Sonsuzluk ve ötesine: uzay turizmi

Sonsuzluk ve ötesine: uzay turizmi

23 Eylül - Glocalzone - Quando
Glocalzone ile birlikte

Dünyanın her yerinden ürün al, seyahat ederken kazan: Glocalzone Bugün Quando okuyucularını, dünyanın her noktasında dostlarınız varmış gibi hissettiren ve yurt dışından alışveriş deneyimini en güvenli hâliyle sunan bir platform olan Glocalzone’la tanıştırmak isteriz. Nedir? Gezgin olarak veya alışveriş yapmak için katılabileceğiniz Glocalzone, yurt dışından ürün satın almak isteyenlerle seyahatini kazanca çevirmek isteyenleri buluşturan bir platform. Nasıl çalışır? Glocalzone’da gezginler ürünün nereden getirileceği ve fiyatına dair en uygun özellikleri girerek seyahat oluşturur. Ürün talep eden kullanıcı gezginle anlaştıktan sonra, alıcı online olarak ürün için ödeme yapar. Ödeme Glocalzone’un güvenli hesabında bekletilir. Gezgin kendi bütçesiyle siparişi satın alır ve teslim ettikten sonra, gezgin ve alıcı uygulama üzerinden siparişin teslim alındığına dair onay verir. Son olarak ödeme gezginin bakiyesine aktarılır. Ne kadar güvenli? Kullanıcıların akıllarına siparişin orijinal olup olmadığı, ülkeye girişte sorun yaşanıp yaşanmayacağı, herhangi bir ek masrafa tabii tutulup tutulmayacağı gibi birçok soru takılabilir fakat Glocalzone tüm bu problemleri ortadan kaldıran bir platform olarak karşımıza çıkıyor ve güvenli ödeme sistemi sayesinde, sipariş doğru bir şekilde teslim aldığında getiren gezginin bakiyesine aktarılıyor. Eğer sizin talep ettiğinizden başka bir ürün teslim alınırsa, iade işlemi gerçekleştiriliyor. Avantajları neler? Glocalzone gezginlere, seyahat ederken yüksek miktarda para kazanma ve seyahat masraflarını azaltabilme imkânı sunarken ürün satın alacaklara da dünyanın herhangi bir yerinden dilediği ürüne ulaşabilme özgürlüğü yaratıyor. Yurt dışından alışverişin bir numaralı yolu Glocalzone’u IOS ve Android cihazlarınıza indirmek için bu bağlantıları kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İnsanlar yıllar boyu, gece gökyüzüne bakarak onun ötesinin, uzayın hayalini kurdu. Gökyüzüne bakarken yıldızları hayal güçlerinde gruplayan insanlar, grupladıkları bu yıldızları, bir hayvana, mitolojik bir karaktere veya bir nesneye benzeterek takımyıldızları oluşturdu. Bazıları da daha ileriyi görebilmek için teleskoplar yaptı ve muhteşem keşiflere imza attı. Merakını daha da ileri taşıyan Wright kardeşler, gökyüzüne bir adım daha yaklaşabilmek için uçağı icat etti. Yıllar sonra, 20'nci yüzyılın ikinci yarısında, bu fikrin geliştirilmesiyle yörünge hızına ulaşmak için yerçekimi kuvvetini yenecek kadar güçlü roketler geliştirildi ve uzay araştırmalarının gerçeğe dönüşmesi için yeni yollar açıldı. Bu durum, günümüzde gezegeni dışarıdan görebilmek için bir koltuğa milyarlar ödeyen sivil insanların birkaç gün, hatta birkaç dakikalık macerası olacak kadar ilerledi.

Uzay turizmine ilk adımlar

4 Ekim 1957'de, Sovyetler ilk yapay uydu olan Sputnik 1'i uzaya fırlattı. Dört yıl sonra 12 Nisan 1961'de Yuri Gagarin, Vostok 1'de Dünya yörüngesine giren ilk insan oldu. Uçuşu 108 dakika sürdü ve Gagarin 327 kilometre yüksekliğe ulaştı. O zamandan bu yana yaklaşık 600 insan uzaya gitti.

İlk ABD uydusu Explorer 1, 31 Ocak 1958'de yörüngeye girdi. 1961'de Alan Shepard, uzaya uçan ilk ABD vatandaşı oldu. 1960'ların sonlarında, insanların uzay uçuşunun tekrarlanabileceği kanıtlanmış oldu. 

1970'lerde, eğitimli astronotlar ve kozmonotlar dışındakilerin de uzaya gidebileceği konuşulmaya ve uzay turizmi kavramının temelleri atılmaya başlandı. 1972'de ABD Başkanı Richard Nixon, düşük maliyetli ve yeniden kullanılabilir mekiklerin kullanılacağı "Space Shuttle" programını duyurdu. Uzay istasyonları için araştırma yapmayı ve inşaat malzemelerini taşımayı amaçlayan ilk “Shuttle” tasarımlarında yolcu bölümü de bulunuyordu ve uzay turizmi için hazırlanan ilk büyük ölçekteki konsept oldu. 

1990'lara kadar çok ilerleyemeyen uzay turizmi, 90'lardan sonra hareketlenmeye başladı. SpaceDev, Space Adventures gibi uzay turizmine yönelik çalışmalar yapan şirketler kuruldu. 1990 yılında gazeteci Toyohiro Akiyama, Rusya uzay istasyonu Mir'e gitti. 2001'de ABD vatandaşı Dennis Tito, Rusya ticari uzay uçuşu şirketi MirCorp aracılığıyla Mir uzay istasyonuna bir bilet satın aldı. Mir görevi iptal oldu ve Tito, Space Adventures ile biletini Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) transfer etti. Nisan 2001'de Uluslararası Uzay İstasyonu'nda yaklaşık sekiz gün kalan Tito, ilk uzay turisti olarak tarihe geçti. Sonraki yıllarda, 2021’e kadar 6 özel vatandaş daha Uluslararası Uzay İstasyonu'na gitti.

2000’li yıllar

2002’de Elon Musk uzay taşımacılığı ve uygun fiyatlı uçuşlar için SpaceX’i, 2004'te Jeff Bezos Blue Origin'i ve Richard Branson Virgin Galactic'i kurdu. Yıllar süren araştırmaların ve testlerin sonunda, bu yıl 11 Temmuz'da Richard Branson ve 20 Temmuz'da Jeff Bezos kendi şirketlerinin uzay araçlarıyla uzaya seyahat etti. NASA ticari uçuş direktörü Phil McAlister, bu seyahatlerin ulaşım konusunda demir yolu sistemleri, otomobiller ve hava yollarının icat edilmesinden sonraki dönemlere benzer bir yenilik dalgasını başlatabileceğini söyledi.

Inspiration4

15 Eylül 2021'de, bir sonraki uzay turisti grubu, Jared Isaacman tarafından organize ve finanse edilen Inspiration4 görevi kapsamında SpaceX roketiyle yörüngeye bir seyahat gerçekleştirdi ve Inspiration4 "tamamen sivillerden oluşan ilk uzay görevi" olarak tarihe geçti.

İlham veren dörtlü olarak adlandırılan Inspiration4 ekibi, dünyanın yörüngesinde 3 gün dolaşarak uçuşu güvenle tamamladı ve Atlas Okyanusu’na iniş yaptı. 

Neden önemli?

Inspiration4'u bir dönüm noktası yapan, halkın katılımını vurgulaması, sıradan insanları yörüngeye göndermesi oldu. Peki uzay yarışı bitti mi? Hayır. Aslında bu bir yarış da değil. SpaceX uçuşları, çoğu insan için finansal olarak karşılayabilecekleri aralığın çok dışında olsa da Virgin Galactic, 250 bin dolarlık biletleriyle şu an 600 rezervasyonun hazır olduğunu söylüyor. Bu, aslında birbiriyle rekabet eden üç milyarderle ilgili değil. Bu gelişmeler, insanlı uzay uçuşu ve uzay turizminde yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor.

Blue Origin ve Virgin Galactic uçuşlarında, yolcular yörünge altına kadar fırlatıldı ve gelecekte de böyle olacak. Fırlatılan araçlar geri dönmeden önce yalnızca uzayın başlangıcına kadar ulaşabilecek. SpaceX'in Falcon 9 roketi ve mürettebatın bulunduğu Dragon aracı ise Dünya'nın çevresini üç gün boyunca dolaşacak kadar güçlü bir şekilde fırlatıldı. St. Jude Çocuk Araştırma Hastanesi için farkındalık ve fon yaratma gibi sosyal bir amaçla gerçekleştirilen ve bununla da dikkat çeken uçuş tamamen Florida'daki uzay üssünden yönetildi. Bezos ve Branson'ın uçuşları, "milyarder şımarıklığı" şeklinde eleştirilere maruz kalırken Inspiration4 uzay turizmini insanlar için daha anlaşılabilir ve ilişkilendirilebilir bir hâle getirdi.

Madalyonun diğer yüzü

Space News'un Genel Yayın Yönetmeni Olivier Sanguy, "uzay turizmi" ifadesinin yanıltıcı olabileceğini söylüyor. Inspiration4 ekibi, bu uçuş için 5 aylık bir eğitim aldı ve Sanguy'a göre insanların bir "tatil" için bu kadar eğitim alması pek olası görünmüyor. Öte yandan Sanguy, bu bir uzay uçuşu olduğundan riskin ticari bir uçaktan çok daha yüksek olduğunu da vurguluyor.

Uzay turizminin gerçek maliyeti, aslında yalnızca uçuşa katılmak için ödenen milyarlar değil. Araştırmacılar, roketlerden yayılan parçacıkların karışımlarını inceleyerek Dünya'nın daha fazla roket egzoz dumanına nasıl tepki vereceğini anlamaya çalışıyor. Çoğu roket, uçaklardan daha fazla küresel ısınmaya neden olacak ölçüde karbon üretiyor. Uzay fırlatma sistemlerinin geliştirilmesi, inşa edilmesi ve işletilmesinden kaynaklanan karbon ayak izi ve diğer sera gazı katkıları da çok fazla.

Büyük oyuncular ne yapıyor?

Virgin Galactic, şirketin “gelecekteki müşteri uçuşları için karbon emisyonlarını dengeleme fırsatlarını incelediğini” söylerken SpaceX doğrudan karbon emisyonları hakkında yorumda bulunmadı ancak Musk, karbon vergisi politikasını destekliyor. SpaceX ve Blue Origin roketleri hidrojen ve oksijen gibi karbonsuz yakıtlar kullanıyor.

Aerospace Corporation'da atmosfer bilimcisi olan Martin Ross, bu konudaki çalışmaların geleceği için şu şekilde yorum yapıyor:

"Şaşırtıcı bir gelecekten kaçınmak istiyoruz. Şu anda, uzay endüstrisinin sürdürülebilir bir şekilde ilerleyebileceğini söyleyebilmek istiyoruz."

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

Turizm ve uzay, demokrasi ve internet

Yan yana gelince aynı anda hem ufuk açan hem gülünç bir dilemma yaratan sözcükler.

23 Eyl 2021

Glocalzone ile birlikte
Nadia Bormotova

YAZARLAR

Elif Özçakmak

Bir çocuğun merakı ve heyecanıyla bir yetişkinin olgunluğunu içinde barındıran bir ruha sahip, araştırmayı ve paylaşmayı seven bir İşletme Mühendisi.

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Yapay Zeka Eylem Planı: Hedefler dönüşümün hızına yetişiyor mu?

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Umutcan Savcı

·

19 Ağu 2026

Yapay Zeka Eylem Planı: Hedefler dönüşümün hızına yetişiyor mu?
QuandoQuando

HİKAYE

Hız tartışmaları ve etik çatışmalar: Google’ın AI yönetimindeki değişimin perde arkası

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Doğa Yurduneri

·

19 Ağu 2026

Hız tartışmaları ve etik çatışmalar: Google’ın AI yönetimindeki değişimin perde arkası
QuandoQuando

HİKAYE

Güvenlik testleri güvenlik riskine dönüşürken: Kaçak AI modelleri bir prestij meselesi mi oldu?

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Ağu 2026

Güvenlik testleri güvenlik riskine dönüşürken: Kaçak AI modelleri bir prestij meselesi mi oldu?
QuandoQuando

HİKAYE

Ayırt edilemezlik çağına giriş: Bir içeriğin sahte olması gerçekten önemli olacak mı?

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Ümit Alan

·

14 Ağu 2026

Ayırt edilemezlik çağına giriş: Bir içeriğin sahte olması gerçekten önemli olacak mı?
QuandoQuando

HİKAYE

Yapay zekanın PR problemi: OpenAI’ın influencer gezisi neden tepki çekti?

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.

Doğa Yurduneri

·

12 Ağu 2026

Yapay zekanın PR problemi: OpenAI’ın influencer gezisi neden tepki çekti?