakaladı. Türkiye’deki stadyum izleyicisinin önümüzdeki sezon %20’lere yakın bir sıçrama yapıp yapamayacağını göreceğiz. Bunu elbette pandemi gelişmeleri de belirleyecek. Avrupa’daki yüksek seyirci oranları bir kenara, ortalama tüketicinin benzer olduğu Türkiye, Rusya ve Brezilya gibi ülkeleri birbirleriyle kıyaslamakta fayda var. Gayri safi yurt içi hasıla kıyaslamasına bakılırsa ortalama gelir düzeyindeki bir Brezilya vatandaşının tüketim sepetinde kültür, sanat, eğlence ve spora ayırdığı bütçenin Türkiye’deki bir vatandaştan daha az olması beklenir. Fakat Brezilya 2018 yılında 20 bin seyirci ortalaması tuttururken 20 takımlık ligde 13 takımın seyirci ortalaması 15 bin seyircinin üzerindeydi. Bu noktada futbol tüketimi ve kültürü farkı öne çıkıyor.

- Türkiye’de rekabet: Türkiye’de tarihsel olarak İstanbul Ligi’nden miras kalan hakimiyet, bugün Süper Lig’de dört büyükler olarak tanımladığımız rekabet kırıcı unsuru oluşturmuştur. Bursaspor'un şampiyon olduğu sezon ve sonrasındaki sezonlarda seyirci ortalaması önemli seviyede yükselmiştir. Anadolu takımlarının rekabetçiliğinin artması ve yeni şampiyonlar çıkması ligdeki stadyum gelirlerini artırmaktadır. Seyircilerin stadyumlara gelmesi ligin marka değerini yükseltmektedir.
- Kulüplerin denetlenmesi gerekliliği: İsmail Şayan’ın son verilerle yaptığı incelemeye göre 4 büyük haricindeki 14 takım futbolcu ve ekipten kaynaklanan ücret giderlerini 2012/2013 sezonundan 2018/2019 sezonuna kadar ikiye katladı. Şayan’a göre, 4 büyükler Süper Lig’deki gelir pastasının %52’sini kazanıp ligdeki toplam ücret giderlerinin %48’ini karşılıyor. Diğer 14 kulüpse %48’ini kazanıp %58’ini ödüyor. Bu durum 4 büyüklerin haricindeki kulüplerdeki rekabetin tetiklenişinin ancak ve ancak finansal denetlemeyle mümkün olabildiğini göstermektedir.
- Futbol, ülkemizde ve küresel anlamda alıcı bulduğu sürece çıkış var. Liglerin ve kulüplerin yönetiminin şeffaflaşmasıyla yerel liglerdeki rekabetçiliğin artırılması Türkiye futbol endüstrisinin marka değerini yukarı çıkarmakla birlikte uluslararası düzeyde (hem millî hem kulüpler bazında) rekabetçiliğini artıracaktır. Bilimsel ve desteklenebilir başka bir çözüm gösterilmedikçe Türkiye futbol endüstrisinin reçetesinin de bu olduğu görülmektedir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Neymar, Milwaukee Bucks, Formula 1 Türkiye GP, Eczacıbaşı Spor Kulübü. Cuma spor gündeminiz hazır.
28 Ağu 2020

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.



