27. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri'nde adaylar belli oldu: Afife bu sene gençlerin yanında

Tiyatro sezonunun en heyecanlı zamanı geldi çattı, ödüllerin sahiplerini bulması için Ekim'i bekleyeceğiz ama adayları artık biliyoruz. 27. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri'nin adayları üzerine hızlı bir değerlendirme…
27. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri'nde adaylar belli oldu: Afife bu sene gençlerin yanında

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Tiyatro sezonunun en hareketli dönemlerini sıralasak seneyi kabaca üçe bölebiliriz: Yaz boyu parça parça kulağımıza gelen fikirlerin, yeni buluşmaların tam künye ilan edilip "sezonun yeni oyunları" listelerini yaptığımız Eylül başı. Akabinde sonbaharı kışa bağlayan ve tiyatro takipçilerini oyundan oyuna koşturan İstanbul Tiyatro Festivali; festival vesilesiyle İstanbul’da ağırlanan yabancı oyunlar ve festivalde prömiyer yapan iddialı yerli oyunlarla tanışma faslı… Ve nihayet, her sene türlü sebeple inişli çıkışlı geçen tiyatro sezonunu "taçlandıran", baharı yaza bağlayan ödüller…

Türkiye'de tiyatro alanında bir ödül enflasyonu var, desek abartmış olmayız. Üstelik kimisinde dallar sonsuzluğa uzar, üstüne maddi hatalar eşliğinde yanlış kategorilendirilen adaylık/ödüllere rastlanır. Bahar aylarında duyurulmaya başlanan ödüller arasında şüphesiz prestij ve ciddiyet açısından tiyatro dünyasında ilk sırada duran, bu sene 27’ncisi verilecek Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri

  • Üyesi olduğum Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nin—titizlikle yazılan gerekçeli kararları ve sezon değerlendirmeleri başta olmak üzere—ince eleyip sık dokuyarak verdiği ödüllere de her sene yaptığım üzere dikkat çekmek isterim. TEB Ödülleri, bu sene Eylül'de 32. kez sahiplerini bulacak.

İlk kez 1997 senesinde verilen Afife Ödülleri, bu sene 27. kez tiyatro üreticileriyle buluşacak. Pandemi ve depremi yaşadığımız toplumsal felaket dönemleriyle kesintiye uğradığı, ertelenmek durumunda kaldığı dönemler hariç, Afife’nin nisan-mayıs aylarında önce adaylarını sonra da kazananları ilan etmesine alışığız. Lakin bu sene, tiyatroya da sert bir darbe vuran 19 Mart ve akabinde yaşananların da etkisiyle olsa gerek, adaylıkların açıklanma süreci de tören de ertelendi

2025 yılı adayları, evvelki senelerdeki gibi fizikî bir basın buluşmasıyla değil, Pazartesi günü basına iletilen bir bülten aracılığıyla paylaşıldı kamuoyuyla. Bültenden aldığımız bilgiye göre kazananları, her sene olduğu üzere, noter huzurunda açılacak zarflardan öğreneceğimiz tören ise 6 Ekim’de Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.

Sunuculuk, Afife ödüllü gençlere emanet

Bu seneki törenin sunuculuğunu, 2022 ve 2023 senelerinde arka arkaya "Yılın En Başarılı Genç Kuşak Sanatçısı" ödüllerini alan Sena Başdoğan ile Yunus Eski’nin üstleneceği, basın bülteninde dikkatimi çeken ilk ayrıntı oldu. Törenin rüştünü çoktan ispat etmiş, çok daha tanınmış oyuncularca sunulmasına alışığız, malum… Bu iki isim ise oyunculuk alanındaki ilk önemli "nişanlarını", bizzat geçmiş dönemlerdeki Afife jürilerinden almış isimler. 

  • Gençleri, yeni kuşağı, onların potansiyellerini ve biraz da onlara bağladığımız umudu sıkça konuştuğumuz gündemimizde Afife’nin aldığı bu karar, ayrıca iyi hissettirdi. 

2022’de Sena Başdoğan’ın ödülünü alırken gözlerimizi dolduran “Biz gençlerin görülmeye, duyulmaya çoğu zaman ihtiyacı oluyor. Çok zor bir şey bu kadar severek yaptığınız işi beklemek, size bir şans verilmesini, sizi görmelerini, yeteneğinizi sergileyebileceğiniz bir alan bulmak, çok zor bir şey çoğu zaman. O yüzden lütfen biz gençleri destekleyin, oyunlarımıza çağırdığımız zaman gelin…” sözleri hâlâ hatırımda.

Bağımsız ekipleri ‘gören’ bir jüri

Tiyatronun deneyimli ismi, bir süredir Afife Ödülleri denince aklımıza ilk gelen imzalardan olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Tiyatro Ana Sanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Merih Tangün; jüri başkanlığı görevini bu sene itibarıyla Aslı Yılmaz’a devretmişti. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Ana Bilim Dalı başkanı Prof. Dr. Aslı Yılmaz da 2015’te Tesir oyunundaki müthiş performansıyla Afife Ödülü almış bir oyuncu…

Afife jürisi, ödenekli (Devlet ve Şehir Tiyatroları) ve yüksek bütçeli-sponsorlu yapım tiyatroları arasında, kendi öz güçleriyle tiyatro üreten genç ve bağımsız ekipleri görmek konusunda geçen sene de fena bir iş çıkarmamıştı açıkçası. 500’e yakın oyunun sahnelendiği, bunun hatırı sayılır bir kısmının prömiyer yaptığı bir sezonda, ekipleri başvuru sistemiyle değerlendiren Afife jürisini oluşturan 33 kişilik ekip bu sene toplam 266 oyun izlemiş.

  • Jüri başkanı Aslı Yılmaz’ın basın bültenine geçen cümleleri, “canlılığı ve çeşitliliğiyle dikkat çeken bir sezonda, bu çeşitliliği kapsayıcı bir yaklaşımla değerlendirmeye” odaklandıklarına vurgu yapıyor. Sezonu (ne yazık ki aday gösterilen ya da gösterilmediği için şaşırılan oyunların tamamına yetişememiş olsam da) dikkatle takip eden bir eleştirmen olarak adaylıklara baktığımda, Aslı Hoca’nın iddiasının yerini bulduğunu düşünüyorum. 

Afife, mevcut sistem içinde en gösterişlisinden en sadesine, en yüksek bütçeli ve ışıltılısından en kendi yağında kavrularak izleyiciyi avucuna alana kadar emeğe, çabaya ve yeteneğe değer veren bir gözle yapmış seçkisini. Seçkinin içinde tek tek eleştirilecek, fazla ya da eksik bulunacak çokça detay olduğunu kabul etsem de—hem zaten tartışmasız ödül mü olurmuş— jürinin bilhassa genç ve çalışkan, inatçı tiyatro ekiplerini gören gözlerinin önemli olduğunu düşünüyorum.

Hizmetçiler | Moda Sahnesi

"Yılın En Başarılı Oyunu" adayları arasında sezonun dillerden düşmeyen işlerinden Mek’an Sahne yapımı, Sezen Keser yönetimindeki 9/8’lik Kıyamet; Moda Sahnesi’nin bugüne kadarki en çarpıcı işi olduğunu düşündüğüm, Kemal Aydoğan yönetimindeki Hizmetçiler; iki büyük devlet tiyatrosunun, İstanbul ve Ankara'nın güçlerini birleştirerek neredeyse "haksız rekabet" diyebileceğimiz ortak bir yapıma imza attıkları Ayşe Emel Mesci yönetimindeki Medea Material, Salih Usta’nın izlemeden harikalar yarattığına emin olduğum "yeni icadı", Echoes Sahne & Ma Platform ortak yapımı Khora ve Ahmet Sami Özbudak’ın Balat’ta bir kafede kurduğu lokal öyküsü, 2383 Yapım’ın üretimi Tebdil yer alıyor.

9/8'lik Kıyamet | Mek’an Sahne

İlk ikisi bu sezon benim de dilimden düşürmediğim, diğer üçü ise çokça duyduğum işler. Yazarı Şamil Yılmaz’a, bence Afife jürisinin müthiş isabetli kararıyla her sene bir yazara takdim edilen, Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü’nü de getiren 9/8’lik Kıyamet’i "en iyi oyun" kategorisinde görmek, listedeki ilk şaşırma anlarımdan. Metni ve oyuncu performansıyla başımızı döndürdüğünü çokça kez dillendirdiysem, reji gözünden etkilendiysem de "yılın en başarılı oyunu" sıralamasında tasarımıyla da bir dünya kuran oyunlar görmeyi beklediğimizden belki de bu şaşkınlık. 

  • Öte yandan bugüne dek yarattığı metinlerle, sokağın hakikatini kalemini korkak alıştırmadan, politik tavrını sakınmadan önümüze seren, kalbimizi ve zihnimizi her yazdığıyla genişleten Şamil Yılmaz’ın yazarlık yolculuğunu Afife’nin bu özel ödülüyle taçlandırması çok sevindirici bir haber.

"Yılın En Başarılı Oyunu" kategorisinde, sezondaki kişisel favorilerimden Linçler ve Dudaklar (Dolkun Production) ile Medea’yı (Dor Productions) görememekse üzücü. Her ikisi de odaklandıkları hikayelerin ve hislerin dünyasını çok incelikle, özgün dillerle kuran işler. Sahne tasarımlarıyla da ayrı ayrı dikkat çekiyorlar, lakin "sahne tasarımı" kategorisinde de yoklar.

Erkek oyuncu kategorisinde nefesler tutulacak

Afife’nin bu seneki en alevli kategorisi tartışmaya mahal vermeyecek şekilde "Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu". Uğur Uzunel (Kardeşlerimi Arıyorum), Oğulcan Arman Uslu (9/8’lik Kıyamet), İbrahim Barulay (Apsolit), Yılmaz Sütçü (Hizmetçiler) ayrı ayrı isimlerini çeşitli platformlarda zikredip adaylıklarından neredeyse emin olduğumuz oyunculardı. Henüz göremediğim ama sahne üstü yeteneğine çokça kez tanık olduğum Fehmi Karaarslan’ın (Tebdil) adaylığı da şaşırtmadı. 6 Ekim gecesi Haliç Kongre Merkezi’nde nefeslerin en keskin tutulduğu anın bu kategori olacağını tahmin ediyorum.

Eve Dönüşler | Karşı Atölye

"Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu" kategorisinde, ne yazık ki henüz oyunlarını göremediğim ve daha önce hiç izlemediğim iki aday var: Medea Material’deki (DT) performansıyla her izleyenden methini duyduğum Sükun Işıtan ve Eve Dönüşler’deki (Karşı Atölye) absürt performansıyla Nazan Yerli. Her ikisini de görmek için yeni sezonu beklemek zorundayım. 

BKM&DOT ortak işi Gurur ve Önyargı *gibi bir şey’den çıkarken ilk söylediklerimden biriydi: “Nergis Öztürk bu sene Afife adayı.” Sahne üstü yeteneğine ayrı kamera önü becerisine ayrı kefil olduğum bu çalışkan ismi, Afife adayları arasında görmek sevindirici. Keza İnsanlar, Mekânlar, Nesneler’de (IdPro, Zorlu PSM, Omnia Yapım) yüksek bir performans sunarak nefes kesen Merve Dizdar’ın da adaylığını, oyundan çıkar çıkmaz kendisine hızla teslim etmiştik. Animus Tiyatro yapımı Gözbağcı sayesinde tanıştığımız Deniz Ekinci için ise yine Aposto’da yayımlanan yazımda “gelecekte adını sahnelerde çok daha fazla duyacağımızı fark ettiren bir oyuncu” ifadesini kullanmışım. 2025 Afife ödülleri kadar yakın bir gelecek değildi tahminim açıkçası ama oyundan çıkar çıkmaz ismini, zihnindeki "takip edilecek oyuncular" listesine hızla not etmiştim.

Gurur ve Önyargı *gibi bir şey'de Nergis Öztürk

Bu kategorideki asıl şaşkınlığım ise her yeni oyununda kademe kademe büyüdüğünü bir kez daha gösteren Seda Türkmen’in Kutsal’daki performansının bu sene Afife jürisi tarafından görülmemiş olması. Istırap Korosu’ndaki unutulmaz işiyle görülmemesi, önceki senelerde zaten şaşırtmışken Kutsal’da (Tatlı Ekşi Tiyatro) adeta içinden çıkardığı, kağıttan alıp sahnede doğurduğu, doğum sonrası depresyondaki yeni anne Nina olarak sergilediği performansın Afife jürisinin dikkatini pek çekmemesi, merakımı bir süre daha celbedecek. 

  • Keza Martı mıyım’da çarpıcı bir iş çıkaran Sezin Akbaşoğulları ile seyirci ve eleştirmen yorumlarında sık duyduğum ancak henüz izleyemediğim) Sedef Akalın (Misery) ve Gizem Erdem (Yeter) de kadın aday tahminleri arasında isimleri zikredilen oyunculardı.

Başta altını çizmek istediğim "genç ve bağımsız" işlerin görünür kılınması (BFF’ten Macbeth Düzenleniyor’a "anaakım tiyatro" düzeninde dikkat çekmesi hayli zor olan çok sayıda genç işin, farklı kategorilerde adaylıkları var) Afife’nin bu seneki adaylık listesinin umut ve güç verici yanı. Yukarıda kişisel olarak dikkatimi özellikle çekenleri sıralamaya çalıştım. Elbette her tiyatro takipçisinin kişisel yorum ve eleştirileri de olacaktır. 

Ama hepsi bir yana, geçen sene sorduğum soruyu tekrarlamak istiyorum: Bu ülkede hiç kadın ışık tasarımcısı yok mu? 

  • Adayların tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Bahar Çuhadar

Tiyatro eleştirmeni ve gazeteci. Gazeteci olmaya 9 yaşında, okuduğu Körfez Savaşı haberlerini defterine baştan yazarken karar verdi. İkonik savaş muhabirlerine özenerek 'dış haberci' olma planlarıyla İstanbul Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler okudu. Üniversitenin köklü tiyatro kulübü İstanbul İktisat Sahnesi'nde tiyatroyla tanıştı. Dünyada olan bitene sahneden bakmanın tadını, dramaturjinin gücünü keşfedince kültür sanat ve tiyatro haberciliğine yöneldi. Dünya, Radikal ve Hürriyet gazetelerinin kültür sanat sayfaları ve hafta sonu ilavelerinde muhabir ve editör olarak çalıştı. 2011'den beri düzenli olarak haftalık tiyatro eleştirileri kaleme alıyor. Tiyatro Eleştirmenleri Birliği üyesi. Türkiye'yi gönüllü olarak terk eden yeni nesil göçmenleri anlattığı 'Yeni Ülke Yeni Hayat' adlı kitabın yazarı.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?