Uzaktan çalışmanın çevresel etkileri


Ersa Mobilya’dan Pareto okurlarına özel indirimler İnovatif mobilyalar tercih edilmiş, çok yönlü kullanımlara olanak tanıyan esnek yapıya sahip, farklı kompozisyonlara ayak uydurabilen yenilikçi tasarımlara yer verilen çalışma alanları; gerek evde gerek ofiste çalışma motivasyonunu artırıyor, çalışanın fiziksel ve duygusal sağlığına iyi geliyor. Ayrıca ofislerde inovasyonla güçlendirilmiş esnek tasarımları tercih etmek, geleceğe de yatırım yapmak ve uzun süre farklı formlarda kullanılabilir bir ofis ortamı yaratmak anlamına geliyor. Ergonomiyi nitelikli tasarımla birleştiren, erişilebilir, pozitif hissettiren mobilyalarla oluşturulmuş bir çalışma alanı verimliliğe, sağlığa doğrudan etki ediyor. Bu nedenle bugünün çalışma alanlarının aynı zamanda bir yaşam alanı olarak tasarlanması ve mobilya seçiminde buna uygun tercihler yapılması gerekiyor. Ofis mobilyası sektörünün öncü isimlerinden olan ve modern çalışma ve yaşam alanları çözümleri sunan Ersa Mobilya, internet sitesindeki %35'e varan indirimlere ek olarak kasım ayının son günlerinde Pareto okurlarına özel indirimler vadediyor. İndirimler: Ersa Mobilya'nın internet mağazası shop.ersamobilya.com , normal satış fiyatlarına kıyasla %35'e varan indirimlerle sunduğu ürünlere Pareto okurlarına özel ekstra indirim avantajı sağlıyor. Pareto okurları üç gün geçerli APOSTO10 kodunu kullanarak alışverişlerinde mevcut indirimlere ek %10 ekstra indirim avantajından faydalanabiliyor. Kodu kullanmak için üye girişi yaptıktan sonra sepet alanında Hediye Çeki Kullan kutusunu işaretleyip kodu girmek yeterli oluyor. Ersa'nın iyi tasarımlı, ergonomik ve fonksiyonel çalışma masası, çalışma koltuğu, koltuk, puf, dolap, keson, aksesuar, ayna, dresuar, sehpa gibi ürünlerini incelemek; sunduğu örnek Home Office uygulamalarından ilhamla kendi mobilyalarınızı seçmek ve indirim fırsatlarından yararlanmak için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz. Ersa Mobilya: Temelleri 1958 yılında Sivas'ta atılan Ersa, inovasyon ve tasarıma verdiği önemle bugün Türkiye'de mobilya sektörünün öncülerinden biri konumunda yer alıyor ve Ankara'da 60 bin metrekare alan üzerinde kurulu tesisinde yılda 4,5 milyon metrekare panel işleme, 530 bin parça mobilya üretimi kapasitesiyle hizmet veriyor. Sektörün en büyük üreticileri arasında yer alan Ersa Mobilya; Türkiye'de ve dünyada turizm, sağlık, finans, eğitim gibi çok sayıda sektörden kullanıcısına mobilya, tasarım, üretim ve mimari başlıklarında yenilikçi ve yüksek kaliteli çözümler sunuyor. Ulusal ve uluslararası alanda Red Dot, Good Design, Design Turkey gibi 50'nin üzerinde prestijli ödüle sahip olan Ersa'nın 2017 yılının mart ayında Ankara'da 3 milyon liralık yatırımla açtığı Ar-Ge merkezi, ofis mobilyaları kategorisinde bir ilk olma özelliği taşıyor. Ersa ürünleri; İstanbul, Ankara, İzmir, İzmit, Bursa, Adana mağazalarının yanı sıra internet sitesinden de satın alınabiliyor.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Evreka Kurucu Ortağı ve CEO'su
İş hayatında, çalışma koşullarının esnekliği çokça talep edilen bir konu. Uzun süredir, geliştirilen ve yaygınlaşan teknolojik çözümlerin de yardımıyla bu alanda esnek yaklaşımların da mümkün kılındığını görüyoruz. Türkiye için konuşacak olursak Mart 2020'den bu yana pandeminin ve bu nedenle uygulanan kısıtlamaların da etkisiyle esneklik konusundaki ihtiyaç ve talepler inanılmaz bir artış gösterdi. İstatistikler global ölçekte, şirketlerin %88'inin pandemi döneminde evden çalışma konusunda aksiyonlar aldığını gösteriyor. Bu hem çalışanlar hem de şirketler için birçok zorluk ve fayda da barındırıyor elbette. Ancak ben bu yaklaşımın çevresel faydalarından bahsetmek istiyorum.
- Sera gazı etkisinin azalması: Uzaktan çalışmanın en önemli sonuçlarından biri yaşadığımız yerle çalıştığımız yer arasında ulaşıma harcadığımız zaman, para ve enerjinin azalması. Sadece evden çalışmaya geçerek trafikteki yoğunluğun azalmasının etkilerini hepimiz yaşadık. Özellikle büyük şehirlerde, çok daha az aracın sokaklarda olmaya devam ettiğini düşünsenize, ne güzel olurdu.
- Fosil yakıtların kullanımının azalması: Fosil yakıtları temel olarak ulaşımda, ısınmada ve elektrik üretiminde kullanıyoruz. Evden çalışmanın olmadığı durumlarda hem ofisler ısıtılıyor hem evlerimiz, ayrıca yolda harcanan tüm süreler fosil yakıtlar tarafından besleniyor. Şu anda ise tüm bunlara olan ihtiyacımız azalmış durumda. Doğal kaynakları çok daha verimli kullanıyor, doğaya çok daha az zarar veriyoruz.
- Şehirlerdeki hava kalitesinin artması: Pandeminin başında bu konuda çok haber çıktığını hatırlarız. Bu yaşam tarzımız kalıcı olmadığı sürece hava kalitesindeki artış da kalıcı olmayacaktır elbet ama trafikteki bu azalmanın getirdiği çevresel etkinin daha önce görülmediği kadar dramatik bir seviyede olduğu aşikar. Ancak kışın gelmesi ve havaların soğumasıyla tekrar hava kirliliğini hissetmeye başlıyoruz.
- Ofis gereçlerine olan ihtiyacın azalması: Ofiste çalışma alışkanlıklarımızı düşündüğümüzde, ne kadar çok gereksiz kaynak tükettiğimizi fark ediyorum. Buradaki en önemli iki etmenden ilki kullanılan kağıt ve toner, bir diğeri de yaygın olarak kullanılan tek kullanımlık bardak, çatal, tabak gibi ürünler. Uzaktan çalışma alışkanlığı bizi daha dijital çözümler bulmaya itti, bu sayede çok daha az kağıt ve toner tüketiyoruz. Diğer yandan da evde olmamız sebebiyle tek kullanımlık ürünlere olan ihtiyacımız da azaldı.
- Enerji tüketiminin azalması: Ofislerde tükettiğimiz enerji, evlerde olduğumuz durumdakinin neredeyse 2 katı. Ofis ortamındaki aydınlatma, ısıtma ve soğutma ihtiyaçları, fazlaca kullanılan yazıcı ve fotokopi makineleri bunlara verilebilecek örneklerin başında geliyor.
Tüm bunların yanında, çok daha duyarlı olmaya başladığımızı düşünüyorum ve gözlemliyorum. Bu duyarlılık hem tüketim konularında hem de verimlilik konularında ortaya çıkıyor. Hiç mi zararı yok derseniz, var elbette. Özellikle paketli ürün tüketimindeki artışlar, atıklarımızı daha iyi yönetmemiz gerektiği noktasında bize uyarı veriyor. Aksi hâlde henüz çözüme kavuşturamadığımız atık konusundaki problemlerin boyutunu büyütmeye ve çözümü daha zor hâle getirmeye devam edeceğiz gibi duruyor.
Bir diğer ilginç konu da yasalar ve regülasyonlar tarafında ortaya çıkıyor. Birçok ülkede şirketler bazında enerji ve tüketimde verimlilik çalışmaları, kamu kurumları ile şirketlerde başlıyor ve zorunluluk hâline geliyor. Bu nedenle şirketlerdeki tüketim alışkanlıkları değişiyor, enerji tüketim seviyesi en alt seviyede olan teknolojik ürünler ofislerde daha çok kullanılıyor. Ancak evlerde durum biraz daha geriden takip ediliyor. Bu sebeple de henüz net bir ölçüm değeri olmasa da, bu da farklı bir bakış açısı katıyor tartışmaya. Aslında pozitif gördüğümüz açılar negatif, negatif gördüğümüz açılar pozitif olabilir mi?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
30 Kasım Pazartesi sabahından herkese günaydın. Bu hafta gündemimizde eski Fed Başkanı Janet Yellen’ın ABD’nin ilk kadın hazine bakanı olması, JD Health’in yılın en büyüğü olması beklenen halka arzı ve Kuzey Denizi üzerinde kurulması planlanan dünyanın en büyük offshore rüzgâr enerjisi santrali var.
30 Kas 2020

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.



