Uzaktan çalışmanın çevresel etkileri

Pandemi nedeniyle evden çalışmanın artması, sera gazı etkisinin azalması, fosil yakıtların kullanımının düşmesi ve şehirlerdeki hava kirliliğinin azalması gibi önemli çevresel faydalar sağlıyor.
Uzaktan çalışmanın çevresel etkileri

Ersa Mobilya Barter #n
Ersa Mobilya ile birlikte

Ersa Mobilya’dan Pareto okurlarına özel indirimler

İnovatif mobilyalar tercih edilmiş, çok yönlü kullanımlara olanak tanıyan esnek yapıya sahip, farklı kompozisyonlara ayak uydurabilen yenilikçi tasarımlara yer verilen çalışma alanları; gerek evde gerek ofiste çalışma motivasyonunu…

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Evreka Kurucu Ortağı ve CEO'su 

İş hayatında, çalışma koşullarının esnekliği çokça talep edilen bir konu. Uzun süredir, geliştirilen ve yaygınlaşan teknolojik çözümlerin de yardımıyla bu alanda esnek yaklaşımların da mümkün kılındığını görüyoruz. Türkiye için konuşacak olursak Mart 2020'den bu yana pandeminin ve bu nedenle uygulanan kısıtlamaların da etkisiyle esneklik konusundaki ihtiyaç ve talepler inanılmaz bir artış gösterdi. İstatistikler global ölçekte, şirketlerin %88'inin pandemi döneminde evden çalışma konusunda aksiyonlar aldığını gösteriyor. Bu hem çalışanlar hem de şirketler için birçok zorluk ve fayda da barındırıyor elbette. Ancak ben bu yaklaşımın çevresel faydalarından bahsetmek istiyorum.

  • Sera gazı etkisinin azalması: Uzaktan çalışmanın en önemli sonuçlarından biri yaşadığımız yerle çalıştığımız yer arasında ulaşıma harcadığımız zaman, para ve enerjinin azalması. Sadece evden çalışmaya geçerek trafikteki yoğunluğun azalmasının etkilerini hepimiz yaşadık. Özellikle büyük şehirlerde, çok daha az aracın sokaklarda olmaya devam ettiğini düşünsenize, ne güzel olurdu.
     
  • Fosil yakıtların kullanımının azalması: Fosil yakıtları temel olarak ulaşımda, ısınmada ve elektrik üretiminde kullanıyoruz. Evden çalışmanın olmadığı durumlarda hem ofisler ısıtılıyor hem evlerimiz, ayrıca yolda harcanan tüm süreler fosil yakıtlar tarafından besleniyor. Şu anda ise tüm bunlara olan ihtiyacımız azalmış durumda. Doğal kaynakları çok daha verimli kullanıyor, doğaya çok daha az zarar veriyoruz.
     
  • Şehirlerdeki hava kalitesinin artması: Pandeminin başında bu konuda çok haber çıktığını hatırlarız. Bu yaşam tarzımız kalıcı olmadığı sürece hava kalitesindeki artış da kalıcı olmayacaktır elbet ama trafikteki bu azalmanın getirdiği çevresel etkinin daha önce görülmediği kadar dramatik bir seviyede olduğu aşikar. Ancak kışın gelmesi ve havaların soğumasıyla tekrar hava kirliliğini hissetmeye başlıyoruz.
     
  • Ofis gereçlerine olan ihtiyacın azalması: Ofiste çalışma alışkanlıklarımızı düşündüğümüzde, ne kadar çok gereksiz kaynak tükettiğimizi fark ediyorum. Buradaki en önemli iki etmenden ilki kullanılan kağıt ve toner, bir diğeri de yaygın olarak kullanılan tek kullanımlık bardak, çatal, tabak gibi ürünler. Uzaktan çalışma alışkanlığı bizi daha dijital çözümler bulmaya itti, bu sayede çok daha az kağıt ve toner tüketiyoruz. Diğer yandan da evde olmamız sebebiyle tek kullanımlık ürünlere olan ihtiyacımız da azaldı.
     
  • Enerji tüketiminin azalması: Ofislerde tükettiğimiz enerji, evlerde olduğumuz durumdakinin neredeyse 2 katı. Ofis ortamındaki aydınlatma, ısıtma ve soğutma ihtiyaçları, fazlaca kullanılan yazıcı ve fotokopi makineleri bunlara verilebilecek örneklerin başında geliyor.
     

Tüm bunların yanında, çok daha duyarlı olmaya başladığımızı düşünüyorum ve gözlemliyorum. Bu duyarlılık hem tüketim konularında hem de verimlilik konularında ortaya çıkıyor. Hiç mi zararı yok derseniz, var elbette. Özellikle paketli ürün tüketimindeki artışlar, atıklarımızı daha iyi yönetmemiz gerektiği noktasında bize uyarı veriyor. Aksi hâlde henüz çözüme kavuşturamadığımız atık konusundaki problemlerin boyutunu büyütmeye ve çözümü daha zor hâle getirmeye devam edeceğiz gibi duruyor.

Bir diğer ilginç konu da yasalar ve regülasyonlar tarafında ortaya çıkıyor. Birçok ülkede şirketler bazında enerji ve tüketimde verimlilik çalışmaları, kamu kurumları ile şirketlerde başlıyor ve zorunluluk hâline geliyor. Bu nedenle şirketlerdeki tüketim alışkanlıkları değişiyor, enerji tüketim seviyesi en alt seviyede olan teknolojik ürünler ofislerde daha çok kullanılıyor. Ancak evlerde durum biraz daha geriden takip ediliyor. Bu sebeple de henüz net bir ölçüm değeri olmasa da, bu da farklı bir bakış açısı katıyor tartışmaya. Aslında pozitif gördüğümüz açılar negatif, negatif gördüğümüz açılar pozitif olabilir mi?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

👩🏼‍💼 ABD’nin ilk kadın hazine bakanı, dünyanın en büyük rüzgâr çiftliği

30 Kasım Pazartesi sabahından herkese günaydın. Bu hafta gündemimizde eski Fed Başkanı Janet Yellen’ın ABD’nin ilk kadın hazine bakanı olması, JD Health’in yılın en büyüğü olması beklenen halka arzı ve Kuzey Denizi üzerinde kurulması planlanan dünyanın en büyük offshore rüzgâr enerjisi santrali var.

30 Kas 2020

Ersa Mobilya ile birlikte
Kaynak: Financial Times

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"