Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali günlüğü

La Chimera’dan Smoke Sauna Sisterhood’a, Ankara’dan festival izlenimleri.
Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali günlüğü

16 Mayıs - Braun - Pareto
Braun ile birlikte

Kişiselleştirilmiş pürüzsüzlük: Braun IPL Skin i·expert Cildinizin aradığı uzmanı, ondan beklediğiniz özel ilgi ve yönlendirmelere artık evinizin konforunda ulaşabilirsiniz. Braun , kişiselleştirilmiş pürüzsüzlük deneyimi için dünyanın ilk akıllı IPL cihazı Braun IPL Skin i·expert ’i bizlerle buluşturuyor. Nedir? Kişisel bir güzellik uzmanı gibi sizi yönlendiren Braun IPL Skin i·expert , kişisel bakım konforunuzu akıllı ve kolay hâle getiriyor. Kullandığınız süre boyunca alışkanlıklarınızı tespit eden ve size uyum sağlayan cihaz, düzenli kullanımda 3 haftada tüylerde gözle görülür kalıcı azalma ve 1 yıla kadar pürüzsüz cilt vadediyor. Neden önemli? Özel tasarlanan telefon uygulaması siz ürünü kullanırken verdiği geri bildirimlerle sizi yönlendiriyor, akıllı takvimiyle en yoğun anlarınızdan en sakin günlerinize kadar sizin yaşamınıza uygun kişiselleştirilmiş bir bakım planı hazırlıyor. Neler var? Üç farklı başlığıyla hayatınızı kolaylaştırmayı hedefliyor. Kıvrımlı bölgelere uygun standart ; yüz çevresi ve özel bölgeler için hassas ; göğüs ve bacak gibi vücudun diğer bölümlerine kolay ulaşım sağlayan geniş başlık seçenekleri sunuyor. Vücudun en hassas bölgelerine dahi uyum sağlayan iki farklı hassas moduyla cildinizin tüm bölgelerinde kusursuz pürüzsüzlüğe ulaşmanıza yardımcı oluyor. 22 yıllık kullanıma eş değer 400 bin flaş atımı özelliğine ek 5 yıl garanti süresi bulunuyor. Uzun yıllar kişiselleştirilmiş Braun IPL Skin i·expert pürüzsüzlüğünü deneyimlemek için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

27. Uluslararası Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali, 9-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlendi. Dün geceki kapanış töreninde, FIPRESCI jürisi tarafından verilen ve festivalin tek ödülü olan FIPRESCI ödülünü, Margherita Vicario imzalı Gloria! filmi kazandı.

Kavaklıdere Sineması’nın Kült Kavaklıdere olarak geri dönmesi ve kapısı sokağa açılan Ankara sinemalarının sayısının artması mutluluk verici. Festivalin daveti üzerine geçen hafta sonu ben de Ankara’daydım. Üç gün boyunca, hem İstanbul’daki festivallerde kaçırdığıma üzüldüğüm birkaç filmi hem de Türkiye prömiyerlerini Uçan Süpürge’de yapan birkaç filmi izleme fırsatı buldum. Bunlardan ilk fırsatta izlemeni önerdiğim, beni farklı yönleriyle heyecanlandıran 4 film şunlardı:

La Chimera | Kaynak: Filmink

La Chimera
Yönetmen: Alice Rohrwacher, İtalya

Festivalin Dahomey, Faruk ve My Favourite Cake gibi filmlerin de yer aldığı Oyunbozanlar bölümünde yer alan La Chimera, günümüz Avrupa sinemasında beni en çok heyecanlandıran yönetmenlerden Alice Rohrwacher’in imzasını taşıyor. Geçen Cannes Film Festivali’ndeki prömiyerinden beri bu filmi perdede izlemek için gün sayıyordum. Ankara’ya kısmetmiş. Alice Rohrwacher filmleri izlemek, bir anlığına bir hayalet gördüğünü zannedip sonra gerçekliğe dönmek gibi hissettiriyor bana; La Chimera da bir istisna değildi. Filmin çoğunluğu İtalyanca olmasına rağmen başrolünde bugünlerde Challengers ile de gündemde olan Josh O’Connor yer alıyor. Isabella Rossellini ve yönetmenin vazgeçilmez oyuncusu ve kardeşi Alba Rohrwacher’in de rolleri var. Film, 1980'ler İtalya kırsalında, “İngiliz” lakaplı Arthur'un hapisten çıkıp Toskana’daki bir köye geri dönmesiyle başlayan filmde onun tarihi eser kaçakçılığı yapan bir arkeolog olduğunu öğreniyoruz. Arthur’un yanına Akdeniz ateşiyle harlanmış bir grubu alarak icra ettiği hazine avları ve mezar hırsızlıkları, Alice Rohrwacher'in yaşam ve ölüm, hayal ve gerçek, iyi ve kötü arasındaki çizgileri belirsizleştiren sinemasının gücüyle büyülü birer deneyime dönüşüyor.

Woman of... | Kaynak: İKSV

Woman of... Kobieta z...
Yönetmenler: Malgorzata Szumowska ve Michal Englert, Polonya

İstanbul Film Festivali’nin kaçırdığım Nerdesin Aşkım? filmlerinden Woman of...’u Uçan Süpürge’nin Pembesiz Mavisiz bölümünde yakaladım. 45 yıllık bir döneme yayılan film, bu upuzun süreçte izleyicisini karakterinin yanı sıra fondaki Polonya’nın da gelişimine tanık ettiriyor. Cinsiyet disforisini anlamakta, kimliğini keşfetmekte, kendini kabul etmekte ve kendini kabul ettirmekte zorluklar ve sancılar çeken trans birey Aniela’nın hikayesini anlatıyor. Aniela’nın çocukluğunu, ergenliğini ve gençliğini cis-erkek oyuncular (sırasıyla Iwo Rajski, Franciszek Englert ve Mateusz Wieclawek), orta yaşlı halini ise cis-kadın oyuncu Małgorzata Hajewska-Krzysztofik canlandırıyor. Oyuncu performansları filmin en güçlü yanlarından biri olsa da, esas kadroda trans bir oyuncunun yer almamasının tartışma yaratmış olması anlaşılır. Yine de film, bireyin bedeniyle ve toplumsal cinsiyetle olan çatışmasının tüm yaşamına yayılan bir yolculuk, bir süreç olduğunu iyi vurguluyor. Michal Englert’in görüntü yönetimiyse en az ikilinin önceki filmlerindeki kadar usta işi.

Smoke Sauna Sisterhood | Kaynak: MUBI

Smoke Sauna Sisterhood / Savussanna sõsarad
Yönetmen: Anna Hints, Estonya

Festivalin bu yıla özgü bölümlerinden olan Benim Bedenim’de 2023 sinemasının ses getiren belgesel yapımlarından biri olan Smoke Sauna Sisterhood da vardı. Film, UNESCO’nun somut olmayan kültürel miras listesinde yer alan, Güneydoğu Estonya’nın duman saunası geleneğini merkezine alıyor ve bu geleneği yaşatan Vōro halkından bir grup kadını mevsimler boyunca izliyor. Ormanın ortasındaki bir saunada düzenli aralıklarla bir araya gelen kadınlar, bir yandan karanlıkta terlerken bir yandan travmalarını, duygularını, geçmişlerini ve korkularını birbirleriyle paylaşıyorlar. Kürtajdan cinsel istismara, aile içi şiddetten cinsel yönelimlere kadar kadın bedenine dair birçok konunun en samimi şekilde ve tüm çıplaklığıyla konuşulduğu hikayeler, filmin sonunda hep bir ağızdan söylenen şu şarkıyla özetleniyor: “Korkularımızı terleyerek atıyoruz / Acılarımızı terleyerek atıyoruz!

Milk | Kaynak: IFFR

Milk / Melk
Yönetmen: Stefanie Kolk, Hollanda

Türkiye prömiyeri Uçan Süpürge’de gerçekleşen Milk de festivalin Benim Bedenim bölümündeki filmlerdendi. Hollanda’dan Stefanie Kolk’un ilk uzun metrajlı filmi annelik ve kadın bedeni üzerinden gelişen etkileyici bir yas filmi. Bebeği ölü doğan Robin sütünü bağışlamaya ve günler, haftalar boyunca sütünü sağmaya ve evdeki mini-buzdolabında biriktirmeye devam etse de bağışını kabul edecek bir yer bulmakta zorlanıyor ve bu da hayatına devam etmesini, kaybını kabullenmesini ve yaşam rutinine dönmesini imkansızlaştırıyor. Robin’in bir saplantı haline getirdiği sütü sadece psikolojisini değil etrafındakilerle ilişkilerini de olumsuz etkilemeye başlıyor. Susanne Groen’in saoğuk mizacı ve mesafeli oyunculuğu senaryoya çok yakışıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🌷 Nehir Tuna röportajı, Uçan Süpürge günlükleri

Altın Lale ödüllü "Yurt" filminin yönetmeni Nehir Tuna ile röportaj, 27. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nden izlenimler.

17 May 2024

Braun ile birlikte
Yurt | Kaynak: İKSV

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Ötekilerin Arkeolojisi: İsmail Gezgin ile kadim çağlardan bugüne zamanın labirentlerinde

Yazar, akademisyen ve arkeolog İsmail Gezgin ile belli başlı kitaplarının ışığında kadim zamanları, yakın geçmişi ve bugünü konuştuk. Sıra kitabı "Ötekilerin Arkeolojisi"ni irdelemeye gelince, İsmail Gezgin "Yoksulluk bir uygarlık icadıdır" diyor ve "modern zamanlar"ı yargılayıp mahkum ediyor.

Soner Can

·

24 Tem 2026

Ötekilerin Arkeolojisi: İsmail Gezgin ile kadim çağlardan bugüne zamanın labirentlerinde
DuendeDuende

HİKAYE

Yıldız Tozu | Isabelle Huppert'in düşünce laboratuvarı

Oynadığı filmlerin türleri değişir, çalıştığı yönetmenler değişir, sinemasal anlayışlar değişir; lakin “Isabelle Huppert sineması” hep aynı sorunun etrafında döner: İnsan, kendi arzusu, iktidarı, korkusu ve özgürlüğüyle baş başa kaldığında kim olur? Bu yüzden onun filmografisi, son yarım yüzyılın ahlak, arzu, güç, sınıf ve özgürlük üzerine kurulmuş, muazzam bir sinemasal düşünce laboratuvarıdır.

Mehmet Sindel

·

24 Tem 2026

Yıldız Tozu | Isabelle Huppert'in düşünce laboratuvarı
DuendeDuende

HİKAYE

The Odyssey: Dönecek ev yok

Christopher Nolan uzun süredir merakla beklenen Odysseia uyarlaması "The Odyssey"de hikayeyi sözcüklerden ziyade aksiyonla anlatıyor. Dolayısıyla kitapta çok daha kurnaz, kibirli ve hatta yer yer zalim bir karakter olan Odysseus, filmde içsel çatışma ve çelişkiden yoksun bir kahramana dönüşüyor.

Aslı Ildır

·

22 Tem 2026

The Odyssey: Dönecek ev yok
DuendeDuende

HİKAYE

Esir alınan yaratıcılık: Müzisyenler sosyal medyada görünür olmak zorunda mı?

Günümüzde bir müzisyen aynı anda içerik üreticisi, pazarlama ve sosyal medya uzmanı da olmak zorundaymış gibi davranılıyor. James Blake, müzisyenlerin şarkılarını duyurmak için görünür olma çabasıyla ilgili sesini yükseltti ve Türkiye'den Ceylan Ertem ve Jehan Barbur gibi isimler de onu destekledi. Peki sanatçılar, sosyal medyada yeterince görünür değillerse yok mu sayılıyorlar?

Eda Solmaz

·

20 Tem 2026

Esir alınan yaratıcılık: Müzisyenler sosyal medyada görünür olmak zorunda mı?
DuendeDuende

HİKAYE

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

17 Tem 2026

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?