

Bugün: MMA Türkiye Future of Marketing: NEXT Modern pazarlamanın gelişmesini amaçlayan MMA (Mobil Mecralar Araştırma ve Pazarlama ve Reklamcılık Derneği), bugün iki farklı etkinlikle pazarlama dünyasını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Nedir? Smarties İnovasyon ve Yaratıcılık Günleri kapsamında dünyadan ve Türkiye’den önemli konuşmacıların yer alacağı Future of Marketing: NEXT konferansını bugün Swisshôtel The Bosphorus ’ta gerçekleştirecek olan MMA Türkiye, bu akşam da MMA Türkiye SMARTIES 2022 Ödül Gecesi ’nde yenilikçi, yaratıcı, başarılı reklam ve iletişim kampanyalarını buluşturacak. Neler var? İlham veren paneller, keynote ’lar ve farklı deneyim alanlarıyla zenginleşen atölyelerin gün boyu süreceği etkinlikte büyüme odaklı pazarlama, yeni nesil tüketici beklentileri, veri odaklı pazarlama ve yeni teknolojiler gibi konu başlıkları ele alınacak. Kimler var? Konuşmacılar arasında, Roblox Global CMO’su Barbara Messing, Türkiye’de ilk defa bir konferansa katılacak Sony Music VP’si Lars Bendix Düysen ve Türkiye’de Metaverse denince akla gelen ilk isimlerden olan Alemşah Öztürk gibi başarılı isimler bulunuyor. MMA Türkiye ’yi daha yakından tanımak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
18 Aralık’ta oynanacak final maçıyla kapanış yapacak olan dünyanın en önemli spor etkinliklerinden FIFA Dünya Kupası, bu yıl 20 Kasım’da Katar ev sahipliğinde başladı. Başlangıcından bu yana pek çok farklı nedenle eleştirilerin hedefi hâline gelen etkinlikte geçen hafta yaşanan bir olay ise oldukça konuşuldu: Evet, Ronaldo’nun gol sevincini kursağında bırakan o olaydan bahsediyoruz.
Ne olmuştu?
Portekiz’in Uruguay’a karşı etkinliğin 8. gününde oynadığı maçta Ronaldo, Uruguay'ın kalesine “attığı” golün ardından sevinçle takım arkadaşına doğru koşmaya başladı. Ancak Ronaldo’nun bu gol sevinci çok da uzun ömürlü olamadı. Evet, ortada Uruguay’ın kalesine atılmış bir gol vardı. Gelgelelim bu golün asıl sahibi Ronaldo değil; bir başka Portekiz oyuncusuydu. Buna göre, Ronaldo’nun takım arkadaşı Bruno Fernandes’in ayağından çıktıktan sonra topa, kaleye girene kadar başka kimse değmemişti.
Olayın aslının anlaşılmasını sağlayan şey ise spor ve teknolojinin bir araya geldiği en güzel örneklerden olan, maçta kullanılan futbol topunun içine yerleştirilmiş küçük çipten başkası değildi.
Çip mi? Ne çipi?
2022 Dünya Kupası’ndaki müsabakalarda, Adidas tarafından üretilen ve Arapça “yolculuk” anlamına gelen “Al Rihla” isimli toplar kullanılıyor. Bunların her birinin gerçek zamanlı ve uzamsal olarak takip edilmelerini mümkün kılan sensörlerle donatıldığı gerçeği ise topların yolculuklarının kelimenin tam anlamıyla izlenebileceği anlamına geliyor. Sensörlerden gelen verilerin optik takip araçlarıyla birleştirilmesiyle maçta meydana gelen her bir hareketin detaylıca incelenmesi; bunun sonucundaysa maçın kaderini etkileyebilecek durumlarda karar verme sürecinin daha sağlıklı işlenmesi sağlanabiliyor.

Adidas
KINEXON tarafından altı yıllık bir çalışmanın ürünü olarak üretilen sensörlerden, FIFA’da kullanılan her bir topta her biri farklı bir amaca hizmet etmek üzere iki adet bulunuyor. Bunlardan ilki GPS ya da Bluetooth’a kıyasla daha doğru sonuçlar veren ultra geniş bant (UWB) sensörü olarak karşımıza çıkıyor. Herhangi bir topun herhangi bir anda nerede olduğuna dair kesin veriler sağlayan bu sensör, bu verilerin gerçek zamanlı olarak iletilmesine de yardımcı oluyor.
Sensörlerden ikincisi ise bir atalet ölçüm birimi (IMU) sensörü. Bu sensörse topun ortamda nasıl hareket ettiğine dair ayrıntılı bir bakış sağlamakla yükümlü.
Bu demek oluyor ki bir Al Rihla’ya yapılan her temasta bu sensörler, saniyede 500 kare hızında veri alacak şekilde çalışmaya başlıyor ve bu veriler, anında kullanıma uygun bir şekilde bilgileri depolayan; sahanın etrafına yerleştirilmiş yerel konumlandırma sistemine (LPS) iletiliyor.
2022 Dünya Kupası boyunca bu teknoloji, hâlihazırda teniste de kullanılan bir sistem olan Hawk-Eye ile birlikte çalışacak. Maçların gerçekleştiği stadyumların etrafına yerleştirilmiş toplam on iki Hawk-Eye kamera, hem sahadaki oyuncuları hem de oyuncuların ayağında ordan oraya sürüklenen topu saniyede 50 kez takip ediyor. KINEXON’un geliştirdiği sistemden ve Hawk-Eye’dan gelen verilerin birleştirilmesiyle ise hata payını en aza indirmek ve yerinde ofsayt kararları vermek mümkün hâle geliyor.
Sıra oyuncularda
Hakemlere karar verme sürecinde yardımcı olmanın da ötesinde, bu sensörler aslında her türlü ölçümü yapabilme kabiliyetine sahip. Bu yıl içinde oynanan bir Portekiz Süper Ligi küme düşme maçında yapılan testlerde KINEXON, oyuncuların formalarına da sensörler taktı ve ve bu sensörler; topun bir oyuncuda ne kadar süre kaldığı, oyuncunun ne kadar hızlı top sürdüğü ve top kazanımı/kaybı dahil olmak üzere 300’den fazla ölçüm toplanmasını mümkün kıldı. Henüz test aşamasında olsa da, bu teknolojinin ileride daha yaygın bir şekilde kullanılmasıyla antrenörlerin oyun taktiklerinde bu veriler ışığında daha ince ayarlar yapması söz konusu olabilir.

Daily Mail
Sadece 14 gram ağırlığındaki sensörler, Adidas’ın belirttiği üzere altı saatlik aktif kullanım süresine sahip küçük bir pille çalışıyor. Kullanılmadığı durumlarda ise topun, 18 güne kadar dayanabildiği belirtiliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bilgisayar Bilimleri Eğitim Haftası'nda Apple'dan çocuklara özel kodlama laboratuvarı. FIFA 2022'nin en az müsabakaların kendileri kadar konuşulan şarj edilebilir futbol topu.
05 Ara 2022

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.




