Türkiye'de kaykay kültürü: Ala Skateboards

Türkiye Kaykay Millî Takım Antrenörü ve Ala Skateboards'un kurucusu Tuncay Koçal ile Türkiye'nin kaykay kültürü üzerine
Türkiye'de kaykay kültürü: Ala Skateboards

21 Kasım - Wings - Duende
Wings ile birlikte

Kendi çizgisi olanlara: Wings Denemeyi ve keşfetmeyi sevenlerin tercihi Wings , kendi çizgisi olanlara hayatın her alanında ayrıcalıklar sunmaya devam ediyor. Nedir? Müşterilerine benzersiz ve özel deneyimler sunarak dinamik bir hayatın kapılarını aralayan kredi kartı Wings , on beşinci yılını sunduğu yeni ayrıcalıklarla kutluyor. Neler var? Tüm müşterilerine sadece kart harcamalarından değil bankacılık ürünlerinden de Mil Puan kazandıran yeni Wings, otomatik fatura ödeme talimatlarında, BES, Artı Para, tamamlayıcı sağlık sigortasında, konut/taşıt kredilerinde ve fon talimatlarında toplamda 200.000’e varan Mil Puan kazanma imkânı sunuyor. Kazandığı Mil Puanlarını dilediği havayolundan yurt dışı uçak bileti alırken iki kat daha değerli kullanan Wings sahipleri, seyahatlerine de konforla başlayarak, havalimanına giderken %75’e varan transfer indirimi ve % 50’ye varan havalimanı otopark indiriminden yararlanıyor. Wings sahipleri tüm otellerde %10’a, Wings Style otellerinde %20’ye varan indirimle daha az ödüyor. Restoranlarda ekstra Mil Puan kazanan Wings liler, yeni lezzetleri %15’e varan indirimle keşfediyor. Üstelik Wings Style restoranlarında %20’ye varan indirimlerden de yararlanıyor. Wings ’in ayrıcalıklı dünyasına katılmak ve programlarını keşfetmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Kaykay kültürünün yaygınlaşması, moda anlayışı, müzik ile haşır neşirliği, dergilerin ve videonun kaykay için öneminden, alt kültürün nasıl şekillendiğine kadar her şeyi konuştuk. Paris 2024 hazırlık sürecine de değindik. 

1988 ve 1998 arası Türkiye’de kaykay ve kaykay kültürü için önemli, bu dönemden bahseder misin?

90’lı yılların başında belli başlı birkaç dükkanın getirdiği kaykaylar dışında malzeme bulmak epey zor ve pahalıydı. Şimdiki gibi dijital kaynaklar da yoktu o nedenle kaykay dergilerine veya videolarına ulaşmak da ayrı bir problemdi. Dergiler ve videolar önemliydi çünkü  o sırada genel olarak dünya’da neler oluyor bilebilmek, kaykaycıları ve kaykay dünyasını tanıyabilmek, anlamak ve uygulayabilmek için var olan kaynaklar sadece bunlardı. 

Kaykaycıların röportajlarını okuyup karakterlerine ve yaşamlarına dair bilgiler edinmek, VHS ve beta kasetlerdeki kaykay markalarının videolarını izleyerek yeni hareketler öğrenmek dünyanın en keyifli olayıydı bizler için. Yurtdışından bir dergi geldiğinde elden ele gezerdi ya da herhangi bir arkadaşımız bir kaykay videosuna sahip olduğunda o arkadaşımızın evinde kalabalık şekilde film galası gibi toplanıp videoyu izlerdik hep birlikte. Sonra da çıkıp varsa yeni hareketler onları çalışırdık. İletişim için sadece ev telefonlarının olduğu dönemde herkes birbirini arar yer belirtir ve orada buluşup sabahlara kadar şehrin altını üstüne getirirdik. 

İstanbul’da o zamanlar Bağdat Caddesi, Ataköy ve Maçka tayfaları vardı. Zaman zaman birbirimizin bölgelerini ziyaret eder birlikte o bölgede kayılacak mekanları gezerdik, tatlı kapışmalarımız olurdu. Ankara, İzmir, Bursa’da da tayfalar vardı. Yine aynı şekilde şehirlerarası kaykay turizmi yaşanırdı dönem dönem. 14 yaşımda buradan atlayıp Ankara’ya kaymaya gitmişliğim vardır.

O dönemde kaykaycılar, patenciler, BMX sürenler genelde hep birlikte takılırdık. Camia herkes için çok küçüktü, farklı yaşam anlayışına sahip bireyler olarak bir arada olmak huzur ve güven verirdi. Sanki o camia dışında kimseyle anlaşamayacağımızı düşünürdük. Zaten uzaylı gibi bakan gözler ve sataşan insanlar yüzünden normalde olduğundan daha fazla birbirimize bağlıydık. 

Her sınıftan, ırktan, dilden, dinden insanlar bir arada olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşardık. Bunu buradan bu şekilde anlatarak sizlere nasıl hissettirebilirim bilemiyorum ama çok doğal, özel ve güzel zamanlardı.

Tuncay Koçal

4-5 yaşlarında kaykay kaymaya başladın, kaykayla nasıl tanıştın?

1988 yılında o dönemde Almanya’da bankacı olarak çalışan amcamın bana hediye olarak getirdiği bir kaykay ile başladım. Önce evin koridorunda takılıyordum, sonra sokakta kaymaya başlayınca işler değişti. Kaykayı anladıkça, keşfettikçe daha derine daha derine derken ilerleyen yaşlarımda bana dünyayı gezdiren bir araç oldu.

2003 yılında biraz daha profesyonel oldun, Türkiye’de o dönem kaykay ortamı nasıldı?  

Aslında ilk kariyer hareketim 1996 yılında oldu diyebilirim. Almanya’da Monster Skateboard Magazine’de 2 sayfa fotoğrafım basılmıştı. Türkiye’den ilk defa bir kaykaycının fotoğrafı uluslararası bir dergide yayınlanmıştı bu bana imkansızlıktan kaykayı bırakmayı düşündüğüm dönemde büyük motivasyon oldu ve devam ettirip kendimi geliştirmeye başladım. 17 yaşımda profesyonel bir kaykaycı olabilir miyim umuduyla İngiltere’ye gitmiştim ama orada üniversiteler pahalı olduğundan ailem burada okumamın daha doğru olduğunu düşündüğü için geri döndüm ve planlarımı komple değiştirmek durumunda kaldım.

Ben de madem geri gidemiyorum o zaman orada edindiğim deneyimlerle burada kaykay kültürünü yaygınlaştırmanın daha doğru olacağını düşündüm. Buna istinaden de ilk girişimim olarak dostlarımla birlikte sadece kaykaycılardan oluşan Türkiye’nin ilk kaykay takımını kurduk. Kendimize bir rampa yapıp festivallerde, açılışlarda gösteriler düzenlemeye başladık. Ortamımız da gayet doğal, keyifli, deli dolu insanların bir arada olduğu, bir şeyler ürettiği ve sokak kültürünü de dibine kadar yaşayan kişilerden oluşuyordu.

Tuncay Koçal

2022 yılında ortam nasıl hala bir alt kültür mü kaykay ya da hiç öyle oldu mu Türkiye için?

Kaykay hala bir alt kültür ama günümüzde biraz daha yaygınlaşmış olmasından dolayı popüler bir malzeme olarak kullanılıyor. Bu kaykayda dönem dönem yaşanan bir durumdu fakat insanlar keşfettikçe bunun hiç eskimeyen, modası geçen bir şey olmadığını fark ettiler. Bu vesile ile de son dönemlerde kesintisiz olarak kaykayın varlığını hissettirdiğini görüyoruz. Kaykay, bir anlamda kendini ifade etme biçimi olduğundan dolayı her dönemin de kendine ait bir ifade şekli olmasından kaynaklı kendini güncelleyerek devam ediyor ve yayılmasını sürdürüyor.

"Küçük imkanlarla büyük mutluluklar demişsin" bir podcastinde fakat kaykayla ilgili basit bir şey düşünemiyorum. En ufak hareket için bile ciddi bir mesai olduğunun farkındayım. Disiplinini nasıl oluşturdun ya da oluşturuyorsun?

Sadece düz kayarak bile epey mutlu olabilirsiniz. Eğer gerçek bir kaykaycıysanız her koşulda kayabilecek ya da kendinizi iyi hissedebilecek bir ortam yaratabilirsiniz. 

Hareketleri öğrenme kısmı biraz zor gözükse de aslından öğrenmeye çalışırken öğrendiklerinizle kendinize neler kattığınızı hissettiğinizde işler değişiyor. Çok çabalayarak öğrenmenin, keşfetmenin güzelliği bambaşkadır. Basit anlamda, profesyonel bir kaykay bir ömür geçirmenize yeter de artar.

Kaykay Kültürü: Kendine ait bir ifade şekli 

Tuncay Koçal

"Teknik olarak kaykay kullanılıyor ama kültürü ile ilgili, o kültürle yaşayan insan konusunda sıkıntılar var. Kaykayın dilinin ingilizce olması; ilgili kişilerin ingilizce bilmemesi, konuşmaması ve öğrenmemesi." demişsin katıldığın bir podcastte;

Kaykaya ilginin bir kimliğini çıkarabilir miyiz? Kaykay yapan insanlar o kültürü nasıl ediniyor ya da edinemiyor? 

Profesyonel kaykay markalarının mutlaka bir duruşları, hayat anlayışları olur. Markanın logosundan tahtanın tasarımına, kaykay takımından söylemlerine kadar her markanın kendine has bir karakteristik özelliği vardır. Siz de kaykayınızı ilerlettikçe ilgi duyduğunuz markaları tercih etmeye, ona göre müzikler dinlemeye ve giyinmeye başlarsınız. 

Başta da belirttiğim gibi bu bir yaşam tarzı olduğu için sizin de hayata bakış açınız ve kendinizi ifade edişiniz buna yansır. Diyaloglar, paylaşımlar da buna paralel olarak gelişir, kaykay dünyası içindeki bir çok konuyu keşfettikçe yorumlar ve paylaşmaya başlarsınız, bütün bunlar bir araya gelince de ortaya kaykay kültürü çıkar.

Kaykayla ilgili profesyonel olmaya nasıl karar verdin sen o kültürü nasıl edindin? 

Öncelikle kaykay kaymayı çok ama çok sevdiğim için bunu hayatım boyunca nasıl sürdürebileceğimi düşünmeye ve araştırmaya başladım. Yurtdışında kaykaycılar sadece bunu yaparak yaşayabiliyorlarsa bizler de burada yaşayabiliriz bir şekilde diye düşündüm. Markalar bazında gelir elde etmek, maaşlı bir kaykaycı olabilmek imkansız olduğu için yaşadığımız coğrafyaya göre bir model geliştirdim.

Ekipler kurup gösteriler düzenlemeye ve kaykay dersleri vermeye başladım. Markaları yeni yeni ikna edip en azından malzemelerimi karşılayabilecek kadar sponsorlar buldum. Dünya’da kaykay yayıldıkça ve ülkemizde keşfedildikçe benim de işlerimin çapı büyüdü ve bugün olduğum yere getirdi.

Kaykay camiasına çok küçük yaşta katıldığım için aslında içine doğdum diyebilirim. Hayallerim vardı ama nasıl olacağına dair fikrim yoktu, her şey kendiliğinden gelişti. İstediğim tek şey daha fazla kaykay kayabilmekti :)

Türkiye'de kaykaycılar kaykayın yaşam tarzını istedikleri gibi ifade edebiliyor mu yani Türkiye'ye göre "marijinal" kalabilecek bir kültür mü kaykay?

Ruhunda özgürlük barındırdığı için her kaykaycı olabildiğince özgür olmak ister ama bu sınırsız değil ve her coğrafyada farklı gerçekleşiyor. Sınırlar dahilinde sınırsız özgürlüğün peşinde kayan kaykaycılar olarak herkesin kendine göre bir yaşam şekli oluşuyor. Dışarıdan bakınca da ne yaparsak yapalım her zaman marjinal gözükeceğiz.

Disiplinlerarası bir spor: Resim, müzik, video

Tuncay Koçal Arşiv

Kaykayla ilgili birçok disiplinin organik bağı var; fotoğraf, performans, resim... Unuttuğum varsa sen ekle lütfen. Bu çeşitliliği nasıl açıklarsın?

Kaykay dediğiniz zaman altındaki baskılarından dolayı çizim, illüstrasyon dünyası bu vesile ile resim, yaptığınız hareketlerin en güzel şekilde gözükmesini sağlamak için fotoğraf ve video; videonun daha keyifli olması için müzik, sokaklarda vakit geçirdiğiniz için de inceden bir hayat okulu. Bütün bu etrafında dönen disiplinlerin bir harmanıdır, sohbetidir kaykay.

Kaykayda teknik olarak sporcunun kendine özgü hareketlerinin ortaya çıkışı nasıl gerçekleşiyor?

Her kaykaycının kendine özgü hareketi vardır diyemem. Aslında herkes bilinen hareketleri öğrenmeye çalışır ilk önce, zamanla özel olarak çalışıp ya da çalışırken beklenmedik bir hareket sonucu kendinize özel bir hareket yaratabilirsiniz. Her kaykaycının bir stili vardır ama bu da yine biraz ilerlettikten sonra ortaya çıkar. Önce hareketleri düzgün yapmayı öğrenmeli daha sonrasında da bir stil edinmelisiniz. 

Türkiye Kaykay Federasyonu

Ala Skateboards: Türkiye’de bir kaykay markası oluşturma fikrini anlatır mısın? Çünkü sadece bir kaykay değil kültür ve fashion ortamı var, bunların hepsini bir araya getirirken neler gözetiyorsun? 

Bu zamana kadar birçok yerli kaykay markası girişimleri olmuştu ama zaman içinde bunların hiçbirinin bizi yansıtmadığını gördüm. Aidiyet hissedebileceğiniz bir marka tam olarak yaratılamamıştı bana göre. Baskısı iyi olsa tahtası iyi değildi, ya da tam tersi ve ya sürdürülebilir oluşumlar değildi. Öncelikle markanın adını koyarken Türkçe’de karşılığı olan bir isim olmasına dikkat ettim. Amerikan markaları, Avrupa markaları, asya markaları vardı ama doğudan çıkan bir marka yoktu. Kaykay dünyasına otantik bir hava katmak, bunu da tanıdığım bildiğim sanatçı dostlarımı ve kaykaycıları bir araya getirerek yapmak istedim. Kendimizi ifade ediş biçimimiz dünya ile paralel ama bize ait olsun dedim.

Sadece baskılarıyla ve kalitesiyle iyi kaykaylar üretmiyoruz, kullanılmış kaykayları geri dönüştürüp onlardan sanat eserleri, takılar, aksesuarlar yapıyoruz. Sergiler düzenliyoruz, kıyafet koleksiyonları hazırlıyoruz, söyleşiler düzenleyip, eğitimler veriyoruz, dünya ile iletişimimizi bu şekilde ifade ediyoruz. Mümkün olabildiği kadar insanlara ilham vermeye, farklı düşünmeye, motive etmeye, teşvik etmeye çalışıyoruz. Kaykay-Sanat-Moda üçgeninde imkanlarımız elverdiğince yaratıcı olma gayretindeyiz. Herhangi bir yatırımcımız yok tamamen kendi kendine büyüyen bir markayız. Destekleyen dostlar ve markalarla yaptığımız işbirlikleri ile sesini duyuran bir oluşumuz.

İç mimar Merve Gürsel ile "Geleneksel ve Güncelin Buluşması" adında bir proje gerçekleştirdiniz. Merve Gürsel x Ala Skateboards işbirliğinden bahseder misin? 

Uzun süredir tombaklarla farklı objeler tasarlayan ve üreten iç mimar Merve Gürsel ve Ala Skateboards “Gelenekselle Güncelin Buluşması” başlığı altında birleşti. Osmanlı’nın 1600’lü yıllardaki yükselişi ve ihtişamlı zamanının yaşam ve kültüründen doğan “tombak”ın ihtişamlı dünyası ve kaykayın enerjisi ve günümüz sokak kültürüne bir öneri olarak bir araya geldi. 

Birbirinden çok farklı iki nesnenin buluşmasını anlatan hikâyeyi aktarmak için, Merve Gürsel küratörlüğünde Ömer Yaman (PG Art Gallery) ve Hande Koçhan kaykaylar için özel çizimler yaptı. Bir kaykay rampası maketi bu projeye özel olarak tombaklandı. Humanoidx79 modeli ise Mert Onaran desteğiyle, dünyanın ilk “artırılmış gerçeklik” uyumlu NFT kaykayı. Kaykayların üzerindeki sanat eseri çalışmalar ve tombak birbirinden zaman, tasarım ve fonksiyon açısından çok “farklı” bu dünyaların buluşmasını simgeliyor.

Uluslararası temsiliyet: 2024 Paris Olimpiyatları

Kaykay millî takımı, Roma 2022/Tuncay Koçal

2024 Paris Olimpiyatları için geçtiğimiz aylarda kaykay millî takımı ile kamp yaptınız? Kamp nasıl geçti, Türkiye kaykay branşında olimpiyatlarda ne kadar ilerleyebiliriz? 

2024 Paris Olimpiyatları’nın ilk ayağı olan Roma durağından önce Berke Dikişçioğlu, Alparslan Ayhan, Kerem Şahinoğlu, Yusuf Duran, İbrahim Yılmaz, Okan Pörçek ve Merve Nalçacı ile Melis Sakaoğlu'ndan oluşan sokak disiplini kaykay millî takımımızla Karaman’da bir kamp gerçekleştirdik. 10 gün süren yoğun çalışmalardan sonra 6 erkek ve 2 kadın sporcumuzla Roma’da ülkemizi temsil etmiş olduk. Henüz çok yeni olduğumuz bu sporda ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye ve edindiğimiz deneyimlerle ülkemizde kaykay branşını yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.

Park ve sokak disiplininin teknik farkları neler?

Park Disiplini: Dev havuz (Pool olarak da tabir edilir) görünümündeki rampaların olduğu bir disiplindir.

Sokak Disiplini: Basamakların, trabzanların ve farklı kesimlerdeki rampa bloklarının olduğu disiplindir. Daha çok sokakta bulunabilen objelerin olduğu parklardır. 

Skateparklar ne durumda? 

90’lı yıllara göre epey kaykay parkı yapılmış durumda, yaygınlaşıyor fakat hala kapalı ve olimpik parkurlarımız mevcut değil. Yakın zamanda bunların da tamamlanacağına inanıyorum, olması için çalışıyoruz, çabalıyoruz.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🛹 Yaşam anlayışları farklı ama bir arada: Kaykay

Türkiye'de kaykay kültürü

19 Kas 2022

Wings ile birlikte
Tuncay Koçal

YAZARLAR

Burcu Biçer

Editor @ Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?