2021 yatırım görünümü


Coffee Department’ta yeni yıla özel lezzetler Kahve tutkunuzu Brezilya'nın doğu kıyısındaki Espirito Santo'dan, Orta Amerika'nın tam ortasındaki El Salvador'dan, Amazon yağmur ormanlarından Pasifik Okyanusu'na uzanan Peru'nun bereketli topraklarından gelen kahveleri deneyerek genişletmeye nasıl bakarsınız? Dünyanın en nitelikli kahvelerini İstanbul’a getiren, Balat’taki kavurmahanesinde işleyen ve Balat ve Nişantaşı’ndaki dükkânlarından ya da internet üzerinden kahve tutkunlarına ulaştıran Coffee Department, size bu olanağı sağlıyor. Hikâyesini bildiğiniz kahvelere ve lezzetli atıştırmalıklara erişmek için Coffee Department’ın yeni yıla özel lezzetlerini göz atmak isteyebilirsiniz. Coffee Department: Balat ve Nişantaşı'nda yer alan iki kahve dükkânıyla hizmet veren ve Balat'taki kavurmahanesinde nitelikli kahveler kavuran Coffee Department, İstanbul'un en güzel lokasyonlarının uğrak kahvecisi olarak öne çıkıyor. Brezilya'dan Pedra Azul, Peru'dan El Remanzo, El Salvador'dan Cuzcachapa, Etiyopya'dan Aricha, Kolombiya'dan Finca El Paraiso gibi nitelikli kahveleri kahve tutkunlarıyla buluşuyor. Coffee Department'ın özenle kavurduğu her kahve kendine has lezzetleriyle farklı deneyimler yaşatıyor. Çikolatalı mus, karadut, limon, nektarin, çikolata, taze fındık, portakal, kayısı gibi yöresel aromaları duyuran kahvelerin yanı sıra Coffee Department'tan Rooibos, Ayurveda, Huckleberry, Irish Malt gibi özel çaylar; Aeropress gibi kahve ekipmanları ve kahvenin, çayın yanına yakışan lezzetli atıştırmalıklar satın alınabiliyor. Balat ve Nişantaşı’da şu an yalnızca takeaway hizmet verebilen Coffee Department’ın ürünleri, internet sitesinden de satın alınabiliyor. Tazeler: Coffee Department’ın yeni yıla özel taze lezzetler de sunuyor. Kolombiya'da Diego Samuel Bermudez Tapia tarafından 1.930 metre yükseklikte yetiştirilen ve "bölgesel muamma" olarak adlandırılan Finca El Paraiso kahveye Bu Kız Hep Aç'ın ürettiği zencefil, kakule, organik Seylon tarçını, karanfil, muskat ve karabiberin uyumlu birlikteliğiyle ürettiği Pepparkakor Kurabiye eşlik ediyor. Fooders'ın granolası ve Marsel'in lokumları da lezzetli eşlikçiler arasında yer alıyor. 125 lira ve üzeri siparişlerde ücretsiz kargo fırsatı ve 1 kiloluk kahve alımlarında %10 fiyat avantajı sunan Coffee Department'tan yeni yıla özel lezzetleri satın almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilir, Coffee Department'ı Instagram'da takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Dünyanın en büyük varlık yönetimi şirketi BlackRock, “2021 Yatırım Görünümü” raporunda pandeminin ekonomilerimiz ve toplumlarımız üzerinde yarattığı değişimleri merkeze alıyor. Raporda sürdürülebilirlik, eşitsizlik, jeopolitika ve makroekonomik politikalar alanlarında önemli değişimler görüldüğü vurgulanıyor. “Yeni nominal”, yeniden kurgulanan küreselleşme ve hızlanan dönüşümler başlıkları altında incelenen yatırım ortamının hâlâ gelişmekte olduğu ve yatırımcıların bu değişimlere ayak uydurması gerektiği belirtiliyor. BlackRock, bu trendlerin özelliklerinin belirginleşmeye başladığını ve değişimlerin yatırımcıların portföylerindeki varlık tahsislerini yeniden kurgulamaları gerektirdiğini söylüyor.
- “Yeni nominal” düzeninde, önümüzdeki yıllarda büyümenin daha güçlü olması ve enflasyonun artması bekleniyor ancak tahvil getirilerinin aynı düzeyde artması beklenmiyor. Daha önceki dönemlerin aksine bu sefer enflasyon artışının riskli varlıklara olumlu yansıması öngörülüyor.
- Raporda, pandemiyle birlikte küresel ekonomik düzende iki kutuplu ABD-Çin hâkimiyetinin arttığı ve tedarik zincirlerinin verimlilikten ziyade daha dirençli olmaya teşvik edildiği belirtiliyor. Hem ABD’de hem Çin’de kritik endüstrilerin gelecekte daha kendine yeter hâle gelmesi öngörülüyor ve yatırımcıların bu nedenle her iki tarafa da yatırım yapması gerektiği söyleniyor.
- Covid-19’un mevcut yapısal trendleri hızlandırdığını vurgulayan raporda ülkelerin odağının sürdürülebilirliğe ve tedarik zinciri dirençliliğine kaydığının altı çiziliyor. Avro bölgesinde yeşil ve dijital dönüşümlere verilen önem artıyor. Pandemi, ülkeler arasındaki kamu sağlığı altyapısı eşitsizliklerini ortaya çıkarıyor ve aynı zamanda e-ticaretin perakende sektöründeki ağırlığı artıyor. BlackRock; bu yapısal değişimler sonucunda portföylerdeki varlık tahsislerinin ülkeler, sektörler ve güvenlik boyutları çerçevesinde detaylıca incelenmesi gerektiğini belirtiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
28 Aralık Pazartesi sabahından herkese günaydın. Yılın son, Pareto’nun ise kırkıncı sayısında 2020’nin piyasalar analizi, öne çıkan sektörler, trendler ve 2021 öngörüleri var.
28 Ara 2020

YAZARLAR

İren Can Kuyucu
İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.




