Sonsuzluk ve ötesine: uzay turizmi

Sonsuzluk ve ötesine: uzay turizmi

23 Eylül - Glocalzone - Quando
Glocalzone ile birlikte

Dünyanın her yerinden ürün al, seyahat ederken kazan: Glocalzone

Bugün Quando okuyucularını, dünyanın her noktasında dostlarınız varmış gibi hissettiren ve yurt dışından alışveriş deneyimini en güvenli hâliyle sunan bir platform olan Glocalzone’la tanıştırmak isteriz. Nedir? Gezgin olarak veya alışveriş…

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İnsanlar yıllar boyu, gece gökyüzüne bakarak onun ötesinin, uzayın hayalini kurdu. Gökyüzüne bakarken yıldızları hayal güçlerinde gruplayan insanlar, grupladıkları bu yıldızları, bir hayvana, mitolojik bir karaktere veya bir nesneye benzeterek takımyıldızları oluşturdu. Bazıları da daha ileriyi görebilmek için teleskoplar yaptı ve muhteşem keşiflere imza attı. Merakını daha da ileri taşıyan Wright kardeşler, gökyüzüne bir adım daha yaklaşabilmek için uçağı icat etti. Yıllar sonra, 20'nci yüzyılın ikinci yarısında, bu fikrin geliştirilmesiyle yörünge hızına ulaşmak için yerçekimi kuvvetini yenecek kadar güçlü roketler geliştirildi ve uzay araştırmalarının gerçeğe dönüşmesi için yeni yollar açıldı. Bu durum, günümüzde gezegeni dışarıdan görebilmek için bir koltuğa milyarlar ödeyen sivil insanların birkaç gün, hatta birkaç dakikalık macerası olacak kadar ilerledi.

Uzay turizmine ilk adımlar

4 Ekim 1957'de, Sovyetler ilk yapay uydu olan Sputnik 1'i uzaya fırlattı. Dört yıl sonra 12 Nisan 1961'de Yuri Gagarin, Vostok 1'de Dünya yörüngesine giren ilk insan oldu. Uçuşu 108 dakika sürdü ve Gagarin 327 kilometre yüksekliğe ulaştı. O zamandan bu yana yaklaşık 600 insan uzaya gitti.

İlk ABD uydusu Explorer 1, 31 Ocak 1958'de yörüngeye girdi. 1961'de Alan Shepard, uzaya uçan ilk ABD vatandaşı oldu. 1960'ların sonlarında, insanların uzay uçuşunun tekrarlanabileceği kanıtlanmış oldu. 

1970'lerde, eğitimli astronotlar ve kozmonotlar dışındakilerin de uzaya gidebileceği konuşulmaya ve uzay turizmi kavramının temelleri atılmaya başlandı. 1972'de ABD Başkanı Richard Nixon, düşük maliyetli ve yeniden kullanılabilir mekiklerin kullanılacağı "Space Shuttle" programını duyurdu. Uzay istasyonları için araştırma yapmayı ve inşaat malzemelerini taşımayı amaçlayan ilk “Shuttle” tasarımlarında yolcu bölümü de bulunuyordu ve uzay turizmi için hazırlanan ilk büyük ölçekteki konsept oldu. 

1990'lara kadar çok ilerleyemeyen uzay turizmi, 90'lardan sonra hareketlenmeye başladı. SpaceDev, Space Adventures gibi uzay turizmine yönelik çalışmalar yapan şirketler kuruldu. 1990 yılında gazeteci Toyohiro Akiyama, Rusya uzay istasyonu Mir'e gitti. 2001'de ABD vatandaşı Dennis Tito, Rusya ticari uzay uçuşu şirketi MirCorp aracılığıyla Mir uzay istasyonuna bir bilet satın aldı. Mir görevi iptal oldu ve Tito, Space Adventures ile biletini Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) transfer etti. Nisan 2001'de Uluslararası Uzay İstasyonu'nda yaklaşık sekiz gün kalan Tito, ilk uzay turisti olarak tarihe geçti. Sonraki yıllarda, 2021’e kadar 6 özel vatandaş daha Uluslararası Uzay İstasyonu'na gitti.

2000’li yıllar

2002’de Elon Musk uzay taşımacılığı ve uygun fiyatlı uçuşlar için SpaceX’i, 2004'te Jeff Bezos Blue Origin'i ve Richard Branson Virgin Galactic'i kurdu. Yıllar süren araştırmaların ve testlerin sonunda, bu yıl 11 Temmuz'da Richard Branson ve 20 Temmuz'da Jeff Bezos kendi şirketlerinin uzay araçlarıyla uzaya seyahat etti. NASA ticari uçuş direktörü Phil McAlister, bu seyahatlerin ulaşım konusunda demir yolu sistemleri, otomobiller ve hava yollarının icat edilmesinden sonraki dönemlere benzer bir yenilik dalgasını başlatabileceğini söyledi.

Inspiration4

15 Eylül 2021'de, bir sonraki uzay turisti grubu, Jared Isaacman tarafından organize ve finanse edilen Inspiration4 görevi kapsamında SpaceX roketiyle yörüngeye bir seyahat gerçekleştirdi ve Inspiration4 "tamamen sivillerden oluşan ilk uzay görevi" olarak tarihe geçti.

İlham veren dörtlü olarak adlandırılan Inspiration4 ekibi, dünyanın yörüngesinde 3 gün dolaşarak uçuşu güvenle tamamladı ve Atlas Okyanusu’na iniş yaptı. 

Neden önemli?

Inspiration4'u bir dönüm noktası yapan, halkın katılımını vurgulaması, sıradan insanları yörüngeye göndermesi oldu. Peki uzay yarışı bitti mi? Hayır. Aslında bu bir yarış da değil. SpaceX uçuşları, çoğu insan için finansal olarak karşılayabilecekleri aralığın çok dışında olsa da Virgin Galactic, 250 bin dolarlık biletleriyle şu an 600 rezervasyonun hazır olduğunu söylüyor. Bu, aslında birbiriyle rekabet eden üç milyarderle ilgili değil. Bu gelişmeler, insanlı uzay uçuşu ve uzay turizminde yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor.

Blue Origin ve Virgin Galactic uçuşlarında, yolcular yörünge altına kadar fırlatıldı ve gelecekte de böyle olacak. Fırlatılan araçlar geri dönmeden önce yalnızca uzayın başlangıcına kadar ulaşabilecek. SpaceX'in Falcon 9 roketi ve mürettebatın bulunduğu Dragon aracı ise Dünya'nın çevresini üç gün boyunca dolaşacak kadar güçlü bir şekilde fırlatıldı. St. Jude Çocuk Araştırma Hastanesi için farkındalık ve fon yaratma gibi sosyal bir amaçla gerçekleştirilen ve bununla da dikkat çeken uçuş tamamen Florida'daki uzay üssünden yönetildi. Bezos ve Branson'ın uçuşları, "milyarder şımarıklığı" şeklinde eleştirilere maruz kalırken Inspiration4 uzay turizmini insanlar için daha anlaşılabilir ve ilişkilendirilebilir bir hâle getirdi.

Madalyonun diğer yüzü

Space News'un Genel Yayın Yönetmeni Olivier Sanguy, "uzay turizmi" ifadesinin yanıltıcı olabileceğini söylüyor. Inspiration4 ekibi, bu uçuş için 5 aylık bir eğitim aldı ve Sanguy'a göre insanların bir "tatil" için bu kadar eğitim alması pek olası görünmüyor. Öte yandan Sanguy, bu bir uzay uçuşu olduğundan riskin ticari bir uçaktan çok daha yüksek olduğunu da vurguluyor.

Uzay turizminin gerçek maliyeti, aslında yalnızca uçuşa katılmak için ödenen milyarlar değil. Araştırmacılar, roketlerden yayılan parçacıkların karışımlarını inceleyerek Dünya'nın daha fazla roket egzoz dumanına nasıl tepki vereceğini anlamaya çalışıyor. Çoğu roket, uçaklardan daha fazla küresel ısınmaya neden olacak ölçüde karbon üretiyor. Uzay fırlatma sistemlerinin geliştirilmesi, inşa edilmesi ve işletilmesinden kaynaklanan karbon ayak izi ve diğer sera gazı katkıları da çok fazla.

Büyük oyuncular ne yapıyor?

Virgin Galactic, şirketin “gelecekteki müşteri uçuşları için karbon emisyonlarını dengeleme fırsatlarını incelediğini” söylerken SpaceX doğrudan karbon emisyonları hakkında yorumda bulunmadı ancak Musk, karbon vergisi politikasını destekliyor. SpaceX ve Blue Origin roketleri hidrojen ve oksijen gibi karbonsuz yakıtlar kullanıyor.

Aerospace Corporation'da atmosfer bilimcisi olan Martin Ross, bu konudaki çalışmaların geleceği için şu şekilde yorum yapıyor:

"Şaşırtıcı bir gelecekten kaçınmak istiyoruz. Şu anda, uzay endüstrisinin sürdürülebilir bir şekilde ilerleyebileceğini söyleyebilmek istiyoruz."

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

Turizm ve uzay, demokrasi ve internet

Yan yana gelince aynı anda hem ufuk açan hem gülünç bir dilemma yaratan sözcükler.

23 Eyl 2021

Glocalzone ile birlikte
Nadia Bormotova

YAZARLAR

Elif Özçakmak

Bir çocuğun merakı ve heyecanıyla bir yetişkinin olgunluğunu içinde barındıran bir ruha sahip, araştırmayı ve paylaşmayı seven bir İşletme Mühendisi.

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?

Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Doğa Yurduneri

·

20 Eki 2026

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Berk Bayri

·

18 Eki 2026

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Ümit Alan

·

17 Eki 2026

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Çiğdem Öztabak

·

13 Eki 2026

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Doğa Yurduneri

·

13 Eki 2026

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?