

Akılcı ve güvenli bir yatırım aracı: GRİ Yatırım okuryazarlığını artırmak ve fırsat eşitliği ilkesiyle herkesi birer yatırımcıya dönüştürmek amacıyla yola çıkan GRİ , doğru yatırım yapabilmek için güvenilir bilgi ve verilerden beslenerek akılcı bir şekilde hareket etmek gerektiğine inanıyor. Nedir? Kullanıcılarının her zaman doğru yatırım kararları almasını amaçlayan ve tüm finans kuruluşlarına eşit mesafede duran GRİ , kullanıcılarına uzun vadeli ve güvenli bir yatırım aracı sunuyor. Neler var? Sağlıklı yatırımın temelinin çeşitliliğe dayandığına inanan GRİ, kullanıcılarının yatırımını miktardan bağımsız olarak çeşitlendirerek bir portföy olarak yönetiyor. GRİ kullanıcıları, GRİ Davranışsal Yatırımcı Analizi ’yle sadece risk toleranslarını değil, yatırım yaparken dikkat etmeleri gereken davranış eğilimlerini de öğreniyor. Kullanıcıların kendilerine uygun yatırım çeşitliliğine tek tıkla ulaşabilmesini sağlayan Otonom Portföy , varlık dağılımını piyasa gelişmelerine göre kendiliğinden güncelliyor. Profesyonel ekiplerce yönetilen 300’den fazla yatırım fonunu bir arada sunan GRİ, en çok tercih edilen popüler fonları sizin için listeliyor. Size en uygun yatırımları keşfetmek için GRİ ’yi buradan ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) kasım ayı enflasyon verilerini açıkladı. Manşet enflasyon %84,4’e gerilerken ÜFE %136,0 olarak açıklandı.
Detaylarda neler var?
Kasım ayında Tüketici Fiyat Endeksi aylık bazda %2,9; yıllık bazda ise %84,4 oranında arttı. Endeks, önceki yılın aralık ayına göre %62,4 oranında artışa işaret ediyor.
💉 Hatırlatma dozu: Manşet enflasyon bir önceki yılın ayını ayında %17,7 seviyesindeydi.
Endekste böylece son üç ayın en düşük aylık artışı görüldü. Yıllık manşet enflasyon ise 1,5 yılın ardından ilk kez yavaşlama emaresi gösterdi.
Endeksin alt kalemlerimde yıllık bazda en yüksek artışın ulaştırma kaleminde olduğu görülüyor. Ulaştırma ana harcama grubundaki %107,0 seviyesinde yıllık fiyat artışının temelinde akaryakıt fiyatlarındaki artış yatıyor. Gıda fiyatlarındaki yıllık artış oranı ise %102,6 olarak ölçülmüş durumda. Bu harcama grubunda, geçtiğimiz ay görülen yıllık artış oranı %99,0 seviyesindeydi. Yıllık bazda en az artış görülen ana harcama grupları ise haberleşme, giyim - ayakkabı ve eğitim oldu. Bu üç kalemdeki artış oranları %36-37 bandında yer alıyor.
💾 Cep bilgisi: Aylık bazda %5,8; yıllık bazda ise %102,6 oranında açıklanan gıda enflasyonu %2,9’luk aylık manşet enflasyona 1,5; yıllık enflasyona ise 25,7 puan katkı yaptı. Gıda, hem yüksek enflasyon oranı hem de enflasyon sepetindeki ağırlığı sebebiyle artış oranına en güçlü katkıyı veren kalem oldu.
Ana harcama gruplarındaki aylık fiyat değişimlerine bakıldığında en yüksek artışın gıda ve alkolsüz içecekler kaleminde olduğu görülüyor. %5,8’lik artış oranını %3,2’lik artış oranları ile alkollü içecekler - tütün ile lokanta - oteller kalemleri takip ediyor.
Özel kapsamlı göstergeler içinde, enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ve altın hariç hesaplanan TÜFE, (nam-ı diğer çekirdek enflasyon) endeksi aylık bazda %1,9; yıllık bazda ise %68,9 oranında artış gösterdi.
Cep bilgisi: TÜİK, farklı etki ve dinamiklerin gözlemlenebilmesi adına Özel kapsamlı TÜFE göstergeleri adı altında altı alt endeks daha yayımlıyor. A ile F arasında harflerle gruplandırılan bu alt endekslerden en önemlisi olan çekirdek enflasyon (C) haricinde mevsimlik ürünler hariç ve yönetilen-yönlendirilen fiyatlar hariç gibi gruplar da yer alıyor.
Peki ya ÜFE?
Yurt içi Üretici Fiyat Endeksi aylık bazda %0,7; yıllık bazda ise %136,0 oranında arttı. Endeksteki bir önceki yıllık artış oranı %157,7 seviyesindeydi. Endekste yaşanan sert gerilemenin temel sebepleri baz etkisi ve aylık bazda %4,2 oranında azalan enerji fiyatları oldu.
Veriyle birlikte aylık ÜFE’de 2020 yazından bu yana en düşük veri kayda geçmiş oldu.
Endeksin alt kalemlerinde yıllık değişim oranları madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe %146,4; imalat sektöründe %107,6 ve su temini sektöründe ise %114,4 olarak gerçekleşti. Elektrik, gaz üretimi ve dağıtımı sektöründeki yıllık ÜFE ise %443,0 ile aşırı yüksek seyrini koruyor.
Alt sektörler grubunda ÜFE'yi yukarıya taşıyan sekiz alt sektör bulunuyor. Ağırlıklı olarak enerji fiyatları ile ilintili olan bu grubun tam ters yönünde yıllık %65 civarında ÜFE'ye maruz kalan ana metaller ile diğer ulaşım araçları sektörleri yer alıyor.
Raporlanan 21 alt sektörün 16’sında yıllık ÜFE %80’in 11’inde ise %100’ün üzerinde seyretmeye devam ediyor.
Alternatif hesaplamalar
İstanbul Ticaret Odası tarafından hesaplanan Ücretliler geçinme endeksi %105,6 olarak açıklanmıştı. Aynı çalışmada Toptan Eşya Fiyatları endeksindeki yıllık artış oranı ise %95,7 olarak ölçülmüştü.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından hesaplanan yıllık gıda enflasyonu ise %137,4 olmuştu. Aynı çalışmada, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gerken aylık gıda harcaması tutarı 7.786,9 TL olarak açıklanmıştı.
Enflasyon araştırma Grubu (ENAG) ise manşet enflasyonun aylık bazda %4,2; yıllık bazda ise %170,7 olarak ölçüldüğünü açıkladı. Çalışmaya göre, yıl başından bu yana maruz kalınan enflasyon oranı %125,4 olarak ilan edildi.
Yansımalar
Verinin açıklanmasının ardından Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, "Daha önce de çeşitli mecralarda ifade ettiğimiz üzere, beklenmedik bir küresel gelişme olmadıkça enflasyonda zirveyi geride bırakarak düşüş trendine girmiş bulunuyoruz. Bu gelişmede, uluslararası emtia fiyatlarının nispeten sakin seyri ile küresel koşullardaki bazı iyileşmeler etkili olduğu gibi Kur Korumalı Mevduat ve devreye aldığımız diğer pek çok önlemin Türk Liramızda sağladığı istikrarlı duruş kuşkusuz etkili olmuştur. Önümüzdeki aydan itibaren etkisini gösterecek olan baz etkisiyle de enflasyondaki düşüş eğilimini, bu ay Yİ-ÜFE’de olduğu gibi, daha keskin hissetmeye başlayacağız" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili ve parti özcüsü Faik Öztrak, enflasyonda "baz etkisi mevsimi"nin başladığını ifade ederek yüksek gıda enflasyonuna vurgu yaptı.
Ekonomist Mahfi Eğilmez ise merkezine baz etkisini koyduğu bir makale yayımladı.
Sonuç olarak
Ekonomi yönetimi tarafından daha önce de ifade edilen zirveden iniş sürecinin başladığı bu veri ile teyit edilmiş oldu. Aralık ayındaki aylık %13,6’lık çok güçlü baz etkisi ile birlikte yıl sonu manşet enflasyon oranının %70’in altında gerçekleşme ihtimali güçlenmiş oldu.
💉 Hatırlatma dozu: baz etkisi kavramını ele alan makalemize buradan ulaşabilirsiniz
Baz etkisinin önümüzdeki en az 6 ay süreceği beklentisinden hareketle, yaz aylarına kadar manşet enflasyonun %50’ler seviyesine doğru hareketlenmesi beklenen ana senaryo olarak kabul edilebilir.
ÜFE’deki kırılma ile (hizmetler kanadındaki baskı devam etmekle birlikte) çekirdek enflasyondaki gerileme genel görünüm için oldukça olumlu. Bu olumlu seyrin tam ters yönünde ise gıda enflasyonu yer alıyor.
Bu noktada, enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki ve kurdaki yatay seyrin kırılgan enflasyon görünümü üzerinde kritik etkiye sahip olduğunu hatırlamakta fayda var.
Öte yandan yıl sonunda açıklanacak asgari ücret zammı ve seçim dönemi yaklaştıkça etkisi iyiden iyiye hissedilecek olan genişletici maliye politikalarının enflasyon üzerinde olumsuz etkileri olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜİK yıllık enflasyonun %84,3'e gerilediğini açıkladı. Moody's bankaları risklere karşı uyarırken, Kremlin petrolde tavan fiyatı tanımayacaklarını ifade etti.
06 Ara 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.
14 Eyl 2026

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.



