Yapay zeka dağınık odaya girdiğinde: Şirketler ajanlara ne kadar hazır?

Misafir kapıyı çalmadan hemen önce evin içindeki dağınıklığı aceleyle kilitli bir odaya tıkıştırdığım çok olmuştur. Salon pırıl pırıl. Misafir “Evin ne düzenliymiş” der. Günü kurtarırız. Peki ya gerçekler? O kilitli odada neyin nerede olduğunu ara ki bulasın. Ertesi gün o kapıyı açmak zorunda kalacağını, ihtiyacın olanları bulmak için bütün o dağınıklığı yeniden karıştıracağını düşünmek bile insanın içini sıkar.
Bugün kurumsal dünyada yapay zeka ajandası da böyle ilerliyor gibi görünüyor. “Yapay zekayla ne yapıyorsunuz?” sorusuna verilen yanıtlar genellikle birbirine benziyor… Toplantı notları toparlanıyor, uzun raporlardan iki paragraflık özetler çıkarılıyor, e-posta taslakları hazırlanıyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YAZARLAR

Cem Arıdağ
UNITE Edelman Başkan Yardımcısı olarak iş hayatında sorumluluk alan Cem Arıdağ, orta öğrenimini Saint Benoit Fransız Lisesi’nde, lisans eğitimini ise İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık Bölümü’nde tamamladı. New York Pace Üniversitesi’nde Medya ve İletişim üzerine yüksek lisans derecesi bulunmaktadır. Reklam ve kurumsal iletişim alanında çok sayıda ulusal ve uluslararası markanın stratejik süreçlerini yöneten Arıdağ, iletişimi veri ile psikolojinin kesişiminde okunan bir disiplin olarak görmektedir. İletişim deneyimini üniversitelerde verdiği derslerle genç iletişimcilere aktaran Arıdağ, akademiyle olan bağını doktora düzeyine taşımayı hedeflemektedir.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Yıllarca makineleri insanların anlayabileceği biçimde tasarlamaya çalıştık. Yapay zeka bu problemi çözüyor gibi görünüyor ama önümüze daha tuhaf bir tasarım sorusu çıkarıyor: İnsanların kendilerini makinelerin anlayacağı biçimde yeniden düzenlemeye başladığını nasıl fark edeceğiz ve hangi noktada bunu gerçekten problem sayacağız?

Birkaç yıl önce bir ürünün ismine “yapay zeka destekli” ifadesini eklemek, onu bir anda daha yeni, daha akıllı ve daha değerli gösterirdi. Bugün ise bu ifade, hemen hemen her üründe rastlanan son derece sıradan ve hatta kimi zaman “korkutucu” bir etiket hâline geldi. Güvenlik endişeleri, şirketleri ürünlerini “sevimli dijital maskotlar” arkasına gizlemeye iterken ABD hükümeti, çözümü yapay zekanın adını “süper zeka” olarak değiştirmekte buldu.

Bir sohbet robotunun hayatımızı kolaylaştırması, onu geliştiren şirketlerin gelecek planlarına onay verdiğimiz anlamına mı geliyor? Yapay zeka, insanın yerini almak için mi, yoksa insanın kapasitesini genişletmek için mi geliştiriliyor? Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’nun son dönemdeki açıklamaları bu sorulara odaklanıyor.

Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.




