

VOV Hesap’la biriktirirken de harcarken de kazan Güvenli yatırım araçları arasında vadeli hesaplar öne çıkıyor fakat acil nakit ihtiyaçlarında vadeli hesaplarda kullanım yapmak pek de kolay olmuyor. Alternatif Bank , vadesiz özellikleri taşıyan vadeli hesabı VOV Hesap’la bu probleme çözüm sunuyor. Nedir? Günlük vadeli mevduat özelliklerine sahip bir tasarruf hesabı olan VOV Hesap ; nakit iadesiyle , hem harcarken hem de biriktirirken kazanmanızı sağlayan bir Alternatif Bank vadeli mevduat ürünü. Avantajları neler? VOV Hesap’ın bağlı olduğu banka kartıyla yapılan tüm harcamalarınızda, harcama tutarının %10’u kadar (en fazla 500 TL) nakit iade kazanabilirsiniz. VOV Hesap’la; hesabınızın vadesini bozmadan, dilediğiniz zaman nakit ihtiyacınızı karşılayabilir veya hesabınıza para yatırabilirsiniz. VOV Hesap açılışında dikkat çeken avantajlı hoş geldin faiz oranından yararlanabilirsiniz. Üstelik, yararlandığınız ilk 90 gün boyunca, İnternet ve Mobil Bankacılıktan yapacağınız Havale ve EFT işlemlerinde ücret ödemezsiniz. Nasıl? VOV Hesap başvurunuzu, görüntülü görüşmeyle kolayca müşteri olma imkânı sunan Alternatif Bank’ın tüm dijital kanallarından yapabilir ve hesap hareketlerinizi Alternatif Bank İnternet Şubesi’nden rahatlıkla takip edebilirsiniz. Hem biriktirirken hem de harcarken kazandıran VOV Hesap ayrıcalıklarıyla tanışmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
ABD'de tüketici fiyatları, ekim ayında yıllık %6,2 artışla son 31 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Veriler, ülkede yüksek enflasyonun geçici olup olmadığına dair tartışmaları canlandırırken ABD Başkanı Joe Biden, “Enflasyon, Amerikalıların cebine zarar veriyor ve bu eğilimi tersine çevirmek birinci önceliğim,” dedi.
Enflasyon neden yükseliyor? Pandemi sürecinde yaşanan ekonomik durgunluktan çıkılması, kısıtlamaların kalkmasıyla talebin canlanması ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar, tüm dünyada enflasyonun yükselmesine neden oluyor. ABD’de gıdadan benzine tüm mal ve hizmetlerin fiyatlarında artış yaşanırken özellikle enerji fiyatlarındaki artışın ekimdeki yükselişte etkili olduğu görülüyor. Enflasyonun ana bileşenlerine bakıldığında enerji endeksi, aylık %4,8 ve yıllık %30 artış ile ilk sırada yer alıyor. Bazı temel ihtiyaçlardaki artışlar şu şekilde:
- Gıda fiyatları, bir önceki yıla göre %5,3 artarak Ocak 2009’dan bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.
- Benzin, bir önceki aya göre %6,9 artarak mart ayından bu yana en yüksek kazancını elde etti.
- Elektrik maliyetleri, %1,8 ile 2014’ten bu yana en yüksek aylık artışını yaşadı.
Fed ne diyor? Enflasyon artışı, Fed’in pandeminin başlarında uygulamaya başladığı kolay para politikalarını gevşetmesini zorlaştırırken Biden yönetiminin ekonomi planlarını da olumsuz etkiliyor. ABD Hazine Bakanı ve eski Fed Başkanı Janet Yellen, pandeminin sona ermesiyle enflasyonun normal olarak değerlendirilen %2 seviyelerine döneceğini savunuyor. Ekonomistler ise enflasyondaki yükselişin “geçici” olmayacağını ve kritik bir eşiğe gelen Fed’in neredeyse sıfıra yakın olan faiz oranlarını artırma yolunu seçeceğini düşünüyor.
Sorumlu, kurtarma planı mı? Veriler, Biden’ın ABD ekonomisini yeniden istikrara kavuşturmak adına hayata geçirdiği destek paketlerinin de sorgulanmasına yol açıyor. San Francisco Fed araştırma ekibinin yayımladığı “Amerikan kurtarma planı ülkeyi 1960’lara mı döndürecek?” başlıklı makalede, ekonomik toparlanmadaki güçlü ivmenin yüksek enflasyon riskini arttırdığına dikkat çekilerek devasa büyüklükteki destek paketlerinin aşırı ısınmaya neden olduğu belirtiliyor. Makalede, enflasyondaki yükselişin 2022’ye kadar devam edeceği tahmini de yer alıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD'de enflasyon, ekim ayında yıllık %6,2 artışla son 31 yılın en yüksek seviyesine çıktı. General Electric, Toshiba ve Johnson & Johnson'ın bölünme planları, "Holdinglerin sonu mu geldi?" sorusunu gündeme getirdi.
15 Kas 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.




