3 ay, 12 yazı

Beslenme alışkanlıklarından sentetik boyaların ekolojik bedeline bir yolculuk.
3 ay, 12 yazı

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Besin ekosistemi, ekolojik etki, iklim dezenformasyonu, çevre çalışmaları, yaniden yabanlaştırma ve iklim aktivizmi gibi interdisipliner bir yaklaşımla geçirdiğimiz 3 ayı kapatırken türler arası eşitlik ve kapsayıcılık ilkelerini önceliklendirdiğimiz yazıları ziyaret ediyoruz.

❇️ Beslenme devrimi: Sömürgeleştirilmemiş bir mutfak

Bağımsızlaştırma terimi, sadece toprakları ve kaynakları geri almak anlamında kullanılmıyor; aynı zamanda dilimizi, kültürel ifadelerimizi, bilincimizi ve hatta yeme alışkanlıklarımızı geri kazanmak anlamına da geliyor. Bu süreç, adaleti sağlama, yanlışları onarma ve tarihsel haksızlıkları tanıma ihtiyacını içeriyor. Dolayısıyla sömürgeciliğin derin etkilerini yenmek ve daha adil ve eşit bir dünya inşa etmek için, bağımsızlaştırmanın kritik bir adım olduğunu dile getirebiliriz.


Gastronomi antropoloğu Claudia Serrato, göçmen dedesinin yerli bir diyetten daha “modern” bir Amerikan diyetine geçtiğinde kalp sorunları ve diğer gıdalarla ilgili hastalıklardan muzdarip olduğunu görmüş. Böylece yeme alışkanlıklarındaki sömürgeci zihniyeti sorgulamaya ve onları bağımsızlaştırmanın yollarını aramaya başlamış. O hâlde acaba yeme alışkanlıklarımızı sömürgeciliğin mirasından nasıl uzaklaştırabiliriz?

🌱 Yazının tamamı burada.

❇️ Renkler zehirleyebilir mi?: Organik ve sentetik boyalar

Birleşik Krallık'ın boya üreticisi tahtını önce Almanya'ya daha sonra da Çin'e bırakmasına rağmen, Hofmann'ın bir konuda pek de yanılmadığı söylenebilir: Sentetik boyaların ortaya çıkışı, doğal boya ticaretini büyük ölçüde tahrip ediyor. Artık günlük yaşamda kullanılan nesneleri, bir kişinin yerel manzarasında gözüyle tanıyabileceği malzemelerle renklendirme günleri geride kalıyor. Kimya laboratuvarının renk üreticisi olduğu çağ başlıyor ve o zamandan beri sadece genişliyor.


Bu evrim, bireysel kimyanın ve endüstriyel üretimin gelişiminin etkileyici bir hikâyesi olarak görülebilir. Ancak bu hikâyenin paralelinde, renklerin doğal köklerinden uzaklaşmanın belki de kültürel ve ekolojik bir bedeli de var. Bu konu, insanlığın gelecekteki renk kullanımını, toplumlar ve çevre üzerindeki etkisini anlamamızı sağlayabilir.

🌱 Yazının tamamı burada.

❇️ Twitter vs. TikTok: İklim dezenformasyon karneleri

TikTok'un iklim dezenformasyonuna yönelik içeriklerin yaygınlığını artıracağı haberleri, Twitter'ın saygın bir sosyal medya platformu olarak konumunu daha da zayıflattığı bir döneme denk geliyor. Hakikat sonrası dönemde, sosyal medya uygulamalarının baskın varlığıyla geçen çevrimiçi faaliyetlerinin etkileri ve geleceği, iklim aktivizmini özellikle etkiliyor.


TikTok, son bir yılda veri mahremiyeti ihlalleri, tehlike arz eden yarışmaları destekleme ve zararlı içerik yayma konusunda suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Ekim 2022'den beri Elon Musk'la değişen Twitter, kullanıcılarının sahte hesapları ve yanıltıcı bilgilerin yayılmasını engellemek amacıyla tasarlanmış olan doğrulama sembolü olan mavi tıkların bir gecede kaybedilmesine yol açtı. Bu durum, Greta Thunberg ve Vanessa Nakate gibi iklim alanında öne çıkan isimleri de içine alacak şekilde birçok kişiyi etkiledi.

🌱 Yazının tamamı burada.

❇️ Türkiye'de sağlıklı ve temiz denizler için projeler

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü'nün desteklediği projelerle beraber "Türkiye'de sağlıklı ve temiz denizler için neler yapılıyor?" sorusuna odaklanmak mümkün.


Örneğin DEN-İZ, Türkiye'deki deniz ve kıyı sularının fizikokimyasal özellikleri, ekolojik durumu, kirlilik düzeyleri, radyoaktivite seviyeleri, deniz çayırları, deniz tabanı biyoçeşitliliği ve ekonomik balıkçılık için hedef türlerdeki kirletici seviyeleri izliyor.

🌱 Yazının tamamı burada.

❇️ Gelecek İçin Cuma Günleri: 251 hafta, milyonlarca aktivist

15 yaşındaki bir genç, yalnız başına bir okul grevi başlatıyor ve bu hareket, tüm dünyada milyonlarca genç insanı iklim değişikliği konusunda eyleme geçmeye teşvik ediyor. Greta Thunberg’ün İklim İçin Okul Grevi hareketinin hikâyesi sanıyoruz bu şekilde özetlenebilir.


İsveç’te gerçekleşen okul grevi hareketi, Fridays For Future (Gelecek İçin Cuma Günleri) adı altında hızla yayıldı ve gençlerin öncülük ettiği hareket, dünyada iklim değişikliği konusunda daha fazla eylem çağrısında bulunmak için kendi okul grevlerine dönüştü.

🌱 Yazının tamamı burada.

❇️ Kesişimsel aktivizm: Bir metot olarak kuir ekoloji

Bazı yaklaşımların derinine inmek ve dahasını kavramak için şemsiye terimden başlamak gerekiyor. Bu yaklaşım tanıdık geldi mi? Detaylara geçmeden girişi yapalım: Çevre bilimleri disiplini, çevrenin biyolojik, fiziksel ve kimyasal öğelerini ve bu öğeler arasındaki ilişkileri keşfetmeyi ve anlamayı amaçlıyor.


Bilim dalı, aynı zamanda, insan etkinliklerinin çevreye etkilerini, doğal kaynakların sürdürülebilir biçimde nasıl kullanılabileceğini ve çevreyi korumak için hangi stratejilerin uygulanabileceğini de araştırıyor. Bu bağlamda elbette disiplinlerarası yaklaşım da kullanılıyor. Kuir ekoloji de—yalnızca bununla kısıtlı kalmasa da—kesişimsel aktivist yaklaşım çatısı altında bunlardan biri.

🌱 Yazının tamamı burada.

❇️ Seyahat ederken sürdürülebilir yöntemler

Sürdürülebilir bir dünyayı ve pozitif dönüşümü umarak bireysel adımlara, çemberlerin ve bölgelerin birleşmesinden doğacak küresel dönüşüme önayak olma isteği devam ediyor. Kolektiften çıkanlara güvenerek iklim hareketinde dayanışmanın önemi, birçok ortakla birlikte hareket ederek mümkün oluyor.


Bu iki durumu düşününce bireysel etki alanlarının mümkün olduğunu görebiliyoruz. Seyahat etmeyi bırakacak hâlimiz yok. En azından şimdilik öyle duruyor. Dolayısıyla seyahat etme gibi olumsuzluklarla dolu mutlaklıklar yerine pratikleri olumlu hâle getirmek gerekiyor. Ekonomik veya sosyal etkileri irdelemek de aynı şekilde. Ulaşım, konaklama, seyahat tüketimi, dijitalleşme, kültürel dönüşüm, yerelle iletişim, doğayla uyum ve atık bu konu başlıklarından biri.

🌱 Yazının tamamı burada.

❇️ #LessIsNow: Minimalist bir yaşam sürmek

Oxford Languages’e göre minimalizm, "özellikle sanat, mimari veya müzikte, sadeleştirme ve süslemeye karşı koyma eğilimi" anlamına geliyor. Cambridge Dictionary’e göre, "kullanılan şeylerin sayısını minimuma indirmek, özellikle tasarım, film veya müzikte kullanılan malzemeler, unsurlar veya renklerin sayısı"nı ifade ediyor. Merriam-Webster’a göre, "çok basit bir tarz veya teknik kullanan bir sanat veya tasarım tarzı" olarak betimleniyor. Investopedia; yaşam tarzı bağlamında minimalizmi, "bir kişinin hayatına devam ederken ihtiyaç duyduğu eşyaların miktarını minimuma indirme hedefi" olarak tanımlıyor.


Bunlar göz önüne alındığında minimalist bir yaşam, illa minimalist estetikle bezenmiş değil, The Minimalists ekibinin de vurguladığı gibi, ihtiyaçlar ve eşyaların anlamları üzerine odaklanan bir hayat anlamına geliyor.

🌱 Yazının tamamı burada.

❇️ Sıcak hava dalgaları: Şehirde tarihsel süreç ve çözüm yöntemleri

Gezegenimiz, yoğun bir sıcak hava dalgası altında. Bir zamanlar sadece yaz aylarına özgü olan ve genellikle kısa bir rahatsızlık olarak görülen bir olgudan, son yıllarda giderek daha yaygın ve etkili hâle gelen, oldukça tehdit dolu bir "kronik hastalık" şekline dönüşen bir durum olarak tanımlayabiliriz. Şehirler, genellikle tüketim merkezleri olarak görülüyor. Son yıllarda, biraz da beklenen bir dönüşümle şehirlerin tüketimden üretim merkezine dönüştüğünü ifade edebiliriz—ama sıcak hava üretim merkezine.


Yakın geçmişte yaygın olarak kullanılan "küresel ısınma," geçmişte, çölleşme, deniz seviyesinin yükselmesi ve aşırı hava olayları gibi daha geniş ölçekli sorunlarla ilişkilendiriliyordu. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, sıcak hava dalgalarının kent yaşamı üzerindeki etkisine dair daha derin bir anlayış sunuyor. Çünkü etkiler gittikçe daha ölümcül hâle geliyor. Örneğin, ABD’nin Pacific Northwest bölgesinde 2021 yılında yaşanan sıcak hava dalgası, türler arası ölümlere sebep olmuş ve bu durum, şehirlerin iklim krizine ne kadar hazırlıksız olduğunu göstermişti.

🌱 Yazının tamamı burada.

❇️ Gezegeni kurtarabilir mi?: Bir yöntem olarak yeniden yabanlaştırma

Oxford Dil Sözlüğü’ne göre yeniden yabanlaştırma (rewilding), "Bozulmuş ekosistemleri ve manzaraları, türlerin ve doğal süreçlerin restore edilmesi yoluyla daha vahşi bir duruma getirme eylemi," anlamına geliyor. Merriam-Webster Sözlüğü, şöyle betimliyor: "Bir ekosistemin doğal hâli veya işleyişi restore etme süreci, genellikle içinde türlerin yeniden yerleştirilmesini içerir."


Dolayısıyla bu terimler, yeniden yabanlaştırma teriminin temel hedefinin, doğayı daha önceki ve daha az insan müdahalesi görmüş durumuna döndürmek olduğunu belirtiyor. O zaman işin özünün çevreyi muhafaza etmek, canlı çeşitliliğini genişletmek ve ekosistem hizmetlerinin kalitesini yükseltmek olduğunu yazmak oldukça uygun.

🌱 Yazının tamamı burada.

❇️ Daha az duman, daha çok yeşillik: Yangın mevsimi

Her yaz, gökyüzünü dumanların kapladığı haberleri, alevlerin doluştuğu ormanları çaresizce yardım bekleyen hayvanları görüyoruz. Elbette insan ihmalinin, kasıtlı kundaklamanın ve tabii ki sıcak hava dalgalarının bu durumu tetiklediği doğru. Yine de bu hikâyenin perde arkasındaki esas sorumlu iklim krizi.


Gidişatı hatırlayalım: Orman yangınları, genellikle sıcak, kuru hava koşullarının ve uzun süreli kuraklık dönemlerinin yoğun olduğu dönemlerde daha sık meydana geliyor. Sıcak hava, bitki örtüsünü kurutarak, yangınların daha kolay başlamasını ve yayılmasını sağlıyor. Ayrıca, yüksek sıcaklık ve düşük nem oranı, orman yangınlarının şiddetini ve yayılma hızını artırıyor.

🌱 Yazının tamamı burada.

❇️ Popülerleşen yeme alışkanlıkları ve küreselleşen besinler

Yeme alışkanlıklarına ve yemek tercihlerine uzaktan bir bakış atıldığında ve bir ilişkiler bağı olarak ele alındığında, çevresel etkilerimizin ne kadar büyük olduğunu fark etmek zor olmuyor. Oldukça basit algılanan tabaklar bile, durumun iklim kriziyle nasıl bağlantılı olduğunu gösteren birkaç öğeye sahip.


Hayvansal ürünler tüketmek: Örneğin, yumurtası alınan tavuk, beslenmek için yem tüketiyor. Bu yemlerin üretimi, taşınması ve tavuklara verilmesi sürecinde fosil yakıtların tüketilmesi gerekebiliyor. Ek olarak hayvansal ürünlerin üretimi, metan gibi sera gazı emisyonlarına neden olabiliyor. Eh, bunlar da oldukça yüksek karbon ayak izine sahip.

🌱 Yazının tamamı burada.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

🗂 Angst yazı: 2023

Beslenme alışkanlıklarından sentetik boyaların ekolojik bedeline bir yolculuk.

27 Ağu 2023

3 ay, 12 yazı

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Pandemi günlerini özlemek bizi kötü biri mi yapar?

Pandemi günlerinde bir adım geri atıp, yaşadığımız keşmekeşi çıplak gözlerle görünce, en çok da bizden nelerin esirgendiğini fark ettik. Ertelenen kitaplar okundu, filmler, diziler izlendi. Kimimiz sahiden de mutfakta becerikli olduğunu keşfetti, hemen herkes evde kendi ekmeğini pişirmeye başladı, bir kısmımız hızını alamayıp karnabaharı bile deterjanla yıkamaya soyundu. Ama ortak duygu şuydu: Çalışırken de kendimize vakit ayırabilirmişiz. Peki böyle bir hayat için illa küresel bir felaket mi yaşamamız gerekiyordu?

Vartan Estukyan

·

29 Eki 2026

Pandemi günlerini özlemek bizi kötü biri mi yapar?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Jennifer Morgan: COP31, Türkiye için kömürden uzaklaşmak açısından büyük fırsat

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenleneceği için bu yıl özel bir önem atfedilen COP31’in ana gündem maddelerini, işleyiş ve iklim finansmanına ilişkin kritik konuları uluslararası iklim politikası, çevre hareketi ve iklim diplomasisi alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip bir isim olan Jennifer Morgan ile birlikte değerlendirdik.

Pelin Cengiz

·

28 Eki 2026

Jennifer Morgan: COP31, Türkiye için kömürden uzaklaşmak açısından büyük fırsat
AngstAngst
∙

HİKAYE

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?

İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Metin V. Bayrak

·

25 Eki 2026

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

Sinem Çelik

·

22 Eki 2026

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası
AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?