

En iyi müşteri deneyimini Freshdesk’le yaratın Nedir? Dünyada 50.000’den fazla kurumun müşterilerine Whatsapp, Facebook, e-posta ve canlı sohbet gibi kanallardan 360° müşteri desteği sağlayan alanında lider marka Freshdesk, işletmenizin en üstün omnichannel müşteri destek deneyimi sunmasını sağlıyor. Ekiplerin e-posta, WhatsApp, telefon, canlı sohbet ve sosyal medya gibi birden fazla kanaldan gelen konuşmaları yönetmelerini sağlayan, kullanımı kolay müşteri destek platformu Freshdesk ; sunduğu yapay zekâ tabanlı sohbet robotuyla en az canlı müşteri temsilcisi kadar başarılı şekilde kesintisiz müşteri deneyimi sunuyor. Şirketler ticket’ları hızlıca yönlendiriyor , yanıtlıyor ve çözüme ulaştırıyor . Gelen taleplerin yönetimini kolaylaştıran Freshdesk, gereksinimlere göre talepleri sınıflandırıyor ve müşteri temsilcileriniz arasında maksimum iş birliği imkanı sağlıyor. Çok kanallı yardım masası, güçlü entegre bilgi tabanı, gelişmiş otomasyon seçenekleri ve özelleştirilebilir alanlarıyla müşteri deneyimini en üst seviyeye çıkarmanıza yardımcı oluyor. Freshdesk kusursuz bir müşteri deneyimi sunmanızı kolaylaştırır çünkü ; Müşterileriniz, yardıma ihtiyaç duyduklarında istedikleri zaman, herhangi bir yerden (WhatsApp, telefon, e-posta) sizinle iletişime geçebilirler. Müşteri temsilcileriniz, müşterilerle görüşürken 5 farklı ekran arasında geçiş yapmak zorunda kalmazlar. Müşteriler, sorularına cevap verecek temsilciye otomatik atanır. Temsilciler, müşterilere sormadan onların ne istediğini önceden bilirler. Kolay kuruluma sahiptir. Aylarca beklemeden, anında kullanmaya başlayabilirsiniz. Omtera’nın Freshdesk ürünüyle dijital dönüşümde yerinizi alırken müşterilerinizin size her an erişebildiği bir kuruluş olmanın keyfini çıkarın.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
MIT Technology Review'un 35 yaş altı en yenilikçi 35 isimden biri olarak seçtiği 1976 doğumlu Jack Dorsey, Twitter'daki CEO'luk görevinden istifa ettiğini Twitter'dan paylaştığı bir şirket e-postasıyla duyurdu.
Hikâye 21 Mart 2006'da Twitter'a düşen ilk tweet olan; yıllar sonra, 2021’de NFT'ye dönüşüp 2,5 milyon dolara alıcı bulacak "just setting up my twttr" cümlesiyle başlamıştı. WIRED'da yayımlanan bir yazıda iki büyük şirketin yarı zamanlı CEO'su Dorsey için şu ifadeler kullanılıyor: "Bir CEO'nun nasıl davranması gerektiğiyle ilgili kuralları çiğnedi. Sakalı, burun halkası, takıntıları; denim ve kripto. Son altı yıldır Twitter'ın ruhu olan biri tarafından yönetildiğine asla itiraz edemezsiniz."
E-postada 16 yıldır görevde olduğunu belirten Dorsey, kurucuları tarafından yönetilen şirketlerin kısıtlayıcı olduğunu yazdı. Görevi devralacak kişinin hâlihazırda Twitter’da CTO’luk görevini yürüten Parag Agrawal olacağını ifade eden Dorsey, Agrawal'a güveninin sonsuz olduğunu da ekledi.
Dorsey e-postasında kararın tamamen kendisine ait olduğunu da vurguladı. E-postanın son notunda ise "Bu e-postayı tweet'liyorum. Twitter'ın dünya üzerindeki en şeffaf şirket olmasını diliyorum." ifadeleri yer aldı.
Bir adım geriden
Twitter'ın 1 milyar dolarlık hissesine sahip olan Elliot Management'tan Paul Singer; Twitter'ın yanı sıra finans teknolojileri sağlayıcısı Square'de de CEO olarak görev yapan Dorsey'in istifasını talep etmişti. Singer'ın argümanları genelde Square'in Dorsey'in Twitter'a olan ilgisini engellediği üzerinden şekilleniyordu. Hatta Bloomberg'in bir haberinde, 2020 Mart'ında Dorsey'in kendisinin gündem olduğu bir toplantıda bulunmadığı belirtilmişti.
Twitter’ın temelleri Jack Dorsey’nin yolunun Odeo isimli podcast girişiminin sahibi Evan Williams’la kesişmesiyle atılmıştı. The Verge’ün derlemesine göre Apple’ın iTunes’un iş modelinde yaptığı bir değişikliğin zor duruma soktuğu Odeo, Williams’ın şirkete yeni bir yön vermek için düzenlediği hackathon’la yeni yolculuğunun ilk adımlarını atmıştı. Odea kurucu ortaklarından Noah Glass ve birkaç kişiyle iki haftada Twitter’ın prototipini çıkaran Dorsey, 2007’de de şirketin CEO’su oldu.
Twitter bu dönemde 5 milyon dolar değerindeki Seri A yatırım turunu tamamlamıştı. İkinci yatırım turunda ise Williams, Dorsey’nin şirkete liderlik etmeye yetkin olmadığını düşünmeye başladı. Williams, işten erken çıkarak moda tasarım ve yoga derslerine katılan Dorsey’e şöyle demişti: "Ya modacı olursun ya da Twitter'ın CEO'su. İkisi birden olamazsın." Tarihler 2011’i gösterdiğinde yönetici olarak ürün geliştirmeye odaklanan ve Twitter’a geri dönen Dorsey, 2015’te CEO’luk görevine de yeniden gelmişti. Aynı dönemde Square'in de CEO'su olan Dorsey göreve döndüğünde Twitter hisseleri %6,2 düşmüştü.
Meraklı, rasyonel, yaratıcı: Parag Agrawal
Twitter'ın yeni CEO'su Agrawal, şirketin 15 yılı aşkın tarihinde en uzun süre görev yapan üst düzey yönetici olarak öne çıkıyor. 2011 sonlarında şirkete katılan ve "Seçkin Mühendis" titrini alan Agrawal, 2017'nin sonlarında da CTO'luk pozisyonuna geliyor. Şirketinin görünen yüzünde pek yer almayan Agrawal’ın lisansını bilgisayar bilimleri ve mühendislik alanlarında Hindistan'da tamamladığı; doktora unvanını Stanford'dan aldığı biliniyor. Microsoft, AT&T, Yahoo gibi şirketlerde görev alan Agrawal, Dorsey tarafından "meraklı, rasyonel, yaratıcı, alçakgönüllü ve kendini bilen" biri olarak tanımlanıyor.
Şirketin teknoloji stratejisinin belirlenmesinde önemli roller üstlenen Agrawal'ın Twitter'daki yapay zekâ ve makine öğrenmesi teknolojilerini bir adım ileri taşıdığı, kullanıcılara daha ilgili tweet'ler gösteren ve topluluk kurallarını ihlal eden paylaşımları tespit etmeyi kolaylaştıran teknolojiler üzerinde çalıştığı biliniyor.
Twitter’ı neler bekliyor?
Jack Dorsey Aralık 2019'da Twitter'ın "sosyal medya için açık ve merkezî olmayan bir standart geliştirmek için çalışan" küçük, bağımsız bir grubu desteklediğini duyurmuştu. Bluesky adı verilen bu projenin yürütücüleri arasında da şirketin CTO'su Agrawal yer alıyordu. Daha açık bir topluluk yaratmak, şirketler tarafından geliştirilen algoritmaların sebep olduğu problemlerin önüne geçmek gibi amaçlar taşıyan Bluesky’ın, Agrawal döneminin de öncelikleri arasında yer alacağı tahmin ediliyor. Zira Agrawal'ın da "merkezsizleşmeye" inandığı belirtiliyor.
İfade özgürlüğü başlığı ise daha tartışmalı bir konu olarak öne çıkıyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ı platformdan tümüyle uzaklaştıran Dorsey'in bu kararı Demokratlar tarafından "geç kalınmış bir karar" olarak yorumlanmış, Cumhuriyetçiler ise Twitter'ın bu kararının "muhalif siyasi görüşleri susturmak için tehlikeli bir örnek" olarak yorumlamıştı. Muhafazakârlar Agrawal'ın "ifade özgürlüğü" konusunda Jack Dorsey'den "daha büyük bir tehdit" olduğunu düşünüyor. Agrawal'ın 2010 tarihli bir tweet'i de Agrawal'ı şimdiden eleştirilerin konusu hâline getiriyor: "Müslümanlar ve aşırıcılar arasında bir ayrım yapmayacaklarsa, neden beyazlar ve ırkçılar arasında ayrım yapayım?" Söz konusu cümlenin bir televizyon programından alındığı, aslının aktör ve komedyen Aasif Mandvi’ye ait olduğu biliniyor.
İki gerçek
1) The Verge’ün derlemesine göre Big Tech şirketlerin birçoğunda kurucu yöneticiler görevlerini kendilerinden sonrakilere bıraktı.
- Amazon CEO’su Jeff Bezos temmuzda görevi Andy Jassy’ye devretti.
- Apple’da Steve Jobs’ın mirası Tim Cook tarafından sürdürülüyor.
- ByteDance’in kurucusu Zhang Yiming, geçtiğimiz mayısta CEO’luk görevinden istifasını açıklamıştı.
- Google’da kurucular Larry Page ve Sergey Brin’in güvendiği isim de Sundar Pichai oldu.
- Bill Gates şu günlerde küresel problemlere odaklanırken Microsoft, Satya Nadella’ya emanet.
Tabii istisnalar da yok değil. Meta’nın CEO’su Mark Zuckerberg Kongre’de verdiği onlarca ifadeye, kendisine yöneltilen suçlamalara rağmen metaverse hayaline koşuyor. Snapchat’in başında da hâlâ Evan Spiegel bulunuyor.
2) Big Tech şirketlerinin çoğu Hindistan kökenli profesyoneller tarafından yönetiliyor.
Parag Agrawal’ın yanı sıra Sundar Pichai (Alphabet & Google), Satya Nadella (Microsoft), Shantanu Narayen (Adobe), Arvind Krishna (IBM), Vimeo (Anjali Sud), GoDaddy (Aman Bhutani) gibi isimler akla geliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Biliyoruz, bu soruyu önümüzdeki dönemde daha sık soracağız. Quando'da bugün: Epic'in metaverse adımları, Twitter'ın tartışmalı yeni CEO'su
02 Ara 2021

YAZARLAR

Mehmet Şimşek
ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?






