
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
Ülkemizde meclise sunulan yeni yasa tasarısı ile birlikte yanlış bilginin yasal yollarla engellenmesi konusu tekrar gündeme geldi. Konuyla ilgili uzmanların hepsi aynı noktada buluşuyor: Yasalar işe yaramıyor. Ancak neden işe yaramadıklarını ve nasıl sonuçları olduğunu daha iyi görmek için bu yola başvuran diğer ülkelerin ne durumda olduğunu incelemekte fayda var.
Önce klasik örneklerle başlayalım. Çin'de medyayı kontrol etmek için çıkarılan birçok yasanın içerisinde yanlış bilgi ile ilgili olanlar da var. Bu yasalar devlet tarafından onaylanmamış bilgilerin anında kaldırılması, sosyal medyada devlet onayı olmayan haber sitelerinin paylaşımının yasaklanması gibi kısıtlamaların yanında, insanların birbirini şikâyet edebileceği bir platformu da beraberinde getirdi.
Rusya'da ise geçtiğimiz yıllarda art arda çıkarılan yasalar ile her fırsat değerlendirildi. Yalan haberin yanı sıra otoritelere saygısızlık, COVID-19 konusunda yanlış bilgi ve Ukrayna savaşı konusunda devletin söylediklerinin aksi bilgileri cezalandıran birçok yasa mevcut. Bütün bunların sonucunda ülkedeki bağımsız basın tamamen sona ermiş durumda.
2016-2020 yılları arasında birçok Afrika ülkesi de yanlış bilgi konusuyla mücadele için yasaları tercih etti. Ancak bu yasaların sonucu keyfi yorumlamalar, basının kısıtlanması ve insanların giderek daha fazla otosansüre başvurması oldu. Uganda bunun örneklerinden birisi. Mısır'da ise yasalar sadece basınla sınırlı değil. Sosyal medyada 5000'in üzerinde takipçisi olan herkes bir medya kuruluşu olarak kabul ediliyor ve yanlış bilgi paylaşmaları durumunda buna göre cezalandırılıyor.
Avrupa'da bu konuya yasa ile müdahale çok tercih edilen bir yol değil. İki istisnadan birisi olan Belarus tam anlamıyla otoriterleşmenin yolunu bu yasa ile açtı ve ülkedeki basına karşı bir silah olarak bunu kullandı. Fransa'da çıkartılan yasa ise aktif bir şekilde kullanılmıyor, çünkü birçok senato üyesi yasaya karşı dava açtı.
Bunlar sadece konuyla ilgili örnekler içerisinden farklı senaryoları derlemek için seçtiğim küçük bir grup. Benzer şekilde yasalar çıkartmak isteyen ama henüz başaramayan Brezilya ve Macaristan gibi ülkelerin yanı sıra, yasalarla bu işin olmayacağını görüp alternatif yolları tercih eden birçok ülke de mevcut. Bu ülkelerde en sık başvurulan yollar ise meclis araştırmaları, medya okuryazarlığı seferberlikleri gibi sorunun kaynağına dönük hamleler.
Eğer yanlış bilgiyle mücadele etmek ve toplumun sağlıklı bilgiye ulaşması asıl amaçsa, bunu yasalar ve cezalar ile yapmanın mümkün olmadığını kabul etmek gerekiyor. Karşımızda fazlasıyla politik ve temelinde toplumsal eksiklerin ve sıkıntıların yattığı bir sorun var. Bu sorunu da keyfi bir şekilde kullanılabilecek araçlarla değil, günümüz teknolojisinin getirdiği sınırsız imkânlar ile istedikleri bilgiye en sağlıklı şekilde ulaşmayı öğrenmelerine yardımcı olarak çözebiliriz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın anahtar kelimeleri: yanlış bilgi, CNN, teknoloji gazeteciliği, AP Stylebook.
05 Haz 2022

YAZARLAR

n okuyoruz|
Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir haber sitesi neden 3 dakikada 50 MB indirme yapıp 1.5 GB RAM kapasitesi kullanır?
29 Mar 2026

Gazeteciliğin durumuna romantik değil, gerçekçi bir şekilde yaklaşmalıyız.
01 Mar 2026






