

Yapı Kredi Portföy 20 yaşında Siz de yatırımlarınızı sektörün yatırım fonları portföy büyüklüğü lideri* konumundaki Yapı Kredi Portföy fonlarında değerlendirerek geleceğinizi emin ellerle birlikte planlayabilirsiniz. Neden Yapı Kredi Portföy? Bu yıl 20’nci yılını kutlayan Yapı Kredi Portföy sürdürülebilirlikten geleceğin sektörlerine, global piyasalardan yeni nesil teknolojilere kadar birçok farklı alana yatırım imkânı sunuyor. Yapı Kredi Portföy ; Etkin iç kontrol sistemleri, Varlık alokasyonuyla etkin portföy yönetimi, Güçlü teknolojik altyapısı, Geniş ürün ve hizmet yelpazesi ile öncü ve güvenilir duruş, Alanında uzman ve tecrübeli müşteri hizmetleri, Yaygın yatırımcı tabanı, Ürün yönetimi tecrübesi ve geniş ürün yelpazesiyle yatırım yönetimi alanındaki gücünü ortaya koyarak müşterilerinin gelecek planlarında daima yanlarında oluyor. Dahası: Yönetimindeki varlık büyüklüğünün tamamını farklı piyasalarda uzmanlaşmış profesyonellerden oluşan bir takım çalışmasıyla yöneten Yapı Kredi Portföy , Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği tarafından yedinci kez düzenlenen TSPB Altın Boğa Ödülleri'nde 2021 yılının Yatırım Fonları Portföy Büyüklüğü Lideri olarak Altın Boğa ödülüne layık görüldü . Yatırım yönetimi tecrübesi ve performansıyla müşterilerinin vazgeçilmez iş ortağı olmayı başaran Yapı Kredi Portföy’ü buradan inceleyerek siz de geleceğinize yatırım yapmaya başlayabilirsiniz. * 31.12.2021 itibarıyla yönetilen Menkul Kıymet Yatırım Fonları fon toplam değer büyüklüklerine göre TEFAS Fon Bilgilendirme Platformu verileriyle hesaplanmıştır.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Geçen hafta piyasalarda tüm gözler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) haziran ayı toplantısında alacağı faiz kararına çevrildi. Beklentiler, 50 baz puanlık faiz artışı olacağı yönündeydi; ancak toplantıdan beklentileri aşan bir sonuç çıktı. Fed, 28 yılın ardından ilk kez 75 baz puanlık faiz artışına giderek politika faizini %1,50-1,75 seviyesine çıkardı. Yetkililer, yıl sonuna kadar politika faizinin 175 baz puanlık faiz artışıyla %3,4 seviyesine çıkabileceğini öngörüyor.
Neden? Son iki senede; pandemi kısıtlamaları, tedarik zincirindeki aksaklıklar ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgali gibi birçok sorunla karşılaşan merkez bankaları, enerji ve gıda fiyatlarındaki artışlar nedeniyle yükselen enflasyona çare bulmak adına para politikalarında sıkılaşmaya gitmeye başladı.
- Fed, ilk olarak mayıs ayı toplantısında 50 baz puanlık faiz artırımına gitti; ancak uygulanan sıkılaşma döngüsüne rağmen mayıs ayında enflasyon %8,6 ile 40 yılın zirvesine çıktı.
Kimler takip etti? Fed’in faiz kararını açıklamasının ardından gündeminde “yüksek enflasyon” olan birçok merkez bankası da benzer kararlar aldı.
- Birleşik Krallık Merkez Bankası (BoE), politika faizini 25 baz puan artırarak %1,25’e yükseltti. Ülkede enflasyon, geçen ay yıllık bazda %9 artarak 40 yılın zirvesine çıkmıştı. Banka, böylece üst üste beşinci toplantıda faiz artırmış oldu.
- İsviçre Merkez Bankası, 15 yılın ardından ilk kez faiz artışına giderek politika faizini 50 baz puan artışla -%0,25’e çıkardı. İsviçre'de yıllık enflasyon, yakıt ve kira fiyatlarındaki artışın da etkisiyle mayıs ayında %2,9'a çıkarak 2008'den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaşmıştı.
- Hong Kong Para Otoritesi, faiz oranını 75 baz puan artışla %2’ye yükseltti.
- Brezilya Merkez Bankası, 50 baz puan artışla politika faizini %13,25’e çıkardı.
- Kuveyt Merkez Bankası, iskonto faiz oranını 25 baz puan artışla %2,25’e yükseltti.
- Bahreyn Merkez Bankası, gösterge olarak kullanılan bir hafta vadeli mevduat faiz oranını %1,75'ten %2,50'ye çıkardı.
- Katar Merkez Bankası, repo faiz oranı %1,75'ten %2,50'; borç verme faiz oranını %1,50'den %2,25'e çıkarırken, mevduat faiz oranını 50 baz puan artırarak %3,25'e getirdi.
- Birleşik Arap Emirlikleri Merkez Bankası da faiz oranını 75 baz puan artıran bankalardan oldu. Banka, mevduat faiz oranı %2,25'ten %3'e çıkardı.
- Suudi Arabistan Merkez Bankası, gösterge repo ve ters repo faiz oranlarında 50 baz puan artırıma gitti.
Şimdi ne olacak? Fed yetkilileri, enflasyonu 2022 sonunda %5,2’ye; 2023 sonunda ise %2,6’ya düşürmeyi hedefliyor. Dolayısıyla, Fed’in temmuz toplantısında da 75 baz puanlık faiz artışına gitmesi oldukça yüksek bir ihtimal olarak görülüyor. Uzmanlar, Fed’in faiz artışlarının reel ekonomide daralmaya neden olabileceği ve ABD’nin resesyon riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarıyor. Yüksek enflasyona karşı savaş açan Fed öncülüğündeki merkez bankaları ise tüm risklere rağmen faiz artışlarına devam edecek gibi görünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Fed, 28 yılın ardından 75 baz puanlık faiz artışına gitti. Türkiye'de konut fiyatları, nisanda bir önceki yılın aynı dönemine göre %127 arttı. Elon Musk, 44 milyar dolarlık satın alma öncesinde Twitter çalışanlarının sorularını yanıtladı.
20 Haz 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



