300 bin yıllık sirkadiyen saatimizin 300 yıllık endüstri devrimi ile imtihanı

Sirkadiyen Saat ve Sağlık
300 bin yıllık sirkadiyen saatimizin 300 yıllık endüstri devrimi ile imtihanı

147 - bmw i - Dünyahali hep
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle hazırlanmaktadır.

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver

Kuşların sıcak alanlara göç ettiği, ağaçların uykuya çekildiği, hayat kaynağımız güneşin ışığını yakaladığımız saatlerin kısaldığı bir dönemde biz insanlar nasıl hiçbir şey olmamış gibi rutin hayatımıza devam edebiliriz ki? Gün doğmadan kalkıp henüz uyanmamış beynim ve kahvaltıyı kabul etmeye hazır olmayan midemle işe gittiğim her günün olmamış sabahında bu soruyu kendime soruyorum. Oysa ki, mesai saatlerimiz değil, doğanın bir parçası olarak gelişmiş olan organizmamızın 24-saatlik, 28 günlük ve 12 aylık döngüleri fizyolojik süreçlerimizi belirliyor. 

Sirkadiyen saat, evrimsel olarak, canlılara avlanmak, beslenmek ve dinlenmek için doğru zamanları gösteren 24-saatlik bir biyolojik saat. Esas amacı, canlıların gün içinde ritmik olarak değişen bir çevreye senkronize olarak hayatta kalmalarını desteklemek. Tüm çevresel faktörler içerisinde biyolojik saatimizi ayarlayan en önemli işaret ise ışık. Sirkadiyen sistemimizin ana kumanda merkezi beynimizde suprakiazmatik çekirdek denilen bir bölgede yer alır. Çevreden aldığı uyarılarla merkezi saatini ayarlayan beynimizin oluşturduğu ritmik ortam ile her bir hücremiz kendi moleküler saatlerini merkezi saat ile senkronize eder. Bunun sonucunda karaciğer, akciğer, bağışıklık sistemi, kas gibi doku ve organlar biyolojik saatlerini bu merkezi saatten gelen uyarılarla ayarlarlar. Uyku ve uyanıklık döngüsü, bağışıklık yanıtları ve inflamasyon, kortizol gibi pek çok hormonun salımı, metabolizmamız ve hatta vücut sıcaklığımız bile sirkadiyen saatimizle düzenlenir. 

İnsan fizyolojisi gündüz aktivitesi/gece dinlenmesi ekseninde oluşan 24 saatlik ritmik faaliyetlere göre yapılanmıştır. Kalp hızı, kan basıncı, kolesterol sentezi, inflamatuar yanıt ve otonom sinir sistemimizin 24-saatlik paternleri vardır. Vücudumuzun bu iç saatinin gece–gündüz döngüsüyle uyum içinde çalışması iyi uyku, dengeli enerji düzeyi ve ruh hâli ile sağlığımızın korunması için gereklidir. Özellikle kalp-damar ve metabolik sağlığımızın sirkadiyen sağlığımızla yakın ilişkili olduğu kanıtlanmıştır. 

Peki, sirkadiyen saatimizin ayarını neler bozabilir? 

  • Vardiyalı çalışma

  • Düzensiz uyku saatleri

  • Seyahat ve saat farkına bağlı ‘jetlag’

  • Yanlış zamanda ve geç yemek yeme

  • Yanlış zamanda egzersiz yapma

  • Gece ışıklı ortamda uyuma ve uyumadan önce mavi-yeşil-beyaz ışığa maruz kalma

  • Sabah karanlıkta uyanma

Sirkadiyen ritmimizin bozulması kalp damar işlevlerinden metabolizmamıza kadar pek çok fizyolojik sürecimizi etkileyebilir. Sonuç olarak obezite, diyabet, inflamasyon, hipertansiyon, kalp krizi, enfeksiyonlara karşı direncin düşmesi, duygu durum dengesizlikleri gibi durumlar tetiklenebilir. 

O zaman, sirkadiyen saatlerimizi nasıl ayarlayalım? 

  • Günlük rutin bir düzene uymaya çalışalım

  • Sabah parlak ışıkta dışarı çıkalım (keşke bunu yapabilecek kadar özgür olabilsek!)

  • Gece karanlık ortamda uyuyalım (ortamda ışık olması gerekiyorsa kırmızı/amber ışık tercih edelim)

  • Uykudan önce melatoninin en büyük baskılayıcısı olan mavi ışıktan (telefon, tablet, LED ekranlar), kafein, nikotin ve alkolden kaçınalım

  • Her gece aynı saatte yatmaya çalışalım (en az uyku süremiz kadar önemli!)

  • Yemek yeme saatlerimizi fizyolojimizin ihtiyacı olan şekilde düzenleyelim, belirli bir saatten sonra yemek yemeyelim

  • Fizyolojimize uygun saatlerde egzersiz yapalım

Endüstriyel dönem öncesi dünyada, sirkadiyen saatimizi çevre ile senkronize etmek için beynimizdeki merkezin ışığı takip etmesi yetiyor idi. Çevresel dokuların kendi saatleri de sindirim gibi fizyolojik işlevlerimizi düzenliyordu. Oysa ki, bildiğimiz insanın yaklaşık 300 bin yıldır yaşadığı bu dünyada, 300 yıldan az bir zamanda sirkadiyen biyolojimiz alt üst oldu. Endüstrileşme ve elektriğin yaygınlaşması bizi ‘modern’ hayatlarımıza kavuştururken, hücresel saatlerimizin ayarı bozuldu. Şimdi, sirkadiyen sağlığın öneminin farkına yeni varan bizler tekrar doğanın ritmi ile uyumlanabilmek için başkaları tarafından kurgulanmış hayat düzenlerimizden çıkış yolları arıyoruz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

163: Dünyaya Yeniden Bak 🌎

Türkiye'de İklim Meselesi, Kuraklık ve Antroposen, Sirkadiyen Saat ve Sağlık, Hüseyin Aksoy ile Röportaj, İklimde Güven Meselesi ve çok daha fazlası..

16 Oca 2026

BMW i ile birlikte
Aniket Deole - Unsplash

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı