2024 sinemasında öne çıkanlar: 'Cevher’in 'Baharat’a karıştığı yıl

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
2024’te Pedro Almodóvar, Andrea Arnold, Sean Baker, Luca Guadagnino, Mike Leigh, Ridley Scott ve Denis Villeneuve gibi yönetmenlerin yeni filmlerini izlediğimiz bir yıl olsa da, 2023’ün bir çeyreğine damga vuran Hollywood grevlerinin etkisiyle sönük bir sinema yılıydı. Altın Ayı’yı Mati Diop (Dahomey), Altın Palmiye’yi Sean Baker (Anora), Altın Aslan’ı Pedro Almodóvar (The Room Next Door) kazandı. Avrupa Film Akademisi ve Asya-Pasifik Film Akademisi büyük ödüllerini sırasıyla Emilia Pérez (yön. Jacques Audiard) ve April (yön. Dea Kulumbegashvili) filmlerine verdi.

Inside Out 2 | Kaynak: Disney Studios Türkiye
Gişenin liderleri. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da gişe hasılatı tüm dünyada 1 milyar doları aşan 2 film oldu: Tüm dünyada 1.7 milyar dolara, ABD’de ise 653 milyon dolara yaklaşan hasılatıyla Inside Out 2 gişenin lideriydi. Film, aynı zamanda tüm zamanların en yüksek gişe hasılatı elde eden animasyon filmi ünvanını kazandı. (Rekor daha önce 1994’de gösterime giren The Lion King’e aitti.) Onu, dünyada 1.4 milyar dolara, ABD’de 637 milyon dolara yakın hasılatla Deadpool & Wolverine izledi. Dünya gişesinin üçüncü sırasında Despicable Me 4, ABD gişesinin üçüncü sırasında ise Wicked yer aldı. 2024’te Türkiye’de en çok izlenen yabancı filmler de dünyaya ve ABD’ye paralel şekilde Inside Out 2 ve Deadpool & Wolverine oldu. Onları animasyon devam filmleri Despicable Me 4, Moana 2 ve Kung Fu Panda 4 izledi. (Bu paragrafta kullanılan veriler 26 Aralık 2024 tarihinde Box Office Mojo ve Box Office Türkiye’den alınmıştır.)
Ödül sezonu favorileri. 3 Mart 2025’te 97. Akademi Ödülleri’nin dağıtılmasıyla son bulacak 2024-2025 ödül sezonu Altın Küre ve Critics’ Choice ödüllerinin adaylarının açıklanmasıyla ve birçok eleştirmen birliğinin 2024 favorilerini seçmesiyle şekillenmeye başladı. Oscar yarışının bu yıl Anora, The Brutalist, Emilia Pérez ve Wicked arasında geçeceği anlaşıldı.

The Brutalist | Kaynak: İKSV
Yılın öne çıkan filmleri
2024’ün bilimkurgu sineması ve müzikal filmler için iyi bir yıl olduğunu söyleyebiliriz. The Substance’ın Cevher’inin Dune evreninin Baharat’ı kadar ilgi gördüğü bu yıl, müzikal filmler Emilia Pérez ödül törenlerinde, Wicked ise gişede beklediğini buldu. 20 Aralık’a dek Türkiye’de vizyonda, film festivallerinde ya da dijital platformlarda izleyiciyle buluşmuş filmler arasında öne çıkan 25 film şunlardı:
- All We Imagine as Light (Yön: Payal Kapadia)
- Anora (Yön: Sean Baker)
- Bird (Yön: Andrea Arnold)
- The Brutalist (Yön: Brady Corbet)
- Challengers (Yön: Luca Guadagnino)
- Civil War (Yön: Alex Garland)
- Dahomey (Yön: Mati Diop)
- Deadpool & Wolverine (Yön: Shawn Levy)
- Dune: Part Two (Yön: Denis Villeneuve)
- Emilia Pérez (Yön: Jacques Audiard)
- Furiousa: A Mad Max Saga (Yön: George Miller)
- Gladiator II (Yön: Ridley Scott)
- Hard Truths (Yön: Mike Leigh)
- Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri (Yön: Murat Fıratoğlu)
- Hit Man (Yön: Richard Linklater)
- Inside Out 2 (Yön: Kelsey Mann)
- Memoir of a Snail (Yön: Adam Elliot)
- The Room Next Door (Yön: Pedro Almodóvar)
- The Seed of the Sacred Fig (Yön: Mohammad Rasoulof)
- The Substance (Yön: Coralie Fargeat)
- Tereddüt Çizgisi (Yön: Selman Nacar)
- Three Kilometers to the End of the World (Yön: Emannuel Parvu)
- Wicked: Part I (Yön: Jon M. Chu)
- The Wild Robot (Yön: Chris Sanders)
- Yurt (Yön: Nehir Tuna)

Dune: Part Two | Kaynak: IMDb
Sinema yazarlarından yılın iz bırakanları
Her ne kadar objektif olmaya çalışsam da, bu 25 filmlik listenin çoğunlukla kişisel zevklerimle şekillendiğini saklamaya gerek yok. Benim için 2024 sinemasının olmazsa olmazları, Külkedisi masalını Amerikan rüyasının gerçekleşmeyen vaatleriyle harmanlayan, bir de üstüne Sean Baker’a özgü o zeki mizahı ekleyen Anora, rekabet duygusunun yükselttiği nabzı müzikleri, kurgusu ve görüntü yönetimiyle izleyicisinin içinde hissettiren ve spora ilgisi olmayanların dahi bir dizi tenis maçını heyecanla izlemesini sağlayan, yılın en seksi filmi Challengers ve yaşlanma korkusunun gerilimini toplumun kadına bakışıyla birleştirerek bilimkurgu sinemasına yeni, yaratıcı bir soluk getiren, yılın en özgün işlerinden The Substance oldu.

Grand Tour | Kaynak: İKSV
Peki diğerleri? 6 sinema yazarından, yılın öne çıkanlarından olduğunu düşündükleri, onlarda iz bırakan filmlerden söz etmelerini istedim:
Şenay Aydemir | Grand Tour (Yön: Miguel Gomes)
Bu yıl çok fazla iyi film izlediğimi söyleyemem ama izlediklerim içinde en iyiler arasında giren birkaç yapımdan birisi oldu Grand Tour. Sömürge ve emperyalizmin geçmiş ve bugünkü suretlerini, Joseph Conrad’ın başyapıt romanı Karanlığın Kalbi’nin ruhuyla anlatıyordu adeta.
Ekrem Buğra Büte | Anora (Yön: Sean Baker)
Cannes’dan Altın Palmiye’yle dönen filmin cazibesi, karakterine yaklaşma biçimi ve seyirciyi buna ortak edebilme becerisinde yatıyor. Anora, kariyerini toplumun çeperine itilmiş insanlara yönelttiği sahici ve şefkatli bakış üzerine kuran Sean Baker’ın olgunluk eserlerinden biri. Başroldeki Mikey Madison’ın performansı da sonsuz övgüyü hak ediyor.
Selin Gürel | The Brutalist (Yön: Brady Corbet)
The Brutalist’in seyircinin seyir deneyimini son derece ciddiye alan ve bu uğurda ödün vermeyi reddeden hâli, filmin kendinin ötesinde bir hayranlık alanı açıyor bize. Başka filmlerde kimi zaman tanrıcılık oynamak olarak tamımladığımız yönetmen kibrinin bir filmin başına gelen en iyi şey olabileceğini hatırlıyoruz. 2020’lerin orta yerinde klasik filmlere özgü ayrıcalıklı bir sinema bu.

Furiosa: A Mad Max Saga | Kaynak: TME Films
Aslı Ildır | Furiosa: A Mad Max Saga (Yön: George Miller)
Kült aksiyon serisinin 21. yüzyıl halkası Max Mad: Fury Road’dan dokuz sene sonra gelen Furiosa: A Mad Max Saga, bizi Fury Road’un öncesine, yani kahramanımız Furiosa’nın gençliğine götürüyor. Mad Max’in, yani kahramanın (ya da anti-kahramanın) yerini alan Furiosa, güçlü bir arka plan hikayesi kazanarak sinema tarihindeki mitolojik konumunu daha da sağlamlaştırıyor. Beş bölümlük bir destan olarak kurgulanan film, bu ikonik evrene pek çok açıdan yeni bir sayfa açıyor. George Miller, tıpkı ilk filmdeki gibi görkemli ve epik bir anlatı kuruyor, kendi mirasının ihtişamı altında ezilmiyor.
Öykü Sofuoğlu | Caught by the Tides (Yön: Jia Zhang-ke)
2024, kariyerlerinin sonbaharında kameralarını kendilerine çeviren erkek yönetmen konusunda yine eksiklik çekmediğimiz bir yıl oldu. Belki de sanatçılar açısından kaçınılmaz olan bu içe dönüşü, kendi personasından ayıran Jia Zhang-ke, yolculuğunun izini içinde yaşadığı toplumun, ülkenin; oyuncularının, kullandığı kameraların, filmlerin geçirdiği değişimlerde sürdüğü için özgün bir işe imza atıyor. 2000’li yılların başından günümüze kadar farklı dönemlerde, farklı formatlarda şekilmiş materyallerin kurgulanmasıyla ortaya çıkan Caught by the Tides, “ben”in “öteki”nin suretinde yaş aldığı bir otoportre.

It’s Not Me | Kaynak: İKSV
Müge Turan | Dahomey (Yön: Mati Diop) ve It’s Not Me (Yön: Leos Carax)
Mati Diop’un 67 dakikalık ve iki bölümden oluşan filminin “imkansız” anlatıcısı, garip elektronik sesiyle eski bir kral heykeli. Fransa tarafından yağmalanan Dahomey Krallığı’na ait 7 bin tarihi eserlik koleksiyonun bir kısmının Paris’teki müzeden Benin’e iadesini takip eden Dahomey hikâye formuyla, genç enerjisiyle tarihe yeni bir yerden bakmayı öneriyor. Ve sanki artık sadece ölmüşler anlatabilir diyor sömürge hikayesini!
“Kimdir Leos Carax?” sorusundan yola çıkan Carax ise, 41 dakikalık otobiyografik filminde, 40 yıllık kariyerini oyunbaz bir üslupla ele alıyor. Filmlerinden sahneleri arşiv görüntüleriyle miksliyor, Monsieur Merde ve Baby Annette gibi unutulmaz karakterleriyle yeniden buluşuyor, Godard’a saygı duruşunda bulunuyor. Ama en önemlisi, bugünün bizi körleştiren görüntüler dünyasında güzelliği görmemiz için göz kırpmamız gerektiğini hatırlatıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
Pedro Almodóvar
Andrea Arnold
Sean Baker
Luca Guadagnino
Mike Leigh
Ridley Scott
Denis Villeneuve
Hollywood
Mati Diop
The Room Next Door
Avrupa Film Akademisi
Asya-Pasifik Film Akademisi
Emilia Pérez
Ques Audiard
April
Inside Out
Disney Studios
Film
The Lion King
Deadpool & Wolverine
Despicable Me
Türkiye
Moana
Kung Fu Panda
Box Office Mojo
Box Office Türkiye
Altın Küre
Critics' Cho
Anora
The Brutalist
NEREDE YAYIMLANDI?
A’dan Z’ye 2024 sineması, dünya sinemasında 2024 değerlendirmesi ve sinema yazarlarında iz bırakan 2024 filmleri.
27 Ara 2024

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Günümüzde bir müzisyen aynı anda içerik üreticisi, pazarlama ve sosyal medya uzmanı da olmak zorundaymış gibi davranılıyor. James Blake, müzisyenlerin şarkılarını duyurmak için görünür olma çabasıyla ilgili sesini yükseltti ve Türkiye'den Ceylan Ertem ve Jehan Barbur gibi isimler de onu destekledi. Peki sanatçılar, sosyal medyada yeterince görünür değillerse yok mu sayılıyorlar?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.




