

Korsan kitap alma, suça ortak olma: #SenBuDeğilsin
Yayıncılar Telif Hakları ve Lisanslama Meslek Birliği'nin 2020 Korsanla Mücadele Raporu; İstanbul, Ankara, Eskişehir, Gaziantep, Mersin, Adana, Şanlıurfa, Malatya, Diyarbakır, Kırıkkale gibi şehirlerde yapılan denetimlerde akademik ve…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Tarih elbette onu yapanlar kadar yazanların da ürünü. Tarihi ele alan, kaleme döken insanın konu edindiği durumu algılayışı ve ortaya koyduğu yorum, tarihsel gerçeklik kadar belirleyici bir unsur. Heredot ve hatta Homeros'tan günümüze kadar bu anlatılar uygarılıkların inşasında da kilit rol oynadı. Doğu ile Batı ayrımının gün yüzüne çıktığı Troya Savaşı, Homeros'un İlyada anlatısıyla destansı bir anlatıma bürünse de bir yandan da olayı belli bir bakış açısından anlatır ve de tarihe not düşer.
Homeros ve onun içinde bulunduğu antik dünyaya dair bildiklerimizin başlangıcı çok büyük oranda bu ünlü ozan ve yine o devirde yaşayan tarih yazıcılarının aktardıklarından oluşuyor. Ancak özellikle Rönesans ile birlikte başlayan ve her dönem git gide artan antik döneme duyulan ilgi bu alanda hatırı sayılır tarih araştırmalarının da ortaya çıkmasına neden oldu. Bu araştırmalardan birkaçının altında imzası olan isim de Jacob Burckhardt.
Antik Yunan'dan Rönesans'a: 1818 yılında İsviçre’de doğan tarihçi Jacob Burckhardt, antik döneme dair araştırmalarıyla 19. yüzyıldan günümüze bu alanda çok önemli referans kaynaklara imza attı. 2010 yılında Okuyan Us Yayınevi tarafından Türkçeye kazandırılan İtalya’da Rönesans Kültürü adlı başyapıtıyla da hatırlayacağımız Burckhardt’ın diğer önemli çalışmaları da bir süredir okurla buluşuyor. Ağırlıklı olarak felsefe, antropoloji ve sosyolojinin temel metinlerini Türkçe literatüre kazandıran Pinhan Yayınevi’nin çabasıyla tarihçinin Yunanlar ve Yunan Medeniyeti adını taşıyan bir diğer başyapıtı geçtiğimiz kış aylarında İsmail Hakkı Yılmaz’ın çevirisiyle raflardaki yerini almıştı. Yayınevinin tarih dizisinden çıkan ilk kitap olan Yunanlar ve Yunan Medeniyeti, antik döneme dair önemli bir başvuru kaynağı konumunda. Yine Jacob Burckhardt’ın kaleme aldığı önemli bir diğer tarih çalışması olan Yunan Kültürü Tarihi de geçtiğimiz aylarda Pinhan Yayınları’nın tarih dizisinin ikinci kitabı olarak yayımlandı. Nur Nirven’in çevirisiyle yayımlanan eser, şehir devletlerinin tarihsel gelişiminden aristokrasinin oluşumu ve Helen kültürüne kadar pek çok konu başlığını irdeliyor.
Amacı: Literatüre kazandırdığı bu iki çalışmada da yaşadığı dönemin moda anlayışına uymayan Jacob Burckhardt, ele aldığı bu antik dönemi veriler ver gerçeklikler üzerine incelemeyi tercih etti. Yunan Kültürü Tarihi kitabında amacını, “Amacım, Antik Yunan kültürüne ilgiyi canlı tutmak veya övmek değil. Ne de onu hoş göstermek istiyorum. Ama Yunan düşüncesinin dünya tarihindeki ve Doğu ile Batı arasındaki yeri açıklığa kavuşturulmalı." sözleriyle açıklayan Jacob Burckhardt, dönemin gündelik yaşantısına dair ayrıntıları da farklı tarihsel kaynaklardan inceleyip bir araya getirmişti.
Tarihçilerin ilham kaynağı: 20. yüzyıl tarih yazımını çok büyük oranda etkilemeyi başarmış isimlerden biri olan Jacob Burckhard’ın bir bütün olarak alabileceğimiz; yukarıda saydığımız üç kitap bir bakıma da Avrupa Kültür Tarihi’ni antik dönemden Rönesans’a kadar neredeyse bir bütün olarak ele alıp konuyu merak edenlere sunuyor. Ancak elbette tarihçinin yapıtları bundan ibaret değil. Örneğin, Büyük Konstantin döneminde Roma dünyasını inceleyen bir çalışmasının da Türkçeye kazandırılmasını heyecanla bekleyenlerden biriyim. Bunun yanı sıra Burckhardt’ın genel anlamda tarih ve tarihteki tarihçiler üzerine kaleme aldığı, bir nevi metodolojik bakış açısını da yansıttığı çalışmasını da özellikle bu alanda ilerlemek isteyenlere mutlaka tavsiye ediyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün: Netflix'in ödülleri, Motown'un devrimi, gelecek öngörüleri, Jacob Burckhardt ve Nadine Shah.
25 Ara 2020

YAZARLAR

İhsan Dindar
Kitap yazarı @ Duende

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.




